• BIST 1.121
  • Altın 471,140
  • Dolar 7,7650
  • Euro 9,0520
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 20 °C

Adalet Hanım ve Adalet Bey

BAŞBAŞA / İlhan AKANSOY

8Onunla ilk tanışmam ehliyetsiz araç kullanmam yüzünden oldu. Yaptığımın çok yanlış olduğunu, kendime vereceğim zararın ötesinde başkalarına da zarar verebileceğimi söylüyordu. Utanmıştım. Karşımda son derece sevecen bir kadın duruyordu. Suçlu olduğunu kabul ediyor musun diye sordu. Ne diyebilirdim, sessizce başımı eğdim. 15 günlük bir para cezası verdi, ancak hiç sabıkam olmadığı için beş yıl süreli tecil etti. Şimdi bunları yazarken aklıma birden ilk olanın bu olmadığı geliverdi. Lisede okuduğumuz yıllarda, okul bahçesine giren bir genç, sınıf arkadaşımız bir kıza laf atmış, diğer bir sınıf arkadaşımız bu kişiyi yumruklamıştı. Yumruk oldukça sert olmalı ki sarkıntılık edenin çenesi çıkmış, tellerle sabitlenmişti. Arkadaşımız aleyhine ceza ve tazminat davası açılmıştı. Ben olayın görgü tanığı olarak diğer iki arkadaşımla tanık olarak mahkemeye çıkmıştık. Doğruyu söyleyeceğimize sağ ayağımızı kaldırarak yemin etmiştik. Neden böyle yaptık hiçbir fikrim yok. Çünkü olan biten gerçekten sözlü bir tacizdi kız arkadaşımıza karşı. Adalet Bey tarafları dinleyip hükmünü verdi. Aklımda kaldığı kadarıyla bir tahrikten söz etmiş, ancak yapılanın doğru olmadığının da altını çizmişti. Anımsamıyorum tam olarak, ama onun da verilen cezası beş yıl süre ile sabıkası olmadığı için tecil edilmişti. Sonra bir dönemin ünlü 141 ve 142. maddeleri çerçevesinde başka bir Adalet Bey’le söyleşimiz oldu. Üç saat ifade verdiğimde, söyledikleri dün gibi aklımda. Anlattıklarına inanmıyorum. Ben de şöyle yanıt vermiştim, aksini ispatlamayan namerttir. Mosmor olmuştu hiddetinden. Bundan altı ay sonra görev yaptığım yere bir tebligat geldi. Adalet Bey imzalı bu belgede delil yetersizliğinden kovuşturmaya gerek yoktur yazıyordu. Daha sonraları bir adaletsizliğe uğradığım savıyla bu defa ben davacı oldum. Mahkemeye sayfalar dolusu bununla ilgili yasal belgeler sundum. Davayı kazanmamam için hiçbir haklı gerekçe olamazdı. Böyle düşünüyordum. Ama yanılmışım. Mahkemeden gelen kısa ilamda şu ifadelere yer veriliyordu: “İlgili makamdan gönderilen gizli belgeye dayanarak davanın reddine karar verildi.” İşte Adalet Hanım ve Adalet Bey’e olan güvenim, inancım o anda yerle yeksan olmuştu. Çünkü adalet siyasetle kanka olmuştu. Ve bu kankalık devam ederse Adalet Hanım ve Adalet Bey masallarda kalmış olacak ne acıdır ki…

Bu yazı toplam 163 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür İstanbul | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.