• BIST 1.122
  • Altın 466,887
  • Dolar 7,7578
  • Euro 9,0499
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 29 °C

DİLARA DALBUDAK;''GENÇLER BU DÖNEMİN BAŞ MİMARLARIDIR''

DİLARA DALBUDAK;''GENÇLER BU DÖNEMİN BAŞ MİMARLARIDIR''
Çiçeği burnunda genç girişimci Dilara Dalbudak gençlerle ilgili projelerini gazetemiz aracılığı ile paylaştı.

İki ağaç” için nasıl direniyorsak “iki oy” için de o kadar direniriz…

Özgür İstanbul Gazetesi: Röportaja başlamadan önce kendinizi tanıtır mısınız?

Dilara DALBUDAK: Aralık 1995’te Beyoğlu’nda doğdum. Henüz 6 aylıkken Pendik’e geldim, bu nedenle doğma büyüme Pendikliyim desem de yeridir bence. 9 Eylül Üniversitesi Bilgisayar Programcılığı mezunuyum, şu an ise Anadolu Üniversitesi İletişim Fakültesi Marka İletişim Bölümü öğrencisiyim. Özel sektörde web tasarımcısı olarak çalışmaktayım. 2014’ten beri Cumhuriyet Halk Partisi üyesiyim. Şu an Cumhuriyet Halk Partisi Pendik Gençlik Kolu sekreterliği görevini  yürütmekteyim.

ddd.jpg

Özgür İstanbul Gazetesi: 2019 yılı siyasi açıdan bakıldığında Türkiye’nin hiçbir zaman unutamayacağı bir yıl oldu. İstanbul ve Ankara tam 25 yıl sonra sosyal demokrat yönetime geçerken; Adana, Mersin ve Antalya’da bu iller arasına katıldı. Hatta neredeyse Balıkesir ile Bursa dahi el değiştiriyordu. 31 Mart seçimleri ile gelen bu köklü değişimleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Dilara DALBUDAK:  Sizin de dediğiniz gibi 2019 yılı, siyasi açıdan kendisinden uzun, hatta çok uzun vadede bahsettirecek bir yıl oldu. Buna birçok neden sayabiliriz. Örneğin birçok büyükşehrin el değiştirmiş olması, siyasete yeni aktörlerin katılmış olması, kaybeden birçok aktörün bir anda silinip gitmiş olması vs. Fakat bence en önemli cümle şu: Kurulduğu günden bu yana yerel, genel, referandum fark etmeksizin tüm seçimleri kazanan Adalet ve Kalkınma Partisi kaybetti. Kendilerini hep güçlü, yenilmez olarak gören ve göstermeye çalışanlar, 80 milyonun huzurunda kaybettiler. Oluşturulmaya çalışılan algı yıkıldı, en kalın kabuk kırıldı.

Özgür İstanbul Gazetesi: Peki AKP’ye kaybettiren ne oldu?

Dilara DALBUDAK:  AKP iktidarı çok uzun süredir Türkiye siyasetini bir kavga atmosferine mahkûm etmiş durumdaydı.  Ülkede ekonomik kriz hat safhaya ulaşmışken, işsizlik ve enflasyon artarken, döviz yükselirken, temel besin ihtiyaçları

dahi insanların belini bükmeye başlamışken AKP, bu tutumunu değiştirmedi ve uzlaşı ortamına yanaşmadı. Gelen krizi kabul edip çözüm bulması gerekirken etmedi, üstüne üstlük başta ana muhalefet partisi olmak üzere kendisine muhalif olan görüşleri suçladı. “Ekonomik terörist” dediler, “iç mihrak” dediler, “işbirlikçi” dediler vs. Her şeyi dediler, ama hiçbir şeyi çözmediler.  “Onlar konuşur AKP yapar” sloganıyla gelen AKP’ye şimdi dönüp bakıyoruz ki özellikle son yıllarda hiçbir şey yapmamış, sadece konuşmuş. Bu durumu halkın hoş görmesi beklenemezdi keza görmedi de. Çünkü vatandaş, yetkiyi verdiği insanlardan “konuşmasını değil, çalışmasını bekler.”

Özgür İstanbul Gazetesi: Seçimin iptali kararlarını nasıl yorumluyorsunuz?

Dilara DALBUDAK:  İstanbul, İstanbul’dan ibaret değildir. İstanbul hem siyasi hem ekonomik hem de sosyal açıdan ülkenin tamamına etki eder ve köklü değişiklikleri getirir. Cumhurbaşkanı Erdoğan bu konuda bizzat “İstanbul’u alan Türkiye’yi alır” demişti hatta. Böyle bir değişimin merkezinden bahsediyoruz. 31 Mart’ın devamında asıl sorun şurada çıktı. AKP, başta Ankara olmak üzere birçok büyükşehir belediyesini kaybedeceğini zaten biliyordu. Bu nedenle ne Adana’da ne Ankara’da ne de Antalya’da bu şekilde bir sorunla karşılaşmadık. Buna zaten hazırdılar. Ancak İstanbul onlar için büyük bir sürpriz oldu. Büyük bir şaşkınlık yarattı. Seçim gecesinden itibaren başta Erdoğan olmak üzere AKP kurmaylarının ve yöneticilerinin verdikleri tepkilere bakarsak bu şaşkınlığı ve tutarsızlığı görebiliriz. Seçim akşamı Erdoğan yaptığı balkon konuşmasında 16 büyükşehri kazandıklarını söyledi fakat Binali Yıldırım’ı tebrik etmedi. Ertesi gün AKP, kurumsal hesaplarından konuşma metnini yayınlarken sayıyı 15’e çekti. Devamında itirazlar yapıldı, hiçbir itiraz için geçerli ve tutarlı sebep sunulamadı kamuoyuna. Sürekli bir oyalama politikası izlendi.  Burada görüyoruz ki seçim iptali önceden planlı bir durum değildi. Telaşe kapılan iktidar bloğunun ve medyasının anlık gelişen tepkisiydi. Fakat eminim ki sonucunun böyle olacağını bilselerdi değil 15 bin, 100 oyluk farka bile razı olurlardı.

Özgür İstanbul Gazetesi: Çünkü 23 Haziran’da bu fark neredeyse 1 milyona yaklaştı. Bu artışı nasıl yorumluyorsunuz?

Dilara DALBUDAK: Seçimden sonra itiraz hakkı her parti için saklıdır. Başvurular yapılır, gerekirse oylar yeniden sayılır. Fakat oylar yeniden sayıldıktan sonra bir seçimi iptal ettirmek, hem de açıklamasını dahi yapamadan seçime götürmek, halkın iradesine saldırmaktır. Ha 100 oy farkla, ha 100.000 oy farkla. Halk seçmiş mi? Seçmiş. O zaman konu kapanmıştır. AKP bunu yapmadı. Halkın iradesine saldırdı, halkla inatlaştı. Doğal olarak bunun karşılığını da sandıkta gördü. 17 sene seçim kaybetmemiş iktidar partisi, 3 ay içerisinde iki büyük yenilgi aldı. Hem de “sevdamız” dediği, “orada düşersek Türkiye’de tökezleriz” dediği İstanbul’da. Bu durum birinci neden. Halkın AKP’den uzaklaşmasına ve tercihini değiştirmesine vesile olan neden.

İkincisiyse, az önce de söylediğim gibi, 31 Mart gecesi AKP kaybeden pozisyonuna geçti. “Zaten sonuç onların istediği gibi olur” diyen binlerce insan, aslında olayın o kadar basit olmadığını gördü ve elini bir kez daha taşın altına koydu. Kırılan kabuğu iyice açtı. Bu iki neden, aslında AKP’nin 23 Haziran sabahı oy kullanma işlemi başladığı sırada ilk mağlubiyetini yaşamasına neden oldu. İstanbul mağlubiyetinden de önce.

Özgür İstanbul Gazetesi: İlki nedir?

Dilara DALBUDAK: Psikolojik İktidar. Gençlik olarak seçim günü bütün Pendik’te okulları dolaştık. Aynı şekilde diğer ilçelerde de arkadaşlarımız bu görevlerini yerlerine getirdiler ve bir araya geldiğimizde hepimiz şu gözlemi sundu. AKP’nin, daha sandıklar oluşturulurken görevlilerinin yanında birden fazla müşahit ile okulları kontrol altına almaya çalışan AKP’nin eski kalabalığı yoktu. Vatandaşlar, iktidar partisinden görev almamışlardı. Oysa biz, her okulda en az 3 avukatımızla, her sandıkta müşahitlerimizle görevimizin başındaydık. Sayım esnasında evine gitmeyip okulda kalan vatandaşlarımız, bizlerden gönüllü olarak görev talep ettiler. Gün boyu bizimle birlikte emek verdiler. Çünkü güvendikleri parti bizdik. Psikolojik olarak iktidar biz olmuştuk. Bu durum bir günle sınırlı değil. Ben inanıyorum ki önümüzdeki uzun vadeli süreçte bu destek sürecek ve daha büyük değişimleri beraberinde getirecek.

Özgür İstanbul Gazetesi: Peki gençlerin bu dönemdeki etkisi nedir sizce?

Dilara DALBUDAK: Şöyle söyleyeyim. Gençler, bu dönemi etkileyen faktör değildir. Gençler, bu dönemin baş mimarlarından birisidir. 31 Mart’ı takip eden gecelerde nöbet tutan gençler, sokak sokak ev ev dolaşan gençler, sözünü söylemekten korkmayan gençler bu başarının ortaklarından birisidir.

Bakınız, Gezi Direnişi bu ülkede bir çağ açıp yeni bir çağ başlatmıştır. O güne kadar bizi “yeniyetme” gören, “cahil” gören, “teknolojinin kölesi olmuşsunuz” diyen herkes Gezi’de gördü ki gençlik cahil değildir ve karşısındaki kim olursa olsun köle olmayı kabul etmez. Orada aşıladığımız güvenle görev aldık biz bu seçimde. Dikkatinizi çekerim, bize görev verildi demiyorum. Biz bu görevleri kendimiz aldık. Çünkü hak ettik. Ve şunu gösterdik, “iki ağaç” için nasıl direniyorsak “iki oy” için de o kadar direniriz. Çünkü biz hakkımız olanı yedirmemek için direndik. Gençler hakkını yedirmeyeceğini bu seçimde bir kez daha göstermiştir.

Özgür İstanbul Gazetesi: Gençlere sizin bir çağrınız var mı?

Dilara DALBUDAK: Elbette. Arkadaşlar, bugüne kadar önümüzün tıkadığına dair birçok eleştiri aldık parti olarak. Fakat 31 Mart seçimleri bunu da yıkmıştır. Bugün baktığımızda genel başkan yardımcımız Onursal Adıgüzel, Beşiktaş Belediye Başkanımız Rıza Akpolat, Kartal Belediye Başkanımız Gökhan Yüksel ve diğer birçok yöneticimiz, belediye başkanımız gençtir. Partimizin kapıları da olanakları da gençlere sonuna kadar açıktır.

23 Haziran seçimleri kesinlikle bir son değildir, başlangıçtır. Yıllardır üzerimizde dolaşan kara bulutların sonunun başlangıcıdır. Bu süreci devam ettirecek olanlar da biz gençleriz.

  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür İstanbul | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.