• BIST 14393.5
  • Altın 6803.57
  • Dolar 48.2727
  • Euro 56.008
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 23 °C

DİJİTALLEŞME; ÖZGÜRLEŞME Mİ?  TUTSAKLIK MI?

SİBEL ÇEÇEN


Dijital çağ da Popüler Kültür, bireye sürekli "bağlantıda" olma ve topluluklara ait olma vaadi sunarken, paradoxal biçimde derin bir yalnızlaşma ve yabancılaşma üretir. Günümüz toplumunda insan ve toplum ilişkisi "Narsisistik Yalnızlık" ve Sergileme Toplumu olarak şekillenip karşımıza çıkıyor. Modern (?) birey, görünür olduğu kadar var olduğu hissiyle hareket ediyor maalesef ki.!!! Görüyoruz ki sosyal medya platformlarında kurgulanan vitrinler, gerçek duygusal temasın yerini onay alma dürtüsüne bırakıyor.Kalabalık dijital etkileşimler arasında sürekli alkış arayan ama evinde tamamen yalnız kalan bireyler aslında narsisistik bir yalnızlık yaşıyorlar. Belki kendileri bile durumun farkında değiller.Popüler kültür,  bu tip bireylerin bağ kurmak yerine "Tüketmek" odaklı bir kısır döngüde kaybolmalarına, sürekli kimlik arayışı içerisinde ilişkileri de hızlı tüketim nesnelerine dönüştürmelerine olanak sağlıyor.Haliyle "Sonsuz seçenek" illüzyonu, insan ilişkilerindeki emek ve sabır gereksinimini ortadan kaldırıyor. İnsanlar birbiriyle derin bağlar kurmak yerine, hızla ikame edilebilir yüzeysel ilişkiler kuruyor.Bu durum toplumu yan yana duran ama birbiriyle temas etmeyen isolated (izole) bireyler topluluğuna çeviriyor.

Popüler kültürün bireye sunduğu yapay sosyallik ile gerçek insani yakınlık arasında sıkışan birey, kendi iç dünyasına ve toplumsal sorumluluklarına da yabancılaşıyor. Sonuç olarak ; Toplum, görünürde hiç olmadığı kadar entegre ve iletken görünse de, özünde parçalanmış ve birbirine teğet geçen bireylerden oluşan bir yapıya bürünüyor.

Popüler kültürün yarattığı yalnızlaşmayı sosyolojik ve felsefi kuramlar açısından Byung-Chul Han çalışmalarında özetle şöyle açıklar;
Şeffaflık, Yorgunluk ve Öteki'nin Yanılsaması."Öteki"nin Kaybı ve Aynı'nın Cehennemi.!

Yani Byung-Chul Han’a göre gerçek bir ilişki, karşımızdaki kişinin farklılığıyla ("Öteki" ile) karşılaşmayı ve çatışmayı gerektirir. Sosyal medya ve popüler kültür ise bize sadece bizim gibi olanı, hoşumuza gideni ve bizi onaylayanı sunar. Karşımızda gerçek bir "Öteki" kalmadığında, kendi yansımamızla baş başa kalırız. Bu durum narsisistik bir yalnızlık yaratır.
Popüler kültür her şeyin görünür, erişilebilir ve pürüzsüz olmasını ister. Ancak insani yakınlık, mesafe ve gizem gerektirir. Her şeyin sergilendiği bir ortamda mahremiyet ve derin temas ortadan kalkar; geriye sadece yüzeysel veri alışverişi kalır.
Birey artık başkası tarafından değil, kendi arzusuyla (daha fazla görünür olmak, daha çok beğenilmek için) kendini sömürür. Bu sürekli kendini sergileme ve başarma baskısı, insanı tükenmişliğe ve yalnızlığa sürükler.
Popüler kültürün yarattığı yalnızlık, bireyin insanlardan fiziksel olarak uzak kalması değil; sürekli iletişim halindeyken bile kendine ve başkasına olan derin bağını yitirmesidir.

Byung-Chul Han’ın "Öteki’nin kaybı ve öz-sömürü" tespitleri, dijital çağda bilincimizi korumak için pratik ve felsefi savunma mekanizmaları geliştirmemizi zorunlu kılar. Algoritmaların sunduğu "konforlu ve onaylayıcı" dijital balonlardan çıkıp, çaba ve zaman gerektiren, çatışmaya ve farklılığa açık yüz yüze ilişkilere yatırım yapmalıyız.!!!!!

Bir deneyimi sadece kendimiz için yaşamak, nesneleşmeyi engeller.
Zihni sürekli uyarıcılara maruz bırakmak yerine, amaçsız yürüyüşler veya derin düşünme anları (tefekkür) ile "eylemsizlik" hakkını kullanmalıyız.

Dijital çağda özgürleşme, teknolojiyi tamamen reddetmek değil; onun sunduğu araçların nesnesi olmaktan çıkıp kendi dikkatimizi, zamanımızı ve ilişkilerimizi yeniden özne olarak yönetebilmektir....

Sevgiyle ????
Sibel Çeçen Yavaş

Bu yazı toplam 18 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür İstanbul | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.