• BIST 1.145
  • Altın 467,947
  • Dolar 7,6973
  • Euro 9,0223
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 12 °C

Tavşan kaç,tazı tut

BAŞBAŞA / İlhan AKANSOY

Son günlerde Suriye’de yaşananlar bana İngilizleri de anımsatan bu tekerlemenin yine gündemde olduğunu düşündürdü.

Türkiye evvelden beri bölücü hainlerin güney sınırlarındaki yapılanmasına karşın güvenli bir bölge oluşturulması yönünde diplomasi yürütüyordu. Kapalı kapılar ardında yapılan ve dünya kamuoyuna açıklanmayan bir oyun adım, adım devreye sokuldu.

Bölücü hainlerin Suriye kolunun sınırdan 32 mil güneye çekilmesi konusunda hem ABD ve hem de Rusya ile anlaşmalar sağlandı. Ancak hainler çekilmek bir yana Türkiye’ye karşı saldırılara devam ediyorlardı.

İşte tavşan kaç, tazı tut oyunu bu noktada devreye sokuldu. ABD Türkiye’nin askeri operasyonuna zemin hazırlayan bir adım atarak, askerlerini operasyon yapılacak iki gözlem noktasından geri çekti. Operasyon başladı, batıdan kendi kamuoyunu uyutma adına sözde tepkiler dile getirildi. Rusya Türkiye’nin sınır güvenliği konusundaki haklılığını yarım ağızla dile getirirken, ABD çizgiyi aşma, aşarsan ekonomik yaptırımlar gelir tehdidini güya savurmuş oldu.

Operasyonun 9. gününde hazırlanan plan tutmuş görünüyordu. ABD bölücü hainlere güneye kaçın, yoksa sizi tazıdan koruyamam dedi. Tam da bu süreçte Erdoğan Rus Lideri Putin ile benzer durumu konuşuyordu. ABD ile 120, Rusya ile 150 saatlik tavşan kaçış süresi konusunda anlaşmalar yapıldı.

Ancak tavşana kaç, tazıya tut diyenlerin gerçek amacı neydi? ABD’nin patavatsızı baklayı ağzından çıkardı ve petrolün güvende olduğunu söyledi, keza Rus tarafından yapılan açıklamalar da bu yönde oldu.

Ya bizde değişen ne oldu dersiniz, elimizde ne var, hangi enerji kaynağı için bizim güvencemiz altında diyebildik. Hain saldırılar tamamen sona mı erdi, o zaman neden hâlâ şehit haberleri geliyor. Gerek ABD ve gerek Rusya Suriye’nin toprak bütünlüğünden yana olduklarını dillendiriyorlar biz de öyle. Sorarım toprak bütünlüğü enerji kaynaklarından ayrı bir unsur mudur?

Bizim elimizde ne var biliyor musunuz, 3,5 milyon besleyip barındırdığımız Suriyeli mülteci ve güvenli bölge için yerleşim alanları oluşturmak adına milyar dolar harcama, hem de hepimizin cebinden çıkacak olan harcama.

Ama yalaka medyaya bakarsanız, Türkiye’nin kazançlı çıktığını, Erdoğan’ın başarılı dünya lideri olduğunun tescillendiği gibi haberleri okur, züğürt tesellisi örneği kayıpları görmezden gelirsiniz.

Sen, tavşana kaç, tazıya tut deme noktasında değilsen her daim ikisinden biri olmaya mahkumsun demektir.

Yazımızı kimilerine göre Afrika, kimilerine göre Kızılderili atasözü olan şu cümlelerle bitirelim: “Aslanlar kendi tarihlerini yazmadıkça, avcılar tarih yazmaya devam eder.”

Bu yazı toplam 374 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür İstanbul | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.