• BIST 1.325
  • Altın 463,126
  • Dolar 7,8681
  • Euro 9,5144
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara -3 °C

Biri Bir Mesaj Atar Ve...

BARIŞ BAŞARSLAN / Kum Saati

Mustafa Barış BAŞARSLAN "Kendi düşlerini anlat Ötekinin düşlerini dinle Başka nasıl kurulur yeni bir Dünya?" -Ahmet Oktay-   Mesela sorarlar; "şu an hangi yaşta olmak istersin?" Legoların gelir aklına; hayalindeki evleri, villaları, bahçeleri bir mimar titizliğiyle yaptığın. Halının kenarında "vınnnnn, vınnnnnn, vınnnnnn" sesleriyle sürdüğün minyatür arabaların (hala koleksiyonu duruyordur belki evinde) gelir aklına, ya da babanın ayağına çarptırmaya uğraştığın, ışıklı ayakkabılarınla peşinden koşturduğun uzaktan kumandalı arabaların gelir aklına da, çocuk olmak istersin. Silgi kokusu, yeni açılmış defter, daha kalemtraşla tanışmamış kurşunkalemler, yepyeni okul üniformaları, ilk kez kullanacağın okul çantan, akşamdan komşunun büyük kızına kaplattırdığın kitaplar gelir aklına, ilkokulda olmak istersin. Bir de aklına Can Yücel'den "cıvıl cıvıldı gözleri yeni dağılmış bir ilkokul gibi" dizeleri gelir üstelik. İlk heyecanların gelir aklına, lisede olmak istersin. Geleceği düşündüğün zamanlara dönüp başlangıç yapmak istersin, üniversiteli olmak istersin (Final günleri hariç tabi). Mesela en mutlu anınızda bir Ankara Havası çalar, nasıl eğlenirsiniz; ya da o an Schubert çalıyordur en hüzünlü tınısıyla, ama sizi mutlu etmeye yetmiştir. Zaten hüzün ile mutluluk arasındaki o çizgiyi daha kimse de geçememiştir. Neyse; "İçinde bulunduğunuz o an" sizin en sevdiğiniz şarkıyı belirlemiştir. Derken; tüm hayallerinizin arasında biri bir mesaj atar. O an içinde bulunduğunuz durum en güzel zaman dilimi olur. Her şeyi bir kenara bırakırsınız o an... Anılar geçmişe aittir, hayaller ve planlar da geleceğe aittir. Ama o mesaj atan kişi de size aittir. Sizin zaman diliminize ortak olmuş bir müşterektir. Yüzünüzde bir tebessüm, içinde bulunduğunuz "an"a sarılırsınız. Değişkendir insanoğlu. Net ve berrak değildir zihnimiz. Karmaşıktır bu çağ gibi. İçinde bulunduğu duruma göre hareket eder tarih bilimi gibi. İçinde bulunduğu duruma göre hareket eder; bizimle bir hayalden bir hayale seyahat eder. Oturduğumuz yerde evreni gezeriz hayallerimize binerek. Ama her ne olursa olsun, "içinde bulunduğumuz an" karar verir ne istediğimize, ne seçeceğimize, ne seveceğimize? Diyelim ki sizi sevdiklerinize bir tren götürüyorsa; en sevdiğiniz ulaşım aracı tren olur o an. Manzarayı saniye saniye bir fotoğraf gibi izlerken tren camının kenarında, Necmettin Halil Onan'ın da dizeleri gelir aklına; "Reva mı bir gamlı ruhu dağıtmak? / Ah ey trenlerin kalbe ağlamak / Getiren sesleri, tren sesleri!" Sizi sevdiklerinize götüren trende aklınıza gelen Necmettin Halil Onan'ın dizeleri de en güzel dizelerdir sizin için o an. Mesela sorarlar en sevdiğiniz rengi... Toprağı özlüyorsunuzdur bu beton yığını arasında; kahverengi dersiniz. Özgürlük istersiniz şöyle uçsuz bucaksız; mavi dersiniz. Ormanlarda çekirge sesini özlersiniz ya da, sessizliği, ıssızlığı; yeşil dersiniz. Günün en güzel renkleri gün batımıdır sizin için; kızıl dersiniz. Geceleri seversiniz; siyah dersiniz. Tüm kararsızlıklar arka arkaya gelirken; biri bir mesaj atar. En güzel gözler ondadır. Ela dersiniz.

Bu yazı toplam 161 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür İstanbul | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.