• BIST 1.121
  • Altın 471,463
  • Dolar 7,7650
  • Euro 9,0520
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 20 °C

Siyasetten Çıkarım Var Elbette

BARIŞ BAŞARSLAN / Kum Saati

Mustafa Barış BAŞARSLAN Nedense herkes siyaset ile ilgilenen insanlara "ne çıkarın var" şeklinde bir yaklaşımda bulunurlar. Öylesine bir kesinlik cümlesi kurarlar ki bu söyledikleriyle, sanki çıkarsız hiçbir şey yapılamaz bu memlekette. Hem siyaset ile ilgilenenlere çıkarcı gözüyle bakarlar, hem de herhangi birine oy verirler. Madem bütün siyasetçiler çıkarcı, neden oy veriyorsun? Çıkarcılar arasında kendi seçeneğini mi dayatıyorsun topluma? Aslında insanların "siyaset" ile "çıkar" arasında bağ kurması her ne kadar abartılı olsa da, ülkemizin bugün geldiği noktada üzülerek belirtmeliyim ki, oy toplamak için iş sözü verenler, ülke adına değil kişi adına vaat verenler, en güçlü partiye üye olayım da ihale alayım algısı-gerçekliği ya da az oy alan partilerden uzak durayım da ekmeğimden olmayayım algısı-gerçekliği zirve yapmış durumda. Bu ikilemi yaşayıp çıkarcılığa nefsini yitirmiş insanlarımız maalesef ki var... * "Çıkar" kelimesinin anlamını TDK.'ya sormaya bile gerek yok. Basit bir tanımlama ile; "seçenekler arasında menfaatine uygun olanı tercih etmektir." Aslında buna tercih etmek de diyemeyiz ya, o kadar uzun açıklamaya gerek yok. Ancak bir anlamda kendini teslim etmesidir insanın menfaatlerinin peşinde koşması. Onur, haysiyet gibi duygularını dondurup; bencillik, egoistlik gibi duyguları alevlendirmesidir. Evet, bu tanımdan yola çıkarsak; benim de siyasetten çıkarım var. Ama öyle doğrudan değil; dolaylı. Benim de işime gelir mesela; kendi iş hacmini yaratan, işveren-işçi dengesini gözeten, onların haklarını eşit bir şekilde savunan, esnafın yüzünü güldüren, üretim yapan, dış borcu olmayan, din ve devlet işlerini birbirinden ayıran, aklı ve bilimi rehber edinen, halkın egemenliğini savunan, ülke içindeki farklılıkları bir mozaik olarak görüp herkese eşit yaklaşan, yaptığı devrimlerle kendini, sonra komşularını, sonra da Dünya'yı kendine hayran bırakan bir ülkede yaşamak. Örnekler çoğaltılabilir. Mesela Soma Faciasının yaşanmadığı, tarikatların darbe yapamadığı, halkın kutuplaşmadığı, çevre ve doğanın korunduğu, insan haklarının - kadın haklarının - çocukların korunduğu, terörün olmadığı, çocuk işçilerinin olmadığı, bombaların patlamadığı, tarımın geliştiği, sanayinin çevreye zarar vermeden geliştiği, enerji üretiminin en sağlıklı şekilde arttırıldığı vs. vs. Yani kısaca, siyasette illa ki bir çıkarımız olacaksa; bunlar olmalı çıkarlarımız... Çıkarlarımızı şahsımıza maddi bir kaynak olarak belirdiğimiz zaman "kaypak" bir anlayış çıkar ortaya. Ancak çıkarlarımızı topluma yararlı bir kaynak olarak belirlediğimiz zaman "ideal" çıkar ortaya. İşte bu ideallerimizin gerçekleşmesi en büyük çıkarcılığımız olur, olsun da. Samimi bir çıkarcılık. Eğer gerçekleşirse, "güzel ve güneşli günlere" ulaştığımızda artık bir slogan gelir oturur boğazımıza: "Yaşasın toplumcu çıkarcılığımız!"

Bu yazı toplam 184 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür İstanbul | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.