• BIST 1.121
  • Altın 471,248
  • Dolar 7,7650
  • Euro 9,0520
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 20 °C

Ne Oluyor?

Emin Varol

emin_varol-e1474378180144-2Egemenliği halktan alıp saraya verecek olanlar, Anayasayı değiştirmek için ellerinden geleni yapmağa çalışıyorlar. Amaçlarına ulaşmak için, yasaları hiçe saymakta ve siyasi dolandırıcılık yapmakta hiçbir sakınca görmüyorlar. Anayasada değişiklikleri için yapılacak oylamaların gizli olması anayasa hükmü iken, bu hükmü hiçe saymakta da bir beis görmeyecek kadar sorumsuzlar. Seçimlerde Fadime teyze verdiği oyu belirleyecek bir davranışta bulunsa, hem oyu iptal edilir hem de hakkında yasal işlem başlatılır. Hukuk devletinde, yasalar herkes için geçerlidir. Fadime teyze için geçerli olan yasa, onun vekili için geçerli değilse, orada hukuk devleti yoktur. Bakanlık koltuğunda oturan zat, oyunu açık kullanırken kendini "Suç işliyorsunuz" diyerek, uyaran bir vekile. "Suç işliyorum. Sana mı soracağım, lan" diyecek kadar seviyesizleşebiliyor. Bu millet bu adamlara yasa yapma yetkisi verdi. Yasaları yapanlar, yaptıkları yasaları paspas gibi çiğnerse ve yasal hiçbir yaptırımla karşılaşmayacak olursa, hukuk ortadan kalkmış, adalet yıkılmış demektir. Halbuki "Adalet mülkün temelidir." Bu adamlar mülkün temelini tahrip ediyorlar. Açık oy kullanmalarının nedeni, FETÖ mensubu olmadıklarını kanıtlamak ve siyasi gelecekleri için bir zemin hazırlamak. Kişisel çıkarı için yasaları çiğneyecek karakterde olanlardan bu ülkeye ne hayır gelir? Kabahatin çoğu, onları oraya getirenlerdedir. Onun için Mustafa Kemal diyor ki; "Sırası gelmişken aziz milletime şunu tavsiye ederim ki, bağrında yetiştirerek başının üstüne çıkaracağı adamların kanındaki, vicdanındaki öz cevheri çok iyi tahlil etmek dikkatinden bir an geri kalmasın." Anayasa değişikliği gerçekleştirilecek olursa, saltanata geri dönüleceği çok açıktır. Bunun hiç lamı, cimi, yok. Kendi gelecekleri için, ülkenin geleceğini tehlikeye atanlara yazıklar olsun. Saltanat 1 Kasım 1922 de kaldırıldı. Şimdi 95 sene evveline dönmeye çalışılıyor. Saltanatın neden kaldırıldığını Mustafa Kemal şöyle açıklıyor; "Osmanlı hanedan ve saltanatının devam ettirilmesine çalışmak, elbette Türk Milleti'ne karşı en büyük kötülüğü işlemekti. Çünkü millet her türlü fedakarlığı göze alarak bağımsızlığını kazanmış olsa da, saltanat sürüp gittiği taktirde, bu istiklale kazanılmış gözü ile bakılamazdı." Saltanata geri dönmeyi savunanlar; "Referanduma gidilecek, kararı halk verecek, halkın kararına saygılı olmak gerekir" diyorlar. Halbuki, bugün esastan değiştirmeye çalıştırdıkları 82 Anayasasına halk yüzde 92 gibi, çok yüksek bir oyla, evet demişti. Halkın kararına saygı gösterelim diyenler, halkın bu kararına niçin saygı göstermiyorlar? Demek ki, halk her zaman saygı gösterilebilecek karar vermiyor. Saltanat geri gelir, demokrasi mezara gömülecek olursa, Türkiye'nin uygar dünya ile olan ilişkileri kopacak düzeye gelir. İnsan haklarının korunmadığı, demokrasinin rafa kalktığı, özgürlüklerin olmadığı ülkeler, uygar dünya tarafından kabul görmez. Avrupa Birliğine girmek artık kesin söz konusu olmayacaktır. Gelecek tamamen belirsizleşecek ve buna bağlı olarak ekonomik çöküş hızlanacaktır. Devletin bir şeriat devleti olmasını önlemek mümkün olmayacaktır. Bu duruma düşmemek için, bu toprakların çocuğu olduğunu kabul eden herkesin elinden geleni yapması, tanıdıklarını uyararak tehlikenin farkına varmalarını sağlaması, vatan borcudur.    

Bu yazı toplam 156 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür İstanbul | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.