Suç

Emin Varol

 

Siyaseti yargı yoluyla dizayn etmeğe çalışmak anayasal bir suçtur. Anayasaya göre yargı bağımsız ve tarafsızdır.

Madde 138 – Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler.

Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.

Görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz.

Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.

Anayasanın giriş bölümünde şu ifade yer alır.

TÜRK MİLLETİ TARAFINDAN, demokrasiye aşık Türk evlatlarının vatan ve millet sevgisine emanet ve tevdi olunur.

Yani Anayasa Türk Milletine emanet edilmiştir. Emaneti korumak ve kollamak bir erdemdir. Bu topraklarda yaşayan insanlarla aynı yazgıyı paylaşan, birlikte yaşama ve geleceği birlikte inşa etme iradesini gösteren herkes Anayasayı korumak ve kollamakla yükümlüdür. Olanları gazetelerde roman gibi okuyup, televizyon ekranlarında filim gibi seyretmek lüksüne kimse sahip olmamalıdır.

İktidar eline geçirdiği devlet gücünü ve özelliklede yargıyı siyasi çıkar sağlamak için pervasızca kullanmaktadır. Bu tutum hukuk devletini ortadan kaldırıp bir parti devleti haline getirmektedir. Bunun bedelini millet yokluk ve yoksullukla ödemektedir. Hukuk devletini tahrip etmek ekonomik çöküntünün en önemli nedenidir. Ülkede yoksulluk ve enflasyon zirve yapmış durumda. Bu ekonomik krizden çıkmanın yolu üretimi artırmaktan geçer. Üretimi artırmak yatırım yapmakla olur. Yatırım yapılması için yatırımcının devlete güven duyması ve önünü görebilmesi gerekir. Devlete güven, ancak devlet bir hukuk devleti ise duyulur. Yargının tarafsız ve bağımsızlığının ortadan kalktığı, hukuk devletinin tahrip edildiği bir ortamda yatırımcıdan yatırım yapılmasını beklemek beyhudedir. İçinde bulunduğumuz çıkmazdan kurtulmanın yolu, bu iktidarın değişmesinden geçer.  

Millet devleti, anayasası olan bir devlet halinden, anayasal bir devlet haline getirmekle yükümlüdür. Bu anayasal bir hak ve görevdir. Bu görevi demokratik kurallara göre yerine getirmek gerekir. İktidarı toplantı ve gösteri yürüyüşleri ve çeşitli protestolarla seçime zorlamak gerekir. Seçimlerde iktidarı değiştirmek için gerekli siyasi çalışmaları yapmak anayasal bir görev haline gelmiştir. Çözüm, devleti demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti haline getirmektir.