08 Nisan 2026
  • İstanbul13°C
  • Ankara9°C

“BİLMEM NE BAĞI İLE BAĞLI OLAN …”   (12)

Hergünlü/Mali Müşavir

08 Nisan 2026 Çarşamba 11:58

 

 

Mustafa Kemal Atatürk: “Kişisel iktidar gibi zararlı bir örnek bırakarak ölmeyeceğim. Parlamenter bir cumhuriyet kuracağım!”

1995 yılına, Tansu Çiller’in, “Ne mutlu Türkiye’nin vatandaşıyım diyene!” sözlerinin yarattığı gergin atmosferde girilir. Cumhurbaşkanı Demirel, Çiller’in konuşmasının “bölücülük” koktuğunu ve kullanılan ifadeyle “Türkiye’de birden fazla millet olduğu” vurgusunun öne çıkarılmak istendiğini söyleyerek tepki gösterir. DSP Genel Başkanı Bülent Ecevit ise “Türkiye’de Tansu Çiller’in başbakan olması bir talihsizliktir!” açıklamasında bulunur. Çiller’in sözlerine tek destek SHP lideri Murat Karayalçın’dan gelir. Karayalçın; “Sayın Çiller’in yaklaşımını olumlu buluyorum. Farklı realitelerin tamamını tanımak gerekir,” der.

Türkiye değişmekte mi yoksa dönüşmekte midir?

1995 yılının ikinci günü terör örgütü, Diyarbakır’ın Kulp ilçesine roketatarlı bir saldırı düzenler ve korucu köyü olarak bilinen Hamzalı basılır; evler yakılır, çoluk çocuk on dokuz masum insan katledilir. Kurşunlanmış bebeklerin fotoğrafları halkta büyük bir infiale neden olur.

Türk Silahlı Kuvvetleri, (TSK) Mart ayında Kuzey Irak’a kapsamlı bir harekât başlatır. Korgeneral Hasan Kundakçı Paşa’nın yönetimindeki harekât o güne kadar gerçekleştirilen en büyük askerî harekâttır. Adına “Çelik Harekâtı” denilen operasyon Mayıs başında sona erer; 64 Mehmetçik şehit olur.

PKK, kan donduran eylemlerine Mardin’in iki köyünde devam eder; on biri çocuk, yirmi bir kişiyi acımasızca katleder. Elazığ’da iki yolcu otobüsünü durdurarak sekiz kişiyi kurşuna dizer.

1991’de İsviçre’nin Stockholm kentinde düzenlenen Kürt Konferansı’ndan sonra bu kez Hollanda, “Kültür Konferansı” adı altında gizlenen bir Kürt konferansına ev sahipliği yapar. Konferansta “Sürgündeki Kürdistan Parlamentosu Kararları” adı altında, bazı maddeler yayınlanır. Gazeteci Arslan Bulut bu maddelerden bir yazısında şöyle bahsedecektir:

“PKK, 1995’te gerçekleştirdiği 5. kongresinde Kürdistan’ın kurulması yolunda 20 yıldan beri sürdürülen faaliyetlerle bir direniş örgütünün yaratıldığı, bundan sonraki hedefin bir kuruluş örgütü yaratmak olduğu’ açıkça ifade edilerek ‘yakın dönem hedeflerinin iktidarlaşmak olduğu ve bu amaçla ulusal ordunun yanı sıra ulusal meclisin de bir an evvel kurulması gerektiği’ belirtilmiştir.”

Yıllar yıllar sonra MHP lideri Devlet Bahçeli, Abdullah Öcalan için ne diyecekti? “Kurucu lider.”

“Sürgündeki Sözde Kürdistan Parlamentosu” nun 2. Toplantısı, Avusturya’nın başkenti Viyana’da düzenlenir.

Cumhurbaşkanı Demirel, basına yaptığı açıklamada şunları söyler: “Bunların (Batı’nın) istediğini ben biliyorum. Sevr’i istiyorlar. Fırat’ın ötesini istiyorlar. Ne yapsak Batı’yı tatmin edemeyiz. Biz Osmanlı bakiyesiyiz. Osmanlı’dan 25 devlet çıkmış. İki devlet çıkamamış. Kürt devleti ve Ermeni devleti… Şimdi adam ne diyor? Uzat kolunu. E ne yapacaksınız? Keseceğim. Kolumuzu kestirmeyiz.”

Terör örgütü saldırılarına devam etmektedir: Tunceli’den Ovacık ilçesine giden elli araçlık konvoya PKK-TİKKO ve Dev-Sol ortak saldırı düzenler. Saldırıda on sekiz asker şehit olur, iki asker kaçırılır. Britanya Yayın Kuruluşu (BBC) saldırıya Şemdin Sakık’ın önderlik ettiğini duyurur. (Günümüzde TBMM’de, örgütün siyasi partisinden milletvekili olan Sırrı Sakık’ın kardeşi olduğunu bir kez daha hatırlatalım.) PKK ise; Şemdinli-Ortaklar Karakolu’na yaptığı saldırıda on beş, Tunceli’deki karakol baskınında ise yirmi Mehmetçik’i şehit eder. Hatay’da maden ocağında dokuz maden işçisini kurşuna dizer. Mardin Jandarma eski Alay Komutanı Rıdvan Özden öldürülür. TSK’nın Irak sınırına başlattığı operasyonda da beş asker şehit edilir.

İstanbul Küçükçekmece’de bir giyim firmasının benzin dökülerek yakılması sonucunda üç genç kız ve Beyoğlu’ndaki patlamalarda da iki vatandaş hayatını kaybeder. Sultanahmet Meydanı’nda Cuma namazından çıkanları hedef alan bomba yüklü bir araç tesadüfen belediyenin çekicisiyle otoparka çekilir. Büyük bir faciadan dönülen olayda, patlama sonucunda çekicinin şoförü vefat eder. İzmir Gaziemir’de bir kafenin önündeki çöp bidonunda patlatılan bombayla da beş kişi hayatını kaybeder.

30 Aralık günü, insanlar yılbaşına hazırlanırken, İstanbul Taksim’de The Marmara Oteli’nin girişindeki Cafe Marmara’da patlatılan bomba ile arkeolog Yasemin Cebenoyan öldürülür, yazar, sinema eleştirmeni Onat Kutlar ağır yaralanır. Kutlar, birkaç gün sonra da hayatını kaybeder.

 

1996 Haziran ayında İstanbul’da, Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Konferansı -Habitat-II gerçekleştirilir. Toplantı’nın açılışını yapan Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Butros Gali, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’i kürsüye davet ederken bakın nasıl hitap eder:

“Türkiye Federal Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı”

Butros Gali bu kadarla da kalmaz ve İstanbul için; “İstanbul Federe Devleti” ifadesini kullanır. Ancak Demirel dâhil, hiç kimse çıkıp bu şahsa haddini bildirmez. Butros Gali’nin sözleri, ABD’nin Türkiye ve Ortadoğu’nun üzerindeki emellerinin uluslararası bir platformda açık açık dile getirilmesinden başka bir şey değildir; İstanbul başkentli bir Yakındoğu Federasyonu…

“Medeniyetler Çatışması” kuramcısı ve Türkiye’ye “Yeni Osmanlıcılık” rolünü biçen isimlerden Samuel P. Hantington da yeni bir tez ortaya atar: “Türkiye İslam’ın lideri olmalı!”

Bu sözleri günümüzle karşılaştırın… Suriye filan…

Türk vatandaşlığını, “Bilmem ne bağı ile bağlı olan …” sözleriyle aşağılamaya kalkışan hadsizlerin bugünlere nasıl geldiğini anlatmaya devam edeceğiz.

 

 

Tülay Hergünlü

İstanbul, 7 Nisan 2026

 

 

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.