• BIST 1.330
  • Altın 459,376
  • Dolar 7,8124
  • Euro 9,4118
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 9 °C

DIŞ KAPININ DIŞ MANDALI / TOPUKLU AYAKKABI YERİNE TERLİK GİYMEK

Vizyoner Yaklaşım

 

İçeride bir toplum olmak! Duygularımızı içeride yaşamak! Duygularımızın hapsinde cehennem sıcağında ve azabında öfke nöbetleriyle sinir krizleriyle yaşamak!

Peki ya dışarıda bir toplum olsak nasıl olurdu her şey?! Dışarıdan bakabilsek çözebilir miydik sorunları? Problemler bizi bu kadar yorar mıydı? Gerçekten ne olurdu? Biz içeride bir toplumuz. Bireysel olarak da genelimiz içeride. Oysa bireysel olarak eğer dışarıda olamasak bile eşikte durabilirsek bu zincirleme kazadan çok daha az zararla çıkarız.

 

Dışarıda olmak ne demek? Dışarıda olmak soğukkanlılıktan öte çözüm odaklı olabilmektir. Dışarıda olmak içeride olmaktan his olarak farksız olmakla önemli fark sadece içeride olunduğunda kurguya kapılma olasılığının yüksek olduğu ve çözümün sağlanamayacağının neredeyse kesin olduğu gerçeğidir. Dışarıda olarak da duyarlı ve düşünceli olunabilmekle içeride olunduğunda mecazi anlamda körleşme olacağından çözüm yollarını görmek ve seçenekleri değerlendirmek pek de mümķün olamayacaktır.

 

Kendi duygularına dışarıdan bakan bir kişi öfkesini, endişesini, acısını, üzüntüsünü, kıskançlığını vs tüm olumsuz duygularını yönetebilecek ve kendisini mutlu ve huzurlu hale getirebilecektir.

 

Kendi duygularımızla içeride kalırsak ya da kalmaya devam edersek örneğin öfkemizin şiddete  dönüşmesi sözkonusu olabilecektir. Acıyı daha yoğun hissedip öfkemizin tetiklenmesine sebep olabiliriz. Bunun için yapılması gereken bir metafor imgelemektir.

 

Örneğin içeride iken evde olduğunuzu düşünün dışarıdayken de evin dışında ve ne dışarıda ne de içeride olduğunuzda sınırda olduğunuzu düşünerek eşikte durduğunuzu düşünün. Eşiktesiniz o zaman sınırdasınız demektir. Evin içinde ve dışında olmak hepimizin kontrolündedir. Zihnimizin kontrolündedir. Bunu farkedip harekete geçmek gerekir. Artık evlerden çıkmalıyız.

 

Hem rahatlığı ararken rahatsız duygulara ve bizi rahatsız eden insanlara bağlılık duyarız. Bir insan neden örneğin topuklu ayakkabı giymekten sırf ayağı rahatsız olmasın diye rahat etmek için kaçınırken kendi duygularını içeride tutar? İçeride olmak rahatsızlık ve huzursuzlukla endişe verir. Bu yüzden kendi duygularımıza topuklu ayakkabı değil terlik giydirelim..

 

VERDİĞİ İLHAM İÇİN USTAM KAAN KORA’YA MİNNETLE!

 

Bu yazı toplam 208 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür İstanbul | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.