• BIST 1.124
  • Altın 458,727
  • Dolar 7,6460
  • Euro 8,8844
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 22 °C

Hainlik ve ihanet!

BAŞBAŞA / İlhan AKANSOY

    ilhan_akansoyGünümüzde adeta dilimize yapışan hainlik ile ilgili biri –iki söz edelim diye düşünmüştüm. Ama öyle olmadı, çünkü çok geniş kapsamlı bir konu. Hainlik ilk insandan beri var olan bir olgu. Tarih sayfalarında pek sık konu edilmese de öykülerde, hikâyelerde, romanlarda ve hatta şimdilerde izlediğimiz yerli –yabancı film ve dizilerde hep bir hainlik vurgusu vardır. Hainliğin yanında, onun ayrılmaz bir parçası olan ihaneti de görürüz. Bu çerçevede hainlik ve ihanet yapışık kardeşlerdir demek abartılı olmasa gerek. Toplumsal boyutlarda bu ikileme bir göz attığımızda bir sınıflandırma görüyoruz. Bu farklılığı dünya genelindeki her toplum kendi hukuk kurallarına göre düzenlese de ana unsur olarak iki sınıflandırma da net olarak birbirinden ayrı tutuluyor. Bunlardan ilki bireysel hainlik ve ihanet. Genel olarak iki kişi arasında geçer. Karı –koca, arkadaş –dost ilişkilerinde taraflardan birinin diğerini aldatması, sadakatsizlik göstermesi ile oluşur. Bu oluşum bir yaralama veya ölümle sonuçlanmadığı sürece ilgilisine ağır yaptırımlar getirmez. (Totaliter rejimler bu genellemeye tabi değildir.) Bir diğeri ve toplumsal olarak önemli kabul edilen vatan hainliği ve vatana ihanettir. Yine dünya milletlerinin hukuksal uygulamaları farklı olsa da en ağır yaptırımlar bu eylemi gerçekleştirenlere karşı uygulanır. Örnek olarak İngiltere’de 1351 yılında hazırlanan ve adına Treason Act (İhanet Yasası) denilen yasaya göre;  Kralı veya eşini veya büyük oğlunu öldürmeye teşebbüs veya kralın eşine veya büyük kızına tecavüz, Krala karşı savaş açmak veya Kralın düşmanlarına fiilen yardımcı olmanın ihanet suçunu oluşturduğu ve idam ile cezalandırılacağı hüküm altına alınmıştır.(Küçük oğul ile küçük kız niye yasada yok ben anlamadım.) ABD Anayasa’sında bu suç daha sade bir dille yapılmış. ABD’ya karşı savaşmak veya savaşanlara katılarak yardım etmek şeklinde bir düzenleme var. Burada bir dipnot vermek gerekirse, ABD tarihi boyunca vatana ihanet suçlaması ile 40 küsur federal dava açılmış, ama hiç birinde hüküm tesisi edilmemiş. Son olarak El –Kaide üyesi olmakla suçlanan bir kişiye karşı açılan davada da yargılama yapılmamış. Fransız hukukundaki tanım kısmen bize uyuyor. Buradaki düzenlemede devlet başkanı ve bakanların vatana ihanet suçları ile yargılanabilir olduğu ifade edilmekle beraber, bu yasa 2007 yılında yürürlükten kaldırılmış. Alman yasalarına göre; zor kullanarak Federal Alman Cumhuriyetini yıkmaya veya anayasa ile kurulu düzeni bozmaya teşebbüs etmek, vatana ihanet suçunu oluşturuyor ve cezası suçun ağırlığına göre 10 yıl veya müebbet hapis. Bizde ise Osmanlı döneminde vatana ihanet ve hainliğin cezası idamla sonuçlanıyordu. Cumhuriyetin ilanından önce 1920 yılında çıkarılan 1991 yılında Terörle Mücadele Kanunu ile yürürlükten kaldırılan İhanet –i Vataniye kanunu şu şeklide düzenlenmiş: Büyük Millet Meclisinin meşruiyetine isyana yönelik sözlü, yazılı veya eylemli muhalefet ve fesatlıkta bulunanlar vatan haini sayılır." (Madde 1) "Fiilen vatan hainliğinde bulunanlar asılarak idam edilir. Vaiz ve hitabet suretiyle alenen ve çeşitli zeminlerde söz ve hareketleriyle vatan hainliği cürmüne tahrik ve teşvik edenlerle işbu tahrik ve teşviki yazı ve resimlerle yayanlar geçici küreğe konulurlar. Bu kanun çerçevesinde kurulan İstiklâl Mahkemeleri’nde 1923 yılına kadar 1000 -1500 arası idam kararı verdiğini de aktarmış olalım. Son olarak Anayasamızda yer alan vatana ihanet suçlaması Cumhurbaşkanı ile ilgili. Onun dışında anayasada bir tarif yok. Ancak TCK’da 302 ve 308. Maddelerde bu konuda hükümler var. Bunca yazdıklarımdan sonra şu soruyu kendime sorduğumda bir yanıt bulamadım. Hainlik ve ihanet bir gerçek, ama tarihte görüyoruz ki, hain denilen kahraman, kahraman denilen hain olabiliyor. Kim kime göre hainlik ve ihanet içinde. Kanımca net bir tarifin yeni anayasada yapılması gerekiyor.    

Bu yazı toplam 191 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür İstanbul | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.