HAK MI?

Emin Varol
23 Ocak 2026 Cuma 16:11
“Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?”. Bilenlerle bilmeyenlerin bir olduğunu düşünmek bilginin değerini sıfırlamak demektir. Bilgi sorunların çözümüne açılan kapının anahtarıdır. Yaşamak için bilgi sahibi olmak olmazsa olmazdır. Bilgi sahibi olmadan yaşamak yaşam değil sürünmektir. Bilgi paha biçilmez bir değerdir. Bilenle bilmeyeni bir tutmak, bilgiye yapılan, büyük bir haksızlıktır. Bilgi sahibi olmayan tam bir yoksulluk içindedir. Böyle birinden sağlıklı karar vermesi beklenemez. Bilgisiz insan karanlıkta yürür. Önüne ne zaman neyin çıkacağını kestiremez. Bilen önünü bilginin ışığında görür. Önüne neyin çıkacağını gördüğü için sağlıklı karar verir. Onun içindir ki, bilenle bilmeyen bir olamaz. Bunları bir tutmak büyük bir haksızlıktır.
Seçimlerde, bilenin oyu ile bilmeyenin oyunun eşitliği, bu haksızlığın somut bir örneğidir. Çağdaş bir toplum olmanın yolu eşitliğin değil, hakkın egemen olmasından geçer. Eşitlik adına hakkın çiğnenmiş olması kabul edilemez. Bilmeyenlerin oyları ile işbaşına gelen liyakatsiz ve basiretsiz seçilenler, toplumsal sorunlara çözüm üreteceği yerde sorun üretirler. Bunun bedelini de bütün toplum, bilende bilmeyende öder. Bir sorunun oluşmasında hiçbir günahı olmayana, o sorunun çözümü için bedel ödetmek hakça değildir.
Oyların eşitliğinin demokratik bir hak olarak değerlendirilmesi de doğru değildir. Çünkü demokrasi sorunlara çözüm bulma yöntemidir. Sorun yaratan uygulamalar demokrasinin özüne aykırıdır. Oyların eşitliği sorun yarattığı için demokratik bir hak olarak kabul edilemez. Oyların eşitliğini demokratik bir hak olarak kabul etmek demokrasinin istismarıdır. Bilmeyenlerin oylarıyla iş başına gelenler, oyların eşitliğinin demokratik bir hak olduğunu ısrarla savunmaktadır. Dağdaki çobanın oyuyla bir üniversite hocasının oyunu eşit kabul etmek eşyanın tabiatına aykırıdır.
Hakkı kullanma ehliyetine sahip olmayanların bu hakkı kullanması sorun yaratır. Tıpkı sürücü ehliyeti olmayanın araba kullanması gibi. Seçimlerde oyların eşitliği uygulaması demokrasinin yumuşak karnıdır. Seçme ve seçilme hakkını kullanma ehliyeti bir takım kriterler kullanılarak belirlenebilir. Tahsil durumu, işi, yaşı gibi kriterler. Bildiğim kadarıyla, Japonya’da lise mezunu olmayan seçemez ve seçilemez. Hayat okulunda yetişenler içinse yaşı ve işi kriter olarak alınabilir. Seçimlerde ilkokul öğrenimi görmüş olanların oyu bir, orta öğretim görmüş planların oyu iki, yüksek öğretim görmüş olanların oyu üç sayılabilir. İstenirse; oyların eşit sayılmasıyla, oluşan eşitlik adına hakkı çiğneme uygulamasına son verilebilir. Önemli olan hakkın korunmasıdır. Ancak, bilmeyenlerin oyları ile işbaşına gelmiş olanlardan böyle bir uygulamayı beklemek ne kadar gerçekçidir? Bunu siyaseti çıkarı için yapan çakma siyasetçiler değil, siyaseti ulusun çıkarı için yapan gerçek siyasetçiler yapabilir.
23.Ocak.2026
Pendik
Emin Varol
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2016 Özgür İstanbul

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.