• BIST 1.145
  • Altın 468,100
  • Dolar 7,6973
  • Euro 9,0223
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 12 °C

Şimdilerde Sadece…

BAŞBAŞA / İlhan AKANSOY

Evet, bugün sadece benim ve çevremde olup sohbet ettiğim vatandaşların neye nasıl tepki verdiklerini aktarmakla yetineceğim. Öncelikle benim dışında sohbet ettiğim vatandaşların tepkilerinin neye ve nasıl olduğuna bir bakalım. ABD Başkanı Trump’un kabadayılığı ve bizden verilen yanıt ve tepkiler vatandaşın umurunda deği, bunu altını kalınca çizelim. Ama Semt Pazarına gittiğinde tezgâhlarda gördüğü, kendine göre fahiş bulduğu fiyatlardır konuştukları. Burada ilginç olan 16 yıldır AKP’ye oy verdiğini söyleyen vatandaşların tepkisi ayyuklara çıkmış durumda. AKP’nin belediye başkanlarına oy moy yok diyenlerin sayısı her sohbette artıyor. Burada daha da ilginç olan AKP’ye tepki gösteren seçmenin, yerel seçimlerde MHP’ye yönlenme eğilimi. Bu seçmenlerin çok azı cumhur ittifakının nasıl işlediğinden habersiz durumda. Tartışma esnasında ise verdikleri tepki daha da ilginç, ona verme buna verme kime verelim, CHP’ye mi, HDP’ye mi? Poşetlerden 25 kuruş bedel alınması ise ayrı bir âlem. Bir vatandaş anlatıyor. A101’den yaklaşık 80 liralık alışveriş yapmış, kasaya geldiğinde bu aldıkları üç poşete sığmış, vatandaş sormuş: “Poşet parası alacak mısın” diye. Kasiyer alıyoruz diyince tümünü kasada bırakıp çıkmış. Çevresine şunları söylemiş: “Çevre koruma soygun kılıfı, sıfır aldığınız araçların da koltuk aksamı poşetlerle kaplı, neden onlar da çevre korumaya dâhil edilmiyor, hem de daha yüksek bedeller ödemeleri gerekirken” Ve tabii ki, çarşı, pazar, poşet derken iş geliyor anayasamızda da güvence altına alınan barınma, ısınma ve aydınlama hakkına. Gelen faturalar karşılığında isyan etmeyen yok, hamam mı işletiyoruz diyenden tutun da, evde fabrika mı işletiyoruz diyenler mi arasınız, cep telefon konuşmalarındaki fiyatlandırmalardan şikâyet eden mi var dersiniz, siz de kendiniz katın ne derseniz deyin. Sonuçta mutlu ve memnun olan bir kesim var diyerek bendeniz de izninizle tepkilerimi ve düşüncelerimi dile getireyim. Öncelikle yukarıda okuduklarınız ülkemizin gerçekleridir ve tepki gösterenlerin hepsinin sözlerinin altına imzamı atarım. Ülkem topraklarında tanımadığım, bilmediğim insan karakteri yok demek biraz abartılı gelebilir, ama ben ülkem insanlarını iyi tanıdığımı düşünüyorum. Bu çerçevede bu kardeşlerime, vatandaş olmaktan gurur duyduğum beni tanımayan, benim de onları tanımadığım, ama mayamızda var olan bir öz karakterimizi atalarımızdan Mehmet Akif Ersoy’un şu dizeleri ile hamaset sömürüsü olmaksızın özü sindirerek okuyun derim: “Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar, Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var. Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar, 'Medeniyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar?” Bu dizeleri ilk okuduğumda ortaokul çağlarındaydım. Mehmet Akif Ersoy’u medeniyet düşmanı gibi görüyordum, neden böyle düşündüğümü de inanın bilmiyorum. Bir ihtimal bu konuda yapılan kışkırtmalardır diye düşünüyorum. O dönemlerde kapitalizm, emperyalizm ne bilsin rahmetli, tespit ettiği bir kapitalizm gerçeğini tek dişi kalmış canavar olarak nitelediğinin gerçek anlamını 40’lı yaşlarımda ancak anlayabildim. Hani bir üst paragrafta demiştik ya, memnun olan bir kesim ve olmayanlar şeklinde.  Bir de vatandaşın serbest piyasa denilen ortamda işçi mi olacaksın yoksa işveren mi sorusundaki ikircimliği önemli. Gelmiş geçmiş tüm iktidarların siyasi figürleri özel sektörün ekonominin lokomotifi olduğunu savunduğu ortadayken, göz ardı ettikleri ise o lokomotifin yol aldığı rayları kimin döşediğini bilmeden geldikleri de önemli bir gerçek değil midir? Velhasıl ülkelerarası kayıkçı kavgasının gündemde olduğu dünya meydanında algı eylemlerinin yapıldığı bu sıkıntılı süreçte atı alanın nereye varmak istediğini yeniden görmek gerekir diye düşünüyorum. Amaç sömürü ise poşet, elektrik, su, gaz vs. faturaları sonuç olarak bir teferruat mıdır yoksa işin özü müdür?  

Bu yazı toplam 253 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür İstanbul | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.