09 Ağustos 2026
  • İstanbul25°C
  • Ankara24°C

TEZGAH

Emin Varol

08 Ağustos 2026 Cumartesi 13:17

 

Yargının tarafsız ve bağımsızlığını ortadan kaldırarak, yargıyı siyasallaştıran iktidar, bu gücü muhalefeti etkisizleştirmek için kullanıyor. CHP’ye uygulanan “mutlak butlan” bunun somut bir kanıtıdır. Türkiye Cumhuriyetini bir İslam Cumhuriyeti haline getirmek iktidarın amacıdır. Bu amaca ulaşmak için “her yol mubahtır” iktidarın anlayışıdır. AKP döneminde, bu amaç doğrultusunda, epey mesafe alındı. Yapılan tüm uygulamaların bu amaç doğrultusunda olduğunu görüyoruz. Örneğin; faizin haram olduğu için uygulanmaması gerektiğini, AKP’li Cumhurbaşkanı “nas var nas, sana bana ne oluyor?” diyerek ekonominin din kurallarıyla yönetilmesi gerektiğini vurgulamıştır. İktidar, İslam devleti amacına ulaşmak için iktidarda kalmanın peşindedir. Muhalefeti etkisizleştirmek için her yol denenmelidir. Demokrasi ve milli irade bir şey ifade etmez. Bugün AKP’nin alternatifi CHP’dir. Yapılacak iş CHP’yi etkisizleştirmektir.

Halkı Müslüman olan ülkeleri İslam devleti yapmak Siyonist, uzun vadeli, bir projedir. İslam’la yönetilen devletlerde, demokrasi gelişemeyeceği için, ekonomik kalkınmada söz konusu olamaz. Bu ülkeler Pazar olarak kalmaya mahkum olur. Buda Siyonistlerin amacına uygundur.

Kemal Kılıçdaroğlu Siyonist bir projedir. AKP iktidarını 23 yıl devam etmesi, onun sayesinde mümkün olmuştur. Genel başkanlığı kaybettikten sonra kendi köşesine çekileceği yerde, bir ofis açması, siyasete devam etmesi, şimdide siyasetin sopası haline gelmiş bir yargı kararıyla, CHP genel başkanlığına gelip partiyi bölünmenin eşiğine getirmesi, Kılıçdaroğlu’nun Siyonist bir proje olduğunun kanıtıdır.

CHP’nin bölünerek güç kaybına uğraması, böylece iktidar alternatifi olmaktan çıkması, tamda iktidarın istediğidir. Başarılı bir politikayla yerel seçimlerde partiyi Türkiye’nin birinci partisi yapan kadroların bu oyuna gelmemeleri gerekir. CHP mutlak butlan uydurmasıyla işgal edilmiştir. Partiyi bu işgalcilere bırakarak ayrılmak davaya ihanet olur. Çünkü ayrı bir parti kurup seçimlerde başarı beklemek olacak iş değildir. Bu davranış AKP’ye bir dönem daha iktidarı altın tepsi içinde sunmaktır. Parti kurulup güç kazanmadan AKP’nin bir baskın seçime gitmesini de gözden uzak tutmamak gerekir. Partinin ülke çapında teşkilatlanması, yeni seçmen kazanması, iktidar şansını yakalaması için zamana ihtiyaç vardır. Bu zaman içinde bir baskın seçim yapılması ihtimali yüksektir. Partiyi işgalden kurtarıp, partinin gücünün korumasını sağlamak için her yol denemelidir. Her erken davranış hüsranla neticelenir. “Sabrın sonu selamettir” boşuna anlamsız söylenmemiştir. İşgalciler Eylül’de kurultay çalışmalarına başlayacaklarını söylüyorlar. Bunu beklemek gerekir. Partinin seçilmişleri bu kurultay çalışmalarına indekslenmelidir. Kurultayın partiyi işgalcilerden kurtaracak şekilde neticelenmesini sağlamalıdırlar. Kurultayın gerçekleşmesi için geçecek zamanı satın almak gerekir. Bu yolda denendikten sonra, işgalciler ipe un sererse, o zaman ayrı bir parti kurmaktan başka seçenek kalmaz. Seçmen nazarında yeni kurulan parti daha fazla meşruiyet kazanır. Seçimleri kazanma şansıda yükselmiş olur.

 

                                                                                                          18.Temmuz.2026  

                                                                                                                 Pendik

                                                                                                              Emin Varol 

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.