• BIST 1.321
  • Altın 466,147
  • Dolar 8,0243
  • Euro 9,5328
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara -1 °C

Kudüs kavgası!

BAŞBAŞA / İlhan AKANSOY

ilhan_akansoy-292x300ABD’nin Kudüs’ü İsrail’in başkenti ilan etmesinden sonra yaşananlar bana ünlü bir atasözümüzü anımsattı; bir deli kuyuya taş atar, kırk akıllı çıkartmaya çalışır. Hatta buna ek olarak kayıkçı kavgası tekerlemesini de dikkate alabiliriz. Kudüs’ün tarihi ile ilgili, tarihçiler yeterince açıklamalarda bulundular, bu nedenle bunları tekrar etmenin bir anlamı yok. Kudüs gündeminin perde arkasındaki gerçek nedir bunu görmek gerek. Öncelikle şunu tespit etmemiz gerekiyor. Uyuyan volkanik bir yanardağ olan Ortadoğu neden patlamıştır. Bunu da tarihçiler, stratejisiler, analistler çeşitli platformlarda net olarak açıkladılar. Doğu ve batı’nın ekonomik çıkarlının hem kesiştiği ve hem de çatıştığı yer Ortadoğu. Birinci Körfez ve ikinci Körfez savaşları ile bir anda Ortadoğu’yu kan gölüne çeviriverdi. Ardından Ilımlı İslam safsatası ile sözde bir Arap baharı savaşları yerel olarak gündeme oturdu. Suriye dahil, değişik Arap ülkelerinden Sünnilerin oluşturduğu bir örgüt kuruldu ve başta ABD olmak üzere batı tarafından her anlamda desteklendi. Batı aynı taktiği Afganistan’da da uygulamış El Kaide’yi yeşil hat olarak görevlendirmişti. Rusların Afganistan’dan çekilmesi üzerine bu örgüt batının kontrolünden çıkmıştı. Sonuçta liderini öldürdüler. Deaş ile ilgili tutumları farklı oldu batının bu deneyim sonrası. Skyes –Picot (1916) gizli anlaşmasının bir maddesini devreye sokmak. Ama bunu yaparken güncelleyerek yapmayı denediler. Neydi bu madde anımsayalım; Fransa ile İngiltere'nin elde ettiği topraklarda Arap devletleri konfederasyonu veya Fransız ve İngiliz denetiminde tek bir Arap devleti kurulacak, şeklindeydi. Bu dönemlerin emperyalist ülkeleri Fransa ve İngiltere. Şimdi güncelleyelim emperyalist ülkeleri, ilk gördüğümüz ABD oluyor. Dikkat ediniz, DEAŞ’ın örgütlendiği tüm ülkeler bir şekilde dolaylı, dolaysız ABD ve koalisyonu olan ülkelerin işgali altında olan ülkelerde oluyor. İşte tam bu noktada Doğu devreye giriyor. Türkiye, geç de olsa gaflet uykusundan uyanıyor, birden batı yanlısı politikaların kendisine yönelik bir tehdit oluşturduğunu anlıyor.(FETÖ konusunda aldandık dedikleri gibi.) Gerek diplomasi ve gerek askeri güç olarak Türkiye’de sahada yerini, daha düne kadar müttefik olduklarına karşı alıyor. Şimdilik Türkiye –Rusya –İran üçlüsü olarak bilinse de devreye girmeye her an hazır ülkelerde var doğu kanadından. Kimileri Şengay beşlisi, kimileri altılısı dedikleri ülkeler. Bunların içinde ilk ikisi öne çıkıyor. Çin ve Rusya… Özbekistan, Kazakistan, Tacikistan ve Kırgızistan bu işbirliğinin üyeleri olan ülkeler. Bunların dışında Türkiye, Hindistan ve Moğolastin ŞİÖ’ye sıcak baktıkları ülke liderlerinin açıklamaları ile ortadadır. Sonuç olarak başlığın açıklamasına gelirsek, ABD ve piyonları doğunun kalkan olması nedeniyle hedefine ulaşamamıştır.  ABD ve çetesi ortadoğu’da yenilmişlerdir. Kediyi köşeye şıkıştırdığında son bir hamle ile seni tırmalar. ABD’nin yaptığı budur. Trump, benden sonra tufan demiştir ki, Kudüs’ü İsrail’in başkenti ilan etti.Bu hamlesiyle,  pirincin taşını ayıklamakla ortoduğuyu ve etken olanları baş başa bırakmıştır. Suyu bulandırmış, bir olası balık avlarım hesabı içine girmiştir, müjdelerim ki ABD emperyalist zulmü sonun başlangıcındadır. Ama unutulmamalıdır ki, zalimin biri gider, beteri gelir…      

Bu yazı toplam 198 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür İstanbul | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.