05 Ekim 2026
  • İstanbul20°C▼
  • Ankara21°C

HOMEROS'UN BORNOVA'SINDA 7. KİTAP GÜNLERİ

YUNUS EMRE YÜCEBAŞ

05 Ekim 2026 Pazartesi 10:40

İçinde bulunduğumuz dönemde ülkemizin dört bir yanında kitap fuarları oluyor. Antalya Kitap Fuarı ve Kocaeli Kitap Fuarı gibi büyük ölçekte iki fuar, şu sıralar devam ediyor. Kocaeli Kitap Fuarı 500, Antalya Kitap Fuarı ise 250 civarı yayınevi ve sivil toplum kuruluşuna ev sahipliği yapıyor.

Edebiyat konusunda öne çıkan kentlerden birisi olan İzmir'de ise bir müddet önce İzmir Kitap Fuarı nihayete ermişti. 200 civarı yayınevi katılımıyla İzmir'in en büyük kitap fuarıydı, akılda daha kalıcı olması için İZKİTAP adıyla markalaşmıştı. Ancak, bu büyük organizasyon ile aynı süreçte başlayan bir fuar daha vardı: Homeros'un Bornovası'nda Kitap Günleri! 

Fuarın, ismi bakımından Antik Yunan’a edebiyat, felsefe ve mitolojinin iç içe geçtiği o eski ve kasvetli iklimlere insanı taşıyan bir figüre ait olması da onun aurasını yükseltiyordu adeta…’’Homeros… Edebiyatıyla felsefenin konusu olan şu arkaik zat değil miydi?’’ diye bir soru belirebilir birçok insanın kafasında. Bu tür, uzak tarihe ait figürleri organizasyon isimlerine vermek, yakın tarihe ait figürleri vermenin aksine bir hedefle paralellik gösteriyordu aslında. Yakın tarihe ait bir figürü verince maksat daha çok onun anısına saygı ve adını yaşatmak iken, bu gibi örneklerde ise hedef organizasyonu elitleştirme gibi duruyordu. Güzel de olmuştu aslında. Felsefe denilince akla Miletli Thales ve Didim'in akla gelmesi gibiydi bu.

Bu sene 7.'si düzenlenen fuar Büyükpark'ta yapılmıştı. Burası İzmir Terminali'ne 6 km uzaklıkta bir yer idi. Kent dışından, otobüsle fuara katılım gösterecek bir yazar veya kitapseverin fuar alanına ulaşması için terminalin çıkışındaki minibüslere binmesi gerekiyordu. Yahut, daha özel bir yolculuk istiyor ise her yerde olduğu gibi taksi ile fuar alanına intikal etmesi gerekiyordu.

Fuarın ilk günü 26 Eylül Cumartesi günü idi. Bugünde, Yeni Parti'nin kendi iç dinamikleri doğrultusunda gerçekleştirdiği bazı protokol işleri de aynı parkın içinde gerçekleşmiş, bu durum fuar alanının ciddi derecede kalabalık bir hal almasına yol açmıştır. Akabinde, ertesi gün, pazar ise yağışlı havanın da tecelli etmesinin tesiriyle fuar alanı daha tenha bir görünüm kazanmıştır. 

İmza günü için İstanbul'dan İzmir Bornova'ya intikal ettiğim gün de pazara denk gelmişti. Ziraat Bankası ATM'si terminalde banka kartımı yutunca biraz huzursuz başladığım bir fuardı. Ancak, Büyükpark'a varınca yağmurlu havaya rağmen epey kitap imzalamıştım. Bu durum da başta beliren o olumsuz havayı zamanla dağıtmıştı. 

İlk defa İzmir'de düzenlenen bir kitap fuarına geldiğim için burayı gözlemlemek de istiyordum. Fuar alanı Büyükpark'ın etrafında zincir kahve mekanları veya zincir market gibi bilindik işletmeler hiç yoktu. Özel bir kahve mekanı ile çay bahçesi gibi mekanlar haiz idi. 

Ortada yuvarlak bir alan, onun hemen karşısında söyleşi alanı vardı. Genelde standların isimlerinde yayınevi veya sivil toplum kurumu ismi yazsa da bize ayrılan yer Bornova Yerel Yazarlar standı olmuştu. Ve orada duruyorduk. Birçok fuarda olduğu gibi gün içinde çok defa ücretsiz çay ikram edilmişti.

Fuarda, Destek Yayınları, Yapı Kredi Yayınları gibi alışıldık yayınevlerinin standlarının yanı sıra Türkiye Yazarlar Birliği gibi birçok sivil toplum kuruluşunun standı da vardı. Türkiye Yazarlar Birliği gibi muhafazakar entelektüel camiayı temsil eden bir edebi kuruluşu bu fuarda görünce biraz şaşırmadım değil. Ancak, kozmopolit yapı zaman zaman iyi de oluyordu aslında.

6 sözleşmeli eser arasında en çok imzaladığım anı türündeki Burjuva Çevresinden Evsizlerin Dünyasına ile deneme türlerindeki Yeryüzü ve İnsanı Anlama Yolculuğu ve Zamanın Felsefesi eserleri olmuştu. Şiir kitabı, çok zaman olduğu gibi yine kaderine terk edilmiş, kimsenin pek fazla ilgilenmediği bir yapıda. İnsanların alaka ve ilgi alanları genelde yaşanmış bir öyküye olan merak yahut biraz daha düşünmeye dönük ise herhangi bir kuralın ve sınırlamanın olmadığı deneme türünde yazılmış kitaplara karşı idi. Şiir, nazımı temsil eden bir tür olarak imgesiyle, kafiyesiyle, redifiyle  hayli sükse idi. Ama gördüğü ilgi nesir türleri kadar çok değildi. 

Çocuk kitaplarına da yoğun bir ilgi vardı. Girmek istemediğim bir kulvardı. Ama gördüğü ilgi ve piyasada üzerinden çevrilen para sirkülasyonunun yüksek olduğu bu bir edebi tür idi. 

Akşam sularında Edebiyat Dostları Derneği topluluk başkanı Hande Baba standa gelmişti. Birkaç kelam ederek uzaklaştı. Akabinde, 19.30 gibi fuar alanından ayrıldık. Sona kalan 2 yazar olarak arka arkaya çıkmıştık. İzmir'e, birkaç defa gitmiş olsam da ana diyarım olan İstanbul gibi her köşesini bildiğim söylenemezdi. Hatta yıllar evvel gördüğüm terminaline dahi yabancılık çekmiştim. Etrafı daha iyi analiz etmek adına terminale yürüyerek gitmeyi tercih etmiştim...

Yağışlı havaya rağmen verimli bir fuardı. Bu yazıyı kaleme başladığımda fuar demine ermişti. Nihai güne varmıştı. Ümit ederim, İzmir'de başka kitap fuarlarına da iştirak etmek nasip olur. Bu vesile ile kentin birçok yerini gözlemlemekte yarar var nitekim.

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.