• BIST 1.124
  • Altın 458,727
  • Dolar 7,6460
  • Euro 8,8844
  • İstanbul 30 °C
  • Ankara 28 °C

MAĞDUR PSİKİYATRİ  -2-

Vizyoner Yaklaşım

Psikiyatri, kalbinin elektroşokla tekrar atmasına çalışılan ölümle yaşam arasında sıkışmış biri gibidir. Gerek sistemi gerek zihniyeti bu şekildedir. Psikiyatristler ilaç ayarlarlarken de maalesef deneme ve yanılma yöntemini kullanmak zorundadırlar. Her ne kadar ilaçlar firmalarca geliştirilmeye çalışılsa da farklı teknikler ortaya konsa da maalesef tedavi noktasında son derece yetersiz bir sisteme sahiptir.

Psikoterapiler yani kısaca terapiler de yıllarca hatta ömürboyu sürdürülmeye çalışılır. Esasen genetik denen yani kalıtsal nitelikte olan gerçekte iddia niteliğinde kalmış sözde hastalıklar yoğun ilaç ve terapi süreçlerine rağmen tam bir iyileşme göstermez. Zaten bazı psikiyatristlerin de bu işine gelmekle ve bazılarının çıkarlarına uygun düşmektedir. Yani ne kadar uzun sürerse o kadar kâr elde edebilecekleri gerçeği ortaya çıkmaktadır.

 

Kaç psikiyatrist “İşte, tamam tedavi oldun ve yolun açık olsun” demektedir? Psikiyatristler tanı koymadan sözde tedavi edemezler. Mutlaka bir tanıya ihtiyaç duyarlar. Çünkü gerek psikiyatri zihniyeti, öğrenimi ve sistemi gerek genel sağlık sistemi ve de ilaç yazımı için tanı ya da tanılar gerekir. Bir ilacı başka nedenle bile verecek olsalar yine de o ilacın esas kullanım alanı olan tanıyı reçetelere yazmak zorunda bırakılırlar.

Bu sorun sadece psikiyatristlerin değil aynı zamanda genel sağlık sisteminin de sorunudur. Psikiyatrist o tanıyı yazmak istemese bile esas kullanım tanısı dışında başka nedenle vereceği ilacı sırf sözde hasta alabilsin diye ilacın esas kullanımına yönelik tanıyı yazmak zorunda kalırlar. Bu durum hem psikiyatristleri hem sözde hastaları mağdur etmektedir.

Maalesef psikiyatride mutlak gerçekler ve doğrular olmadığı için yanlış tanılarla hayatı boyunca yaşayıp o tanılara sözde uygun ilaçları içmek zorunda kalan ve o ilaçların aynı zamanda yan etkileriyle de zorlaşan yaşamını sürdürmeye çalışan, bazı psikiyatristlerce de yanlış yapılan değerlendirmeler başka psikiyatristlerce de sorgulanmadığı için o tanıyla yaşayan mağduriyetinin farkında olmayan sözde hastalar vardır.

Tanılar ve tanı ölçütleri kitaplarda gayet korkutucudur. Ben de okuduğumda açıkçası korku hissedebiliyorum ki sürekli bu tip ruhsuz ve sevgisiz gerçekten insaniyetten uzak, insanlıkdışı, kategorize edilmiş insanların olduğu o kitapları okurken insan demeye bin şahidin istenebileceği birtakım tanılarla ve ölçütlerle

ilgili sözde bilgilere yıllarca maruz kalmış ve kalmaya devam eden psikiyatristlerin sözde hastaları ki hatta herkesi damgalamamaları ne kadar gerçekçi olur?

Damgalanan ve dışlanan insanların bir gün şiddete başvuracakları aşikârdır. Psikiyatristler kendilerini korumak istiyorlarsa bunu sözde hastaları yoksayarak, damgalayarak ve dışlayarak değil tam tersi gerçek sevgiyle ve gerçek empatiyle başarabilirler.

ÜTOPİK DE OLACAK OLSA HEDEFİMİZ GERÇEK SEVGİ VE GERÇEK EMPATİ OLSUN!  

Bu yazı toplam 172 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür İstanbul | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.