• BIST 1.121
  • Altın 469,873
  • Dolar 7,7650
  • Euro 9,0520
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 29 °C

UMUT YAZISI

BARIŞ BAŞARSLAN / Kum Saati

 

 

                Hangi duygumuz kağıt üzerinde anlatılabilir ki? En zor iş bir duyguyu tasvir etmektir. İçlerinden bir de umudu anlatabilmek en zorudur bence. Geçmiş ile gelecek arasındaki bir bağ, bir hayale kavuşma, bir hedefe ulaşma… Kendimize daire umutlar, sevdiklerimize, sevmediklerimize, tanıdık tanımadık herkese dair umutlar. Melodiler arasında değişen, mitinglerde yükselen umutlar…

                Umut etmek, umut ekmek…

                Tarifi zor…

                Orhan Kemal’in Kaçak romanında o küçük çocuk “uzaklar” kelimesinin anlamını düşünüyordu. “Neredeydi acaba uzaklar? Dağlar, dağların ardında mıydı?”

                Umut etmekte uzak gibi değil mi?

Kafanda hayal edebilirsin…

 Gözünün önüne getirebilirsin…

                Ama gidebilir misin?

                Ayrıca neye umutlanır ki insan?

                Cevap yok…

                Nasıl umutlanır insan?

                Kendi kendine mi? Aldığı bir haberden, bir ipucundan mı?

                Cevap yok…

                Umut dediğimiz duygu bana kalırsa zaten hali hazırda yaşadığımızdır. Umut edilmez. O, zaten yaşamın bir parçasıdır.

                Peki, ya umutsuzluk?

                İşte onu hayatına alan insanoğlunun kendisidir.

Asıl olan umuttur. İnsan bununla doğar. Umutsuzluk varsa, bu onun tercihidir. Kişi, kendine neden yıkımı tercih eder?

                Bir söz vardı, kimin söylediğini hatırlayamadığım. “İnsana yapılacak en büyük kötülük onu bir hayalin içine hapsetmektir” diyor. Aslında bu da, yaşamın sınırları dışına çıkmamız ve daha fazlasını istememizdir.  Olmayacak olanı umut etmekte, insanın kendisine var olan umuduna ihanet değil midir? Bir cezaevi mahkûmuna af çıkacak demek gibi bir şeydir bu.

                Fazla umut, hayaldir.

                Bence umudu değil ama, umutsuzluğu yaratan bizleriz.

                Umut, bizimle var olandır.

                Hayal, yetinemediğimiz umutlardır.Şimdi en sevdiğinizi ya da en sevdiklerinizi hayal etmeyin, umudunuza ortak edin!

Bu yazı toplam 535 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür İstanbul | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.