• BIST 1.121
  • Altın 472,132
  • Dolar 7,7650
  • Euro 9,0520
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 20 °C

Yeni Bir Toplum Yaratmanın Başımıza Açtığı Sorunlar

ANALİZ/ ODABAŞ

7Bir toplum ülkesinin kuruluş felsefesinden sapıp vicdan hürriyetinden yoksun bırakılırsa; o ülkede her türlü melanetin başa gelmesi kaçınılmazdır. Son 14 yıl içinde hızla palazlanan cemaatlerin kamu kurum ve kuruluşlarında gözle görülür bir şekilde  yükselmeye çalışması, ileride 15 temmuzda yaşanan  darbe teşebbüsünün bir tekrarının  daha yaşanacağının göstergesi olarak bilinmelidir. Peki FETÖ ile var gücüyle mücadele eden ülkenin yöneticileri neden diğer cemaat gruplarına bu kadar mütavazi durur ? Bazı cemaatlerin sağlıkta yükseldiği herkesin malumudur. Ona keza; ordu içerisinde de kendilerine grup kurdukları aşikar görülürken; bu devlet neden hala bu tür illegal yapıların çökertilmesi için mücadeleye girmez.? Çünkü yapı itibariyle ülkenin yöneticileri  de aynı dini  görüşleri temsil ettiğinden dolayı; FETÖ dışındaki  cemaatlerin tehlikesiz olabileceği düşüncesi içindeler. Şimdi hain olarak görülen  FETÖ nün geliş amacı da aynı değilmiydi? Ahlaklı iyi bir nesil yetiştirmek için yola çıkılmamışmıydı ? Başta Cumhurbaşkanı olmak üzere olimpiyatlarda bu hainlere ülkelerine gelip bu hizmetleri verilmesi için çağrı yapılmadımı ? Ülke genelinde öğrenci yetiştirilmesi için milyon dolarlık araziler tahsis edilmedimi ? Tarih aralığı olarak uzağa gitmemize hiç gerek yok  3 yıl öncesine kadar AK Parti Milletvekillerinin hemen hemen hepsi  bu darbecilere güle oynaya   destek verdi.  17 -25 aralıkta FETÖ Terör örgütünün yaptığı hainliğin görülmesi üzerine devlet savaş bayrağını açarak etnik temizleme operasyonları düzenlemeye kalktı. 15 Temmuz darbe gecesinden bu yana kamu kurum ve kuruluşlarında 90. Bin kişi açığa alındı tutuklandı  ve hala tutuklamalar devam ediyorken; diğer cemaaetlere  herhangi bir yaptırımın uygulanmadığı açıkça görülüyor. Siyasetin dine alet edilmesinin sonuçlarını yaşıyoruz bu günlerde.. Cumhuriyetin felsefi kuruluş ölçüsünden dolambaçlı yollarla ayrılan ve  dini dogmalarla ülkeyi sil baştan onarmaya çalışıp,dindar  halk yaratma özentisiyle yanıp tutuşan siyasiler ne geçmişte ne de gelecekte  bu ülkeye iyilik etmemiş, adeta ülkeyi  karanlıklara sürüklemeye çalışmışlardır. Laikliğin tanımını farklı noktalara çeken siyasilerin Atatürk düşmanlığına kadar vardırdıkları kirli düşünce bu gün 250 vatandaşın ölümüne neden olmuş; ülkeyi uçurumun kenarından kıl payı döndürmüştür. Tüm bu olanlardan hala ders almayan ülke yöneticileri aynı gayreti başka cemaatlerin kamu kurum ve kuruluşlarında sızmalarına ses çıkartmayarak göstermeye çalışmaktadır. Bunun yanında; Çocukların eğitimi devlet destekli olduğu ifade edilen  vakıf kuruluşlarının iki dudağı arasında bırakılmış, yeni neslin Cumhuriyet düşmanı olarak yetişmesinin önü açılması için çeşitli gerekçeler öne sürülerek dini, eksenli bir toplum yaratılma düşüncesinden asla vazgeçilmemiştir. Son dönemde 8- 9 yaşlarında çocukların cehenneme gideceğini vurgulayan imamlar türemiş çocukların sorgulama akıl yürütme sağlıklı değerlendirmede bulunabilmenin gücü ellerinden alınmıştır. Topyekün yeni bir halk yaratma düşüncesi Türkiye Cumhuriyetinin gerilemesine neden olduğu kadar,ayrıştırıcı ,ötekileştirici, senden, benden, ondan, bundan diyerek tehlikeli gruplaşmaların fitilini ateşlemiştir. Devletin temel vazgeçilmez unsuru olan Demokrasi’nin yasada yazıldığı gibi uygulanmak yerine; yeni prototip halk yaratma gayesinde olan güruhun bir an önce bu fikirlerinden vazgeçip, sorgulayan kendi tarihinin analizini sağlıkla yapabilecek  barışçıl ve müreffeh bir toplumun devamlılığı için temel dinamiklerin korunmasını esas alacak düzenlemeye gitmesi gerekmektedir. Bunun yanında; Şu anda orduda kendine yeni bir düzen kurmakla uğraşan farklı cemaat gruplarına sempatik bakılmamalı ,ileride 15 Temmuz gibi vahim bir tablo yaşamamamız için gereken adımların atılmasının önü açılmalıdır. Bize gereken dindar ve kindar nesil değil; Aklı hür, vicdanı hür irfanı hür bir toplumun Demokrasi ve Hukuk temeliyle birlikte;Cumhuriyet değerlerinin farkını iyi idrak edecek olan  toplumun yaşaması ve yaşatılması olmalıdır. Öteki türlü her 30 yılda bir farklı cemaat örgütlerinin devleti ele geçirme planı her daim işlemeye açık olup; toplumu yok etme  eğilimi taşıması kaçınılmaz olacaktır…

Bu yazı toplam 195 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür İstanbul | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.