8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü öncesi kürsüye çıkan Gökçe, "Bu tablo münferit değil, cezasızlık algısının sonucudur" diyerek sisteme tepki gösterdi.Pendik Belediye Meclisi'nin Mart ayı oturumunda söz alan CHP Meclis Üyesi Nilüfer Gökçe, Türkiye’de artan kadın cinayetlerini ve şiddet sarmalını meclis gündemine taşıdı. Konuşmasına son dönemde katledilen kadınların isimlerini anarak başlayan Gökçe, Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği’nin 2025 yılı verilerini paylaşarak tablonun vahametini gözler önüne serdi.
"İki Fatmanur, İki Ayrı Acı, Tek Çığlık"
Çekmeköy’de öğrencisi tarafından katledilen öğretmen Fatmanur Çelik ile Zeytinburnu’nda hayatını kaybeden Fatmanur Çelik ve kızı Hira İkra’nın isimlerini anan Gökçe, "Biri okulda katledilen bir öğretmen, diğeri ise ‘Başıma bir şey gelirse intihar demeyin’ diye çığlık atan bir anne... Kadınların ve kız çocuklarının güvende olmadığı bir ülkede hangi eşitlikten bahsedebiliriz?diye konuştu.
Esenyalı Raporu: Şiddette %19,5’lik Korkutan Artış
Toplantıda, Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği’nin 2025 yılına ait verileri de kamuoyuyla paylaşıldı. 8 bin 349 kişinin dayanışma ağına başvurduğu belirtilen raporda, çarpıcı rakamlar yer aldı:
Şiddet Başvuruları: Bir önceki yıla göre %19,5 arttı.
Fiziksel Şiddet: Başvuranların %58,7’si darp edildiğini beyan ederken, bu alandaki artış %36 olarak kaydedildi.
Fail Profili: Şiddet uygulayanların %57,7’si eş, %5,8’i ise eski eşlerden oluşuyor.
Yeni Tehditler: Genç kadınların partnerleri tarafından madde kullanımına zorlanması ve dijital şantaj (cyber-blackmail) gibi yeni nesil baskı yöntemlerinde artış gözlendi.
"Karakolda İkinci Kez Şiddet Gördüm"
Raporda yer alan bir üniversite öğrencisinin beyanı, sistemdeki "ikincil mağduriyet" sorununu çarpıcı bir şekilde özetledi. Toplu taşımada tacize uğrayan gencin, sığındığı karakolda kıyafeti nedeniyle sorgulanması, kolluk kuvvetlerindeki zihniyet dönüşümünün gerekliliğini bir kez daha kanıtladı.
Boşanma Süreci "Velayet" Kıskacında
Boşanmak isteyen kadınların %37’sinin en büyük engeli, erkeklerin çocukların velayetini bir tehdit unsuru olarak kullanması olduğu belirtildi. 6284 sayılı Kanun’un uygulanmasında yaşanan aksaklıklar, uzaklaştırma kararlarının yetersizliği ve ekonomik bağımsızlık yoksunluğu, kadınları şiddet ortamına mahkûm eden temel taşlar olarak sıralandı.
"Mücadeleden Vazgeçmiyoruz"
Konuşma, 8 Mart’ın sadece bir kutlama günü değil, 100 yıllık bir hak arama mücadelesi olduğu vurgusuyla sona erdi. Meclis üyelerine seslenen konuşmacı, şu sözlerle noktaladı:
"Eşit temsil yoksa demokrasi eksiktir. Bu tabloyu münferit olaylar olarak göremeyiz; bu, cezasızlık algısının ve şiddetin normalleşmesinin bir sonucudur. Kaybettiğimiz tüm kadınları saygıyla anıyor; susmuyoruz, korkmuyoruz, mücadele ediyoruz!"dedi.





























Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.