• BIST 1.124
  • Altın 458,727
  • Dolar 7,6460
  • Euro 8,8844
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 26 °C

Sanat Doğrunun Pusulasıdır

BARIŞ BAŞARSLAN / Kum Saati

Mustafa Barış BAŞARSLAN “Sanatçı deyim yerindeyse yüreğini kazıyarak en gizli duygularını en büyük kitleyle paylaşmaya koşullanmıştır.” Zülfü Livaneli Habil ile Kabil'den sonra kötülüğü keşfeden insanoğlu amansız bir savaşa girişmişler ve Dünya varoldukça bu savaş hiç bitmeyecekmiş gibi geliyor bize. İyi ile kötünün kavgası. İyi'nin kavga ile ne işi mi olur? Kavga, kötülüğe ait bir kavram değildir. Sebepsiz bir kavga ya da kendi iktidar anlayışını dayatmak üzerine verilen kavgalar kötülüğe aittir. Bu anlayışı bastırmak için verilen kavga ise iyiliğe aittir. Her ne kadar kavganın tohumlarını kötülük atmış olsa da, kavganın onurunu kurtaran da iyilerdir. Sebepsiz kavga etmez iyiler. Mesela iyilerin birbiri ile kavga ettiğini göremezsiniz. Ancak kötüler hem kendi aralarında kavga ederler, hem de iyilerle kavga ederler. Kötüler birbirine güvenmez, korkakça her an pusuda yaşarken, iyiler bu yüzden birbirine sırtını dayayıp güvenle yaşarlar. Kötülerin kavgasında silahı barut iken, şiddet iken, ihanet iken, tuzak iken; iyilerin silahı (silah burada kinaye olarak kullanılmıştır) sabırdır, güvendir, sağduyudur, birliktelik, kardeşliktir. Ancak bunların dışında her ikisinin de kullandığı somut birer araç vardır. Kötüler günü kurtarır. Medya aracılığı (maalesef medya bugün "en çok" kötülerin elinde! İyiler de var elbette.) ile manipülasyon yapan hesapçı bir zihniyet ile anlık yaşar ve kendi dar sınırlarında hüküm sürer. İyiler ise yarını kurtarır. Sanat aracılığı (sanata da el atmaya çalışıyorlar ancak beceremiyorlar) ile gelecek kuşakları kurtarmayı amaçlar ve evrensel yaşarlar. Kötüler sanatı beceremez. O yüzden onu yıkmaya, yasaklama çalışırlar. İyiler medya manipülasyonlarını beceremez. O yüzden günlük kaygılardan uzak, ileriye dönük yaşarlar. * İşte Türkiye'de Nazım Hikmet. Adının dahi anılmaya yasak olduğu günlerde, cezeevinde gizli saklı yazdığı şiirleri o daracık alandan çıkıp Dünya'ya yayılmış ve elliden fazla (bilinen) dile çevrilmiştir. Mesela Attila İlhan... Bir söylentiye göre lisede aşık olduğu kişinin defterinin arasına Nazım Hikmet'in şiirini koyduğu için üç sene şiir okuması yasaklanmış. Şiir okuması yasaklanmış ama, Türkiye'nin en büyük şairlerinden biri olup çıkmış. İşte Victor Jara... Ülkesindeki askeri darbe sırasında tutuklanır ve işkence görmeye başlar. Şili'de Ulusal Stadyum'a toplanan devrimler arasında Victor Jara gitarını çıkarır ve son şarkısını söylemeye başlar: "Venceremos / Kıralım Zincirlerimizi / Venceremos / Zulme ve yoksulluğa paydos." Bunu duyan işkenceciler önce marşı susturmak için havaya ateş ederek sesi bastırmaya çalışırlar. Daha sonra Victor Jara'yı bularak gitar çalmaması için ellerini keserler. Öyle ya, gitar güçlü bir silah! Ancak Victor Jara susmaz. Biliyor ki sustuğu anda o zincirler bir daha kırılamayacak. Victor Jara oracıkta öldürülür. Ancak bugün özgürlüğe doğru adım atan ne kadar güleryüzlü devrimci varsa, sağ elini havaya kaldırıp söylemeye başlar Venceremos marşını... * Kötülüğe karşı verilen mücadelede sanatın her zaman etkin bir rolü olmuştur. Rusya dağılıp Sovyetler Birliği kurulacağı sırada Maksim Gorki ayaklanan kitlelere romanları ile yön veriyordu. Tarihin akışını değiştirmek için duyarlı yürekler en büyük silahı: kalem ile kağıdı kullanıyordu. Ernesto Che Guevara, Lenin, John Steinbeck, JackLondon, J. Reed, Julius Fuçik, S. Zweig... Hepsi kalemi ile tarih iz bırakırken, masum insanların kanı ile yeryüzünde iz bırakmaya çalışan Adolf Hitler gibi, Mussolini gibi nefretle anılmadılar. Türkiye'de Kurtuluş Savaşı'nda İstiklal Marşını yazan Mehmet Akif Ersoy gibi minnetle anılmadı mandacılığı savunan hiçbir zihniyet... "Vatan" deyince akla hiçbir işadamı gelmezken, Vatan Şairi olarak öğrendik Namık Kemal'i... Ve diğerlerini... Yazılacak o kadar iyi sanatçı var ki yeryüzünde. Onlar savunmasız, topallayan bir halkın asasıdır. Doğruyu arayan bir halkın pusulasıdır.  Hala bu Dünyaya iyiliğin hakim olacağına inancınız varsa, bir düşünün, mutlaka sanata bir ilginiz vardır!    

Bu yazı toplam 156 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür İstanbul | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.