• BIST 1.120
  • Altın 458,212
  • Dolar 7,6108
  • Euro 8,8768
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 24 °C

Dünyada kaç ülke var?

BAŞBAŞA / İlhan AKANSOY

ilhan_akansoy-292x300En baştan belirtmeliyim ki, yazımızın içeriği bununla ilgili değil. Ancak yine de içeriğe yönelik bu soru ile ilgili bilgilere dikkat çekmek isterim. BM üye 193 ülke var. İşin ilginç yanı bu üye ülkelerin çeşitli nedenlerle birilerinin tanıdığı, bir kısmının tanımadığı bayrağı, devleti olan ülkeler de var. Bu ülkeleri tanıyanları veya tanımayanları da bir kenara koyup eklediğimizde 222 ülkeden söz edildiğini görürüz. Bence asıl sorulması gereken ilk soru, neden bu kadar çok ülke vardır olmalıdır.  İlk başta akla gelen yanıt dil, din ve dünyanın farklı coğrafyasındaki kara parçalarında konuşlanmış olunmasıdır. İkinci sorulması gereken ise bunca ülkede oluşan geçmişin örf, adet ve törelerinin hangi kıstaslar göz önüne alınarak devam ettiğidir. Üçüncü sorumuz da her ülkenin vatanım dediği, üzerinde egemenlik kurduğu ve bunu bir bayrakla perçinlediği topraklarda neye karşı varlığını sürdürme çabası vardır. Bu üç sorunun yanıtı 222 ülke bazında farklılıklar gösterir; ancak ortak bir yanıt vardır. Bunun adına ticari çıkarlar deniliyor. Nedir bu ticaret, nasıl olmalıdır sorusudur ki, dünlerde yaşananları, günümüzde de neden yaşadığımızın anahtarıdır. İlk kurulduğunda 51 üye devletin var olduğu şimdilerde 193’lere ulaşan BM neden var olmuştur dersiniz. Parçalanıp bölünen ülkeler, bağımsızlık ilan edenler, tepeden inme oluşan devletler, tanınan veya tanınmayan bayraklar neden var olmuştur, hiç düşündünüz mü? İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi durduk yerde mi oluştu? Neden Dünya Ticaret Örgütü kuruldu, devletlerarası yapılan gizli anlaşmaları (MAI), kimler hangi çıkarlarını korumak adına yaptı ve imzaladı, hiç kafa yordunuz mu? Ticaret… Aslında en masum kelime budur, bunca hengâme içinde. Ticaret bir paylaşımı anlatır. İnsani bir alışverişin adıdır. Al gülüm, ver gülüm ironi yapılsa da işin özü ve doğrusu budur. İki yumurtası olanla, iki domatesi olanın birlikte pişirdiği yemeğin adıdır masumane ticaret. Ancak, devreye birileri girer; adına kimileri korsan, kimileri Deli Dumrul, şimdilerde terörist der, bunlar ki ticaretin ahlâkını bozar. Ticari ahlâk bozulunca dostluklar, dostluklar bozulunca güven, güven bozulunca birliktelik bozulur ve sonuçta toplumda yıkım ve çöküş kaçınılmaz olur. Bunun beraberinde ticarette üretim olmazsa, salt tüketimde de toplumsal büyük deprem ve yıkım kaçınılmazdır. İlhan Akansoy Özgür İstanbul Gazetesi -Köşeyazarı

Bu yazı toplam 247 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür İstanbul | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.