• BIST 1.121
  • Altın 468,214
  • Dolar 7,7678
  • Euro 9,0550
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 29 °C

Ateşi Kıvılcımken Söndürmeli

BARIŞ BAŞARSLAN / Kum Saati

 Bazı kitaplar vardır ki okuyucuyu sadece ismiyle etkiler. Bir aforizma gibi durur kitabın kapağında. Göründüğü anda bir ünlem gibi sallanır okurun kafasında. Tolstoy’un “Ateşi Kıvılcımken Söndürmeli” adlı eseri bu duruma en iyi örneklerden biridir sanırım. Pek sık rastlanmasa da “İhmal Edilen Bir Ateş Evi Yok Eder” adıyla da yayınlandığı olmuştur. Hayatımızı şekillendiren o büyük olayların aslında küçücük bir “an”dan kaynaklandığını, başımıza gelen her olayda anlık ihmallerin, dikkatsizliklerin, verilen kararların vb. etkili olduğunu anlatıyor. Biraz irdeleyince anlık olayların önemini fark ettiriyor. Gerçekten de olaylara neden-sonuç ilişkisine dayanarak (determinizm) baktığımızda, tün başlangıçların ya da bitişlerin “an”lar ile ilintili olduğunu fark ederiz. Dostluk; anlık bir yardım ile başlayabilir mesela, anlık bir yalan ile de bitebilir… Aşk bir dokunuşla, bir bakışla başlayabilir mesela, anlık bir öfke ile de bitebilir… En büyük buluşlar anlık fikirlerden meydana gelir, anlık bir hata ile kaybedilebilir. Kainatta üç şey hep vardır: Madde, zaman ve hareket. Kainat bu şeyden meydana gelir. Maddenin hareketi, zamanı meydana getirir… Nasıl ki maddenin en küçük yapı birimi “atom” ise; zamanın da en küçük yapı birimi “an”dır. Maddeyi “atom”lar meydana getirdiği gibi, zamanı da “an”lar meydana getirir. “An”ın önemini buradan fark edebiliriz. Yaşamımıza biraz daha dikkatli bakınca, yaşamın an’lardan beslendiğini görürüz. Çünkü var olan zamandır o; hissettiğimizdir. Geçmiş ile gelecek arasındaki en ince çizgidir. Geçmişi var eder, geleceği hazırlar. Kısaca “an”ın değerini bilenler, var oluşunun anlamına da hizmet edenlerdir. Gerçek olan zaman dilimi, insanın yaşadığı “an”ıdır ve “an”lar yaşamın en elle tutulur yanıdır… Tolstoy’un kitabındaki ateş zamandır. Kıvılcım “an”. Ateşi durdurmak için kıvılcımken söndürmeli, zamana yetişebilmek için “an”ı yaşamalı…

Bu yazı toplam 252 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür İstanbul | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.