• BIST 12200.95
  • Altın 6121.517
  • Dolar 43.0386
  • Euro 50.336
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 8 °C

YENİ TIBBIN YENİ KABUSU:''SESSİZ PANDEMİ'' CANDİDA AURİUS ALARMI!

YENİ TIBBIN YENİ KABUSU:''SESSİZ PANDEMİ''  CANDİDA AURİUS ALARMI!
​Dünya genelinde 60’tan fazla ülkeye yayılan ve ilaçlara karşı gösterdiği dirençle bilinen ölümcül mantar türü Candida auris, küresel sağlık otoritelerini teyakkuza geçirdi.

Uzmanlar, hastane ortamında hızla yayılan bu patojenin "sessiz bir pandemiye" dönüştüğü konusunda uyarıyor.
​Geleneksel antibiyotik ve antifungal ilaçların etkisiz kaldığı süper mikroplar listesine, tıp tarihinin en zorlu rakiplerinden biri eklendi: Candida auris. Hackensack Meridian Keşif ve İnovasyon Merkezi tarafından yapılan son araştırmalar, bu mantar türünün "acil antimikrobiyal tehdit" kategorisine alındığını duyurdu. Bu hamleyle birlikte C. auris, tıp literatüründe bu risk seviyesine ulaşan ilk mantar patojeni olarak kayıtlara geçti.
​İlaçlar Karşısında Zırh Kuşanıyor
​Bu patojeni diğerlerinden ayıran en korkutucu özelliği, mevcut antifungal tedavi yöntemlerinin birçoğuna karşı tam direnç geliştirmiş olması. Bağışıklık sistemi zayıflamış bireylerde hızla kana karışan mantar, tedavi seçeneklerinin tükenmesi nedeniyle ölümcül bir seyir izliyor.
​Küresel Yayılım: Türkiye Dahil 60 Ülke Risk Altında
​ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), yalnızca Amerika Birleşik Devletleri sınırları içerisinde vaka sayısının 7 bine dayandığını bildirdi. Ancak tehdit sadece ABD ile sınırlı değil; aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 60’tan fazla ülkede enfeksiyon vakaları tespit edildi. Yayılımın sessizce ve hızla devam etmesi, tıp dünyasında "sessiz küresel salgın" teriminin kullanılmasına neden oldu.
​Hastaneler Enfeksiyonun Odak Noktası
​Candida auris'in en tehlikeli yönü, tıbbi ortamlarda hayatta kalma becerisi. Kateterler, solunum cihazları ve diğer tıbbi ekipmanlar üzerinden kolayca bulaşabilen mantar, bazı ülkelerde yoğun bakım servislerinin tamamen kapatılmasına yol açacak kadar agresifleşebiliyor. Özellikle yoğun bakımda yatan ve bağışıklığı baskılanmış hastalar için ölüm oranları endişe verici seviyelere ulaştı.
​"Grip" Deyip Geçmeyin: Belirtiler Yanıltıcı Olabilir
​Enfeksiyonun erken aşamada tespit edilmesini zorlaştıran en büyük engel, belirtilerin sıradan bir gribi andırması.
​Yüksek ateş ve titreme
​Şiddetli kas ağrıları
​Genel halsizlik hali
​Bu şikayetler nedeniyle yanlış teşhis konulan hastalar, enfeksiyonun farkında olmadan yayılmasına ve tedavinin gecikmesine neden oluyor.
​Çözüm Yolu: Erken Tanı ve Yeni Nesil Tedaviler
​Microbiology and Molecular Biology Reviews dergisinde yayımlanan bilimsel makaleler, mevcut durumun vahametini ortaya koyuyor. Uzmanlar, bu tehdidi durdurmak için üç temel adımın hayata geçirilmesi gerektiğini vurguluyor:
​Tanı Testlerinin Yaygınlaştırılması: Hastanelerde erken teşhis sistemlerinin kurulması.
​Yeni Nesil İlaçlar: Mevcut direnci kıracak antifungal ajanların geliştirilmesi.
​Aşı ve Bağışıklık Desteği: Yüksek risk grubundaki hastalar için koruyucu tedavilerin devreye alınması.
​Dünya Sağlık Örgütü ve yerel sağlık birimleri, hastane hijyeni ve enfeksiyon kontrol protokollerinin en üst düzeye çıkarılması için tüm sağlık kuruluşlarına çağrıda bulunuyor.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür İstanbul | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.