• BIST 1.121
  • Altın 471,218
  • Dolar 7,7650
  • Euro 9,0520
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 20 °C

Hayal kırıklığı mı?

BAŞBAŞA / İlhan AKANSOY

  CHP’de ve seçmende 24 Haziran seçimleri sonrası üst düzeyde dile getirilmese de algı böyle; hayal kırıklığı. Oysa ve bilinse aslında siyasetin de kendi içinde bir matematiği vardır. Önemli olan bu çoklu matematik işlemlerini çözebilme yeteneğidir. Başkanlık yönetimi ile ilgili yapılan halk oylaması zaten bir değer ortaya koymuştu. 51- 49 gibi yakın ara bir veri elimizdeyken, bu fark tersine nasıl çevrilirdi buna bakmak gerekirdi, bu birinci elde var olan. İkincisi, neden erken seçim kararı alındı? Bunun yanıtını AKP’nin 24 Haziran’da kaybettiği oy oranı açıkça gösteriyor. Bu kayıp sadece AKP için değil, milletvekilliğini meslek edinmiş MHP lideri Devlet Bahçeli ve avenesi içinde aynı ölçülerdeydi. Bu nedenle ilk defa yasal olarak siyasi ittifakların kurulmasının önü açıldı. Daha düne kadar Kürt açılımı diye etmediğini bırakmayan AKP iktidarı, önce Afrin’e ardından Kandil’i hedefleyen operasyonlara girişti. AKP –MHP ittifakının temel harcı budur. Perde arkası ise iktidarı ve diğeri için meclisi kaybetme endişesi. Elbette bunların öncesinde 15 Temmuz darbe girişimi denilen bir gerçek de var. Ancak bu darbeye cüret edenlere bilerek ya da bilmeyerek kol kanat gerenlerin de kimler olduğu da ortada değil miydi? Muhalefet erken seçime hazırız derken yalan söyledi. Devletin tüm olanaklarını kullanan iktidar ve ortağına karşı ellerinde söylem olarak hiç bir şey yoktu. Kılıçdaroğlu’nun emeklilere bayram ikramiyesi ile ilgili, “emekliler bana teşekkür etsin” sözünü etmesi bence gereksiz bir cümle kurulumuydu. Şimdi halkın sorusu şu yönde; Ecevit’in 1999 seçimlerinde milletvekili adayı dahi gösterilmeyen ve 2010 yılında bilinen kaset olayı sonrası ve yine kendi söylemiyle genel başkanlığa aday olmayacağını açıklayan Kemal Kılıçdaroğlu’nu kimler başkanlık koltuğuna oturttu. Ve soru devamında Türk Gandi’si olarak siyasete sunulan Kılıçdaroğlu girdiği tüm genel ve yerel seçimlerde başarısız olurken, nasıl oluyor da hâlâ CHP genel başkanı? Sorunun yanıtını halka açık ortamlarda kimse paylaşmıyor; ama kapalı kapılar arkasında siyaseten konuşulanlardan çok halkın konuştukları önemli ve dikkat çekici. Siyasilerimiz gerek etnik düzeyde ve gerekse mezhep düzeyinde bir söylem içinde olmasalar da CHP’de böyle bir gerçek olduğunu fısıltıyla da olsa kendi aralarında konuşuyorlar. Peki, toplumda var olan yargıların yıkılması için dört parmaklı Rabia sloganına karşı altı oklu CHP ne yapmalıydı? Matematiksel olarak CHP 6 -4 öndeyken gözden kaçırılan neydi. Sayalım sayısal olarak; altıok neyi temsil ediyordu: Cumhuriyetçilik, Milliyetçilik, Halkçılık, Devletçilik, Laiklik, Devrimcilik. Rabia işareti ne diyor: Erdoğan’ın sunumuyla; tek vatan, tek bayrak, tek millet, tek devlet. Yıllar önce siyasetin bir illüzyonistlik olduğunu yazmıştım, bu görüşüm devam ediyor. Sıradan karşılaştığım dostlara soruyorum her iki partinin ilkelerini, bir tek devrimcilik konusunda aykırı görüş aldım.  Ama işin bir de başka yönü var Rabia işreti açısından. Erdoğan’ın Mısır’ın simgesi olan bu işareti gerçekten söylediği gibi dile getirmesi ile ilgili kuşkularım var. Durumlar böyleyken, 2010’dan beri bırakın seçim kazanmayı, var olan CHP seçmeninin oylarını sürekli kaybeden bir parti ne yapmalı? Kişisel görüşüm olarak dile getiriyorum, genel başkan ve yardımcısı ve parti sözcüsü Bülent Tezcan  ve avenesi kesinlikle gitmeli. Ben bu yaşıma kadar bu kadar siyasi gaf yapan bir parti sözcüsü görmedim. Bu da yetmez bunları sekiz senedir seçen aymaz delegeler de gitmeli. Bu genel başkan ve bu delege ile yerel seçimlerde CHP ne kimsayal ve ne matematiksel olarak bir varlık gösteremez. Siyasette hayal kırıklığı olmaz. Siyasetin matematiği, kimyası, biyolojisi, sosyolojisi, psikolojisi vs. vardır. Günümüzde artık şablon siyasetçinin yeri yok. Siyaseten hayal kırıklığının gerçek adı, züğürt tesellisidr.          

Bu yazı toplam 139 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür İstanbul | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.