Doğurganlık

Emin Varol

 

Doğum artış oranı tehlikeli bir düşüşte. 2.2 olan doğum artış oranı bugün 1.48 gibi tehlikeli bir seviyeye düşmüş bulunuyor. Nüfusun kendini yenileyebilmesi için doğum artış oranının en az 2.1 olması gerekiyormuş.

AKP’li Cumhurbaşkanı yaptığı bir konuşmada, yaşlı nüfusun artışına ve genç nüfusun azalışına dikkati çekerek “Karşımıza ciddi bir sorun çıkıyor” dedi. Bu sorunu aşmak için yıllardan beri “En az üç çocuk yapın” diyor. Ama diğer taraftan çocuk yapma koşullarını son derece güçleştiriyor. Çocuk “saldım çayıra Mevla kayıra” mantığı ile yapılmaz. Bir insanı dünyaya getirmek büyük bir sorumluluk gerektirir. Bir insanın rahat yaşama koşullarını hazırlamadan, ileride doğduğuna pişman olacak koşullarda, adeta yaşamaya mahkum etmek, büyük bir sorumsuzluktur. Bu anne veya baba olma hakkıyla geçiştirilemez. Hele nüfus azalmasını önlemek amacıyla çok çocuk yapmanın kabul edilebilecek hiçbir yanı yoktur. Çocuk dünyaya geldikten sonra onun beslenmesi, eğitimi ve iş hayatına atılması sorunları ortaya çıkar. Bu sorunların aşılması ailenin maddi ve manevi gücüne bağlıdır. Bu sorunları aşma gücüne sahip olmayan ailelerin çocuk sahibi olması, çocuğu yaşamaya mahkum eder. Çocuk doğduğuna pişman olur. Nitekim günlük yaşamımızda, anasına beni niçin doğurdun diye serzenişte bulunanlara tanıklık ediyoruz.

Ülkenin içinde bulunduğu çıkmazı göz önüne alırsak, çocuk sahibi olmanın büyük bir sorumsuzluk olduğunu kabul etmek gerekir.

Geleceği olmayan gençler yetiştirmek ne dereceye kadar insancıldır. Yaşam koşullarını bu kadar ağır olduğu bir yerde, insanların yaşamaya mahkum olduğu bir ortamda, çocuk sahibi olmanın ne vicdanı ve nede mantıki bir izahı vardır. Mutfaklarda yangın var. İnsanlar kendi karınlarını doyuramazken birde çocuğu nasıl besleyecekler?

Eğitime sıra gelince; paran varsa öğrenmeye hakkın var, konumunda. Asgari ücretin açlık sınırının altında olan bir yerde çocuğuna iyi bir eğitim verme şansı kimde ne kadar var? Gerçi özel okullarda eğitim amaçlı olmaktan ziyade ticari amaçlı kuruluşlar halinde. Devleti yönetenler bunun sakıncasının farkında değil gibi. Eğitimle halkın soyulmasına göz yuman bir iktidar iş başında. Sağlıkta paran varsa geçerlidir. Devlet hastanelerinden hizmet almak çok zor. Randevu almak için çok şanslı olman gerekir. Bu koşullarda insanlardan çocuk yapmasını istemek aymazlıktır.

AKP’li Cumhurbaşkanı doğum artış oranını yükseltmek istiyorsa, ülkeyi içine düşürdüğü bu durumdan çıkarmalıdır. Ülkede enflasyon düşerse, eğitim yoluna konursa, sağlık hizmetleri rayına oturursa, gençlerin geleceğe güveni sağlanırsa, işsizlik ortadan kalkarsa, AKP’li Cumhurbaşkanın ailelerden çok çocuk yapmasını istemesine gerek kalmaz. Eskiden olduğu gibi doğum artış oranını 3ün üstüne çıkarmakta bu millet tereddüt etmez.

 

                                                                                                          04.Mayıs.2026

                                                                                                                 Pendik

                                                                                                              Emin Varol