Nurettin Yılmaz açıklamasında:Pendik Çamçeşme,Kavakpınar ve Esenyalı mahallelerini kapsayan metro ulaşım mağduriyetine ilişkin 2 yıldan bu güne dek sürdürülen hukuk mücadelesinin belli bir aşamaya geldiğini ifade ederek: “Ben bu mücadeleye tek başıma başladım; ancak bu mücadeleyi tek başıma sürdürmek istemiyorum. Çünkü ulaşım hakkı bireysel değil, toplumsal bir haktır''dedi.”

2015 yılında planlanan metro güzergâhının değiştirilmesine karşı idari yargıya başvuran Nurettin Yılmaz, hukuki mücadelesini yerel yönetimler, mahalle muhtarları ve siyasi parti temsilcileriyle yürüttüğü görüşmelerle toplumsal bir girişime dönüştürmeye çalışıyor.
Pendik Belediye Başkanı ve belediye meclisinde temsil edilen siyasi gruplarla görüşen Yılmaz, mahalle muhtarlarının imzalı ve mühürlü desteğini aldı. Ardından siyasi parti ilçe başkanlıklarını ziyaret ederek ortak ulaşım talebini iletti. İlçe başkanlarının desteklerini ifade ettiği görüşmelerde, birçok siyasi parti temsilcisi ortak talep metnini imzaladı.
Çamçeşme–Kavakpınar–Esenyalı Metro Platformu Sözcüsü Nurettin Yılmaz ile hukuki mücadelesini, İBB'nin güzergâh değişikliğine ilişkin savunmasını, yerel dayanışmayı ve bundan sonraki hedeflerini konuştuk.
Özgür İstanbul: Çamçeşme–Kavakpınar–Esenyalı metro mücadelesi nasıl başladı?
Nurettin Yılmaz:2015 yılında kamuoyuna duyurulan Kaynarca–Çamçeşme–Kavakpınar–Esenyalı metro güzergâhı, bölgemizde yaşayan vatandaşlarımız için önemli bir beklenti oluşturmuştu.
Metro, yalnızca bir ulaşım aracı değildir. İnsanların işlerine, okullarına, hastanelere, sosyal ve kültürel yaşama erişimini kolaylaştıran, kent yaşamının niteliğini doğrudan etkileyen önemli bir kamu hizmetidir.
Ancak aradan geçen yıllarda güzergâhta değişikliğe gidildi. İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin 14 Mayıs 2026 tarihli ve 563 sayılı kararıyla Kaynarca Merkez–Tuzla Raylı Sistem Hattı Ulaşım Etüt Raporu kabul edildi.
Bu gelişme üzerine, yıllardır metro bekleyen mahallelerimizin neden yeni güzergâhın dışında bırakıldığını sorgulamaya başladım.
Benim temel sorum şuydu:
2015 yılında metro ulaşımına kavuşacağı beklentisi oluşturulan mahallelerimiz, hangi bilimsel, teknik ve ekonomik gerekçelerle yeni güzergâhın dışında bırakıldı?
Bu soruya tatmin edici bir cevap aramak, mücadelemizin başlangıç noktası oldu.
Özgür İstanbul: Bu konuda doğrudan hukuki mücadele başlatmanızın nedeni neydi?
Nurettin Yılmaz: Ben hukuk devletinin temel ilkelerinden birinin, idarenin bütün işlem ve kararlarının yargı denetimine açık olması gerektiğine inanıyorum.
Kamu yatırımlarının planlanmasında bilimsel verilerin, kamu yararının, eşitliğin ve toplumsal ihtiyaçların esas alınması gerektiğini düşünüyorum.
Bu nedenle öncelikle idari başvurular yaptım. Güzergâh değişikliğinin gerekçelerini öğrenmek ve yeniden değerlendirilmesini sağlamak istedim.Ardından konuyu idari yargıya taşıdım.
Burada yalnızca kendi ulaşım ihtiyacımı değil, yaşadığım bölgedeki yüz binlerce insanı ilgilendiren ortak bir sorunu gündeme getirdiğime inanıyorum.
Bir yurttaşın, kamu yararını ilgilendiren bir konuda yargıya başvurması demokratik hukuk devletinin sağladığı en önemli güvencelerden biridir.Ben de bu hakkımı kullandım.
Özgür İstanbul: Açtığınız dava bugün hangi aşamada?
Nurettin Yılmaz:İdare mahkemesinde açtığım davada yürütmenin durdurulmasını talep ettim.
İlk derece mahkemesi bu talebimi reddetti.
Bu karar üzerine üst yargı merciine itiraz ettim. Üst mahkeme de yürütmenin durdurulması talebinin reddine ilişkin kararı hukuka uygun bularak itirazımı reddetti.
Ancak burada kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi açısından önemli bir ayrım yapmak istiyorum:
Yürütmenin durdurulması talebimin reddedilmesi, açtığım davanın esastan reddedildiği anlamına gelmiyor.
Davam esas yönünden devam ediyor.Mahkeme, davalı idarenin savunmasını istedi ve İBB savunmasını dosyaya sundu.Şimdi esas hakkında verilecek kararı bekliyoruz.Elbette mahkemenin ne zaman ve hangi yönde karar vereceğini önceden bilmemiz mümkün değil.Yargılama devam ederken, hukuki mücadelemizin yanında demokratik ve toplumsal girişimlerimizi de sürdürüyoruz.
Özgür İstanbul: İBB mahkemeye sunduğu savunmada güzergâh değişikliğini hangi gerekçelerle açıklıyor? Bu açıklamaları yeterli buluyor musunuz?
Nurettin Yılmaz:İBB, mahkemeye sunduğu savunmada güzergâh değişikliğine ilişkin teknik ve idari gerekçeler ileri sürdü.Bunlar arasında fizibilite, jeolojik koşullar, kamulaştırma, maliyet ve ulaşım planlamasına ilişkin değerlendirmeler bulunuyor.Elbette metro gibi büyük kamu yatırımlarında bu kriterlerin dikkate alınması gerektiğini biliyorum.Ancak benim itirazım tam da bu gerekçelerin bilimsel ve toplumsal açıdan yeterliliği konusundadır.İdarenin birtakım teknik gerekçeler ileri sürmesi ile bu gerekçelerin karşılaştırmalı ve denetlenebilir bilimsel verilerle ortaya konulması aynı şey değildir.
Ben,İBB'nin savunmasında ileri sürdüğü gerekçelerin Çamçeşme, Kavakpınar ve Esenyalı mahallelerinin ulaşım ihtiyacının neden karşılanmadığını yeterince açıklamadığı kanaatindeyim.
Örneğin bölgenin nüfus yoğunluğu, mevcut ulaşım koşulları, trafik yükü, gelecekteki gelişimi ve alternatif güzergâhların karşılaştırmalı değerlendirmesi üzerinde durulması gerektiğini düşünüyorum.
Biz idarenin bilimsel gerekçelerini yok saymıyoruz. Bu gerekçelerin somut verilerle ortaya konulmasını ve kamu yararı bakımından yeniden değerlendirilmesini istiyoruz.
Bu konuda nihai hukuki değerlendirmeyi elbette mahkeme yapacaktır.
Özgür İstanbul: Yüz binlerce insanı ilgilendiren bu konuda bireysel olarak yargıya başvurmak size ne hissettirdi?
Nurettin Yılmaz: Bu sorunun benim için özel bir anlamı var.Yaklaşık 350 bin kişinin yaşadığı ifade edilen geniş bir bölgenin ulaşım sorunundan söz ediyoruz. Bu nüfusun güncel resmi verilerle de ortaya konulması gerektiğini düşünüyorum.Ben bu konuda bireysel olarak yargıya başvurdum.Bildiğim kadarıyla aynı konuda açılmış başka bir dava benim dosyamla birleştirilmedi. Ancak bundan hareketle başka hiçbir başvuru yapılmadığını kesin olarak söylemek doğru olmaz.
Bazen böylesine geniş bir toplumsal soruna ilişkin hukuki sorumluluk üstlenmiş olmanın haklı gururunu yaşıyorum.
Ancak benim için asıl önemli olan, bu mücadeleyi kaç kişinin başlattığı değil, kaç kişinin ortak bir talep etrafında buluşabileceğidir.
Ben bu mücadeleye tek başıma başladım; ancak bu mücadeleyi tek başıma sürdürmek istemiyorum. Çünkü ulaşım hakkı bireysel değil, toplumsal bir haktır.
Bugün mahalle muhtarlarımızın, yerel yöneticilerimizin ve siyasi parti temsilcilerinin gösterdiği duyarlılık, bu anlayışın karşılık bulmaya başladığını gösteriyor.
Özgür İstanbul: Mücadele anlayışınızın Atatürk'ün Cumhuriyet ve bağımsızlık mücadelesinden beslendiğini ifade ediyorsunuz. Bunu biraz açar mısınız?
Nurettin Yılmaz:Ben Cumhuriyet'in kazandırdığı yurttaşlık bilinciyle yetişmiş bir insanım.Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün, hakkında idam kararı verilmesine rağmen bağımsızlık mücadelesinden vazgeçmeyen kararlılığı, benim yaşam anlayışımda çok önemli bir yere sahiptir.Elbette benim yürüttüğüm yerel bir ulaşım mücadelesini Ulusal Kurtuluş Mücadelesi ile aynı düzeyde değerlendirmek mümkün değildir.Ancak o tarihsel mücadeleden alınması gereken önemli dersler olduğuna inanıyorum.Bunlardan biri, haklı olduğuna inandığın bir konuda güçlüklerle karşılaşsan bile sorumluluk almaktan vazgeçmemektir.Bir diğeri ise kişisel çıkarların ötesinde toplumun ortak yararını gözetmektir.Cumhuriyet'in bizlere yalnızca haklar değil, aynı zamanda sorumluluklar da yüklediğini düşünüyorum.
Demokrasi, vatandaşın yalnızca seçim dönemlerinde oy kullanmasından ibaret değildir.
Yaşadığımız kentin geleceğiyle ilgili kararları sorgulamak, gerektiğinde yargıya başvurmak, kamu kurumlarından açıklama istemek ve toplumsal sorunların çözümü için çalışmak da demokratik yurttaşlığın gereğidir.
Benim mücadele anlayışım bu düşüncelerden besleniyor.
Özgür İstanbul: Hukuki mücadeleyi neden toplumsal bir platforma dönüştürme ihtiyacı duydunuz?
Nurettin Yılmaz: Çünkü bir ulaşım sorunu yalnızca mahkeme salonlarında çözülebilecek bir mesele değildir.Yargı, idari kararların hukuka uygunluğunu denetler. Ancak ulaşım planlaması aynı zamanda teknik, ekonomik ve toplumsal değerlendirmeleri gerektirir.Bölge halkının görüşlerinin, ihtiyaçlarının ve beklentilerinin de karar süreçlerine yansıması gerektiğine inanıyorum.Bu nedenle Çamçeşme–Kavakpınar–Esenyalı Metro Platformunu oluşturdum.
Amacımız, bölgenin ulaşım ihtiyacını gündemde tutmak, resmi belgeleri kamuoyuyla paylaşmak ve yerel yönetimlerin konuyu yeniden değerlendirmesini sağlamaktır.Platformumuz herhangi bir siyasi partinin kuruluşu veya uzantısı değildir.Farklı siyasi görüşlerden insanların ortak bir kent hakkı talebinde buluşabileceği bir yurttaş girişimidir.
Özgür İstanbul: Pendik Belediye Meclisindeki siyasi gruplarla yaptığınız görüşmeler nasıl geçti?
Nurettin Yılmaz: Pendik Belediye Meclisinde temsil edilen CHP, AK Parti ve MHP gruplarını ayrı ayrı ziyaret ettim.Her görüşmeye hazırlıklı gittim.Metro güzergâhının geçmişini, alınan kararları, hukuki süreci ve bölge halkının ulaşım ihtiyacını anlattım.Hazırladığım destek talep mektuplarını kendilerine sundum.Görüşmelerimizde çalışmalarımın değerli olduğunu ifade ettiler ve sözlü desteklerini belirttiler.Hatta konuyu belediye meclisi oturumlarında da gündeme getirdiklerini söylediler.Bu görüşmeler benim açımdan önemliydi.Çünkü farklı siyasi görüşlerin aynı yerel sorun karşısında ortak duyarlılık gösterebileceğini gördüm.Ancak sözlü desteklerin zaman içerisinde somut kurumsal girişimlere dönüşmesini de arzu ediyorum.
Özgür İstanbul: Pendik Belediye Başkanı ile de görüştünüz. Bu görüşmeden nasıl bir sonuç çıktı?
Nurettin Yılmaz: Pendik Belediye Başkanına özel olarak hazırladığım destek talep yazısını sundum.Güzergâh değişikliğinin mahallelerimiz açısından doğurduğu sorunları anlattım.Belediye Başkanı da konuya ilişkin olumlu yaklaşımını ve sözlü desteğini ifade etti.Bu yaklaşımı önemsiyorum.Pendik Belediyesi, metro yatırımlarının doğrudan uygulayıcısı olmasa da ilçenin ulaşım ihtiyaçlarının ilgili kurumlara iletilmesinde önemli bir yerel yönetim makamıdır.
Bu nedenle Pendik Belediyesinin, İBB ile yapılacak görüşmelerde mahallelerimizin ortak ulaşım talebini desteklemesini istiyoruz.Amacımız kurumları karşı karşıya getirmek değil, çözüm için iş birliği yapmalarını sağlamaktır.
Özgür İstanbul: Mahalle muhtarlarının ortak talep metnini imzalaması nasıl gerçekleşti?
Nurettin Yılmaz: Metro güzergâhından etkilenen ve çevresinde bulunan mahallelerin muhtarlarını ziyaret ettim.Kendilerine yalnızca bir destek mektubu götürmedim.
2015 yılındaki planlamayı, sonradan yapılan güzergâh değişikliğini, hukuki girişimlerimi ve bundan sonraki hedeflerimizi ayrıntılı biçimde anlattım.Muhtarlarımızın bu bilgilendirmelerden memnuniyet duyduklarını gördüm.Hazırladığımız ortak talep metnine imza ve mühürleriyle destek verdiler.Bu gelişmeyi çok önemsiyorum.Çünkü muhtarlarımız mahalle halkının sorunlarını yakından bilen, vatandaşlarla doğrudan temas halinde bulunan yerel temsilcilerdir.Onların ortak bir ulaşım talebine destek vermesi, çalışmamızın yalnızca bireysel bir girişim olmadığını ortaya koyuyor.
Mahallelerimizin ulaşım hakkı konusunda ortaklaşması, mücadelemizin önemli kazanımlarından biridir.
Özgür İstanbul: Son olarak siyasi parti ilçe başkanlıklarını da ziyaret ettiniz. Nasıl bir tabloyla karşılaştınız?
Nurettin Yılmaz: Mahalle muhtarlarımızın desteğinin ardından siyasi parti ilçe başkanlıklarını ziyaret ettim.Burada özellikle bir yöntem izledim.Her siyasi partiye aynı içerikte, aynı ulaşım sorununu anlatan ortak destek talep metnini sundum.Hiçbir siyasi partiden diğerine karşı tavır almasını istemedim.Görüştüğüm ilçe başkanlarının tamamı çalışmalarımızın önemine ilişkin olumlu değerlendirmelerde bulundu ve desteklerini ifade etti.Birçok siyasi parti ilçe başkanı ortak talep metnimizi imzalayarak desteğini yazılı hale getirdi.Bu gelişme benim için son derece anlamlıdır.
Çünkü farklı siyasi görüşlerden insanların ortak bir kamu hizmeti talebinde buluşabilmesi, demokratik yaşam açısından da önemlidir.
Bizim talebimiz bir siyasi partinin değil, Pendik halkının ortak ulaşım talebidir.
Bu anlayışı koruyarak çalışmalarımızı sürdüreceğiz.
Özgür İstanbul: Siyasi parti ilçe başkanlarının imzalarıyla muhtarların ve Pendik Kaymakamlığının desteğini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Nurettin Yılmaz: Bütün bu gelişmelerin birbirini tamamladığını ve ortak ulaşım talebimizin Pendik genelinde giderek daha güçlü bir toplumsal karşılık bulduğunu düşünüyorum.Mahalle muhtarlarımız, temsil ettikleri mahallelerde yaşayan yurttaşlarımızın ulaşım ihtiyaçlarını ve beklentilerini ortaya koyarak ortak talebimize imzaları ve mühürleriyle destek verdiler.
Siyasi parti ilçe başkanlarımız ise farklı siyasi görüşlere sahip olmalarına rağmen, konu Pendik halkının ortak yararı olduğunda bir araya gelinebileceğini gösterdiler. İlçe başkanlarının destek açıklamaları ve büyük çoğunluğunun ortak talebimizi imzalamaları, yürüttüğümüz çalışmanın siyasi görüşlerin üzerinde, toplumsal bir ihtiyaç temelinde karşılık bulduğunu göstermesi bakımından son derece değerlidir.Pendik Belediye Başkanı ve Belediye Meclisinde temsil edilen siyasi parti gruplarının sözlü destekleri de bu birlikteliği güçlendirmiştir.
Ayrıca ilçemizin mülki idare amiri olan Pendik Kaymakamımızı da makamında ziyaret ederek, bugüne kadar yürüttüğümüz çalışmalar ve metro talebimizin gerekçeleri hakkında kendilerini bilgilendirdim. Hazırladığımız dosyayı kendilerine sundum. Sayın Kaymakamımızın da görüşmemiz sırasında çalışmalarımıza yönelik desteğini ifade etmesini, yerel düzeyde oluşan bu ortak duyarlılığın önemli bir parçası olarak değerlendiriyorum.
Burada özellikle vurgulamak istediğim bir husus var: Metro talebimiz herhangi bir siyasi partinin, kurumun ya da kişinin değil, bu bölgede yaşayan yüz binlerce insanın ortak talebidir.
Bu nedenle sağlanan destekleri mücadelemizin tamamlandığı anlamında değil, hepimizin sorumluluğunu daha da artıran önemli bir aşama olarak görüyorum.
Bundan sonraki temel hedefimiz, Pendik'te oluşan bu geniş toplumsal ve kurumsal desteğin İstanbul Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere ilgili karar mercileri tarafından dikkate alınmasını ve metro güzergâhımızın teknik ve idari yönden yeniden değerlendirilmesini sağlamaktır.
Bizim amacımız yalnızca destek toplamak değil, bu ortak iradenin somut bir ulaşım kararına dönüşmesini sağlamaktır. Çünkü ulaşım hakkı toplumsal bir haktır.
Özgür İstanbul: Siyasi görüşünüzün bu çalışmalara yansıdığı yönünde eleştiriler olursa ne söylersiniz?
Nurettin Yılmaz: Her yurttaşın bir dünya görüşü ve siyasi düşüncesi olabilir.Ben de kendi düşüncelerine sahip bir yurttaşım.Ancak yaşadığımız mahallenin ulaşım sorununun çözümünü herhangi bir siyasi partinin başarısı veya başarısızlığı üzerinden değerlendirmiyorum.
Çamçeşme'de yaşayan bir vatandaşın metroya ihtiyacı varsa bu ihtiyaç, onun hangi siyasi partiye oy verdiğine göre değişmez.Kavakpınar'da okula giden öğrencinin, Esenyalı'da çalışan emekçinin, hastaneye ulaşmaya çalışan yaşlı vatandaşın ulaşım sorunu ortaktır.Bu nedenle bütün siyasi partilerle görüşüyorum.
Siyasi görüşlerimiz farklı olabilir; ancak yaşadığımız kentin ortak sorunlarında birlikte çözüm arayabiliriz.Platformumuzun temel anlayışı budur.
Özgür İstanbul: Sizce İBB'nin mevcut metro projeleri ile talep ettiğiniz güzergâh arasında bir çelişki var mı?
Nurettin Yılmaz: Biz İstanbul'a yapılan metro yatırımlarına karşı değiliz.Tam tersine, raylı sistem yatırımlarının artmasını ve toplu taşımanın güçlendirilmesini istiyoruz.Ancak mevcut yatırımların Çamçeşme, Kavakpınar ve Esenyalı mahallelerinin ulaşım ihtiyacını ne ölçüde karşıladığının değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.Bu nedenle 2015 yılında planlanan güzergâhın yeniden incelenmesini, mümkün değilse bölgenin raylı sisteme bağlanmasını sağlayacak alternatiflerin araştırılmasını talep ediyoruz.Bizim isteğimiz başka bir mahalleye yapılan yatırımın durdurulması değildir.
Biz, kendi mahallelerimizin de çağdaş, güvenli ve erişilebilir toplu taşıma hizmetinden yararlanmasını istiyoruz.
Özgür İstanbul: Bundan sonraki aşamada İBB'den somut olarak ne talep edeceksiniz?
Nurettin Yılmaz: İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi üyeleri ve İBB Başkanvekili ile görüşerek hazırladığımız belgeleri ve ortak destek metinlerini sunmayı hedefliyoruz.
Özellikle beş konuda değerlendirme yapılmasını istiyoruz:
- 2015 yılında planlanan güzergâhın değiştirilme gerekçelerinin karşılaştırmalı teknik verilerle açıklanması.
- Çamçeşme, Kavakpınar, Esenyalı ve çevresindeki mahallelerin nüfus, trafik ve toplu taşıma ihtiyaçlarının yeniden incelenmesi.
- Bölgeyi raylı ulaşım sistemine dahil edebilecek alternatif güzergâhların değerlendirilmesi.
- İBB'nin ilgili teknik birimleriyle mahalle temsilcilerinin katılabileceği bir değerlendirme toplantısı yapılması.
- Başvurularımıza ilişkin inceleme sonuçlarının ve izlenecek yolun yazılı olarak bildirilmesi.Burada yalnızca bir görüşme gerçekleştirmeyi yeterli görmüyoruz.
- Taleplerimizin somut olarak incelenmesini ve değerlendirme sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılmasını istiyoruz.
Özgür İstanbul: Sosyal medya platformunuzun amacı nedir?
Nurettin Yılmaz: Çamçeşme–Kavakpınar–Esenyalı Metro Platformu adıyla herkese açık bir sosyal medya sayfası oluşturduk.
Bu sayfada metro güzergâhının geçmişini, resmi belgeleri, yaptığımız başvuruları, yerel yöneticilerle görüşmelerimizi ve yeni gelişmeleri paylaşacağız.
"VAZGEÇMİYORUZ" başlıklı el ilanlarımızı da vatandaşlarımızla buluşturmaya başladık.Amacımız doğru, belgeli ve düzenli bilgilendirme yapmak.Vatandaşlarımızın ulaşım sorunlarını, önerilerini ve beklentilerini de gündeme taşımak istiyoruz.Çünkü kent hakkı yalnızca yöneticilerin değil, o kentte yaşayan herkesin sorumluluğudur.
Özgür İstanbul: Siz Çamçeşme'de yaşayan bir yurttaş olarak bu mücadeleden kişisel bir yarar mı bekliyorsunuz?
Nurettin Yılmaz: Ben Çamçeşme'de yaşayan, evim ve işyerim bulunan bir yurttaşım.Dolayısıyla bölgemizin ulaşım sorunlarını günlük yaşamımda yakından hissediyorum.Ancak bu mücadeleyi yalnızca kendi yaşamımı kolaylaştırmak için başlatmadım.Çocuklarımızın, gençlerimizin, çalışanlarımızın, emeklilerimizin ve gelecekte bu mahallelerde yaşayacak insanların daha iyi ulaşım olanaklarına kavuşmasını istiyorum.Kamu yararı dediğimiz şey de budur.Bir yurttaşın kendi yaşadığı bölgedeki sorundan hareketle toplumun ortak yararını savunmasında hiçbir çelişki görmüyorum.Tam tersine, demokratik katılımın en doğal biçimlerinden birinin bu olduğuna inanıyorum.
Özgür İstanbul: Bu mücadelede sizi en fazla mutlu eden gelişme ne oldu?
Nurettin Yılmaz: Başlangıçta hukuki süreci bireysel olarak yürütüyordum.Zaman içerisinde yerel yöneticilerimizle, siyasi parti temsilcileriyle ve mahalle muhtarlarımızla görüşmeye başladım.Farklı siyasi görüşlerden insanların aynı ulaşım ihtiyacı etrafında buluşabileceğini görmek benim için çok anlamlı oldu.Özellikle muhtarlarımızın ortak talep metnine imza ve mühürleriyle destek vermeleri, ardından siyasi parti ilçe başkanlarının da olumlu yaklaşarak birçoğunun imza vermesi beni memnun etti.Bu gelişmeler, vatandaşların ortak sorunlarının çözümünde diyalog ve dayanışmanın mümkün olduğunu gösteriyor.Benim için en önemli kazanım, kişisel olarak takdir edilmek değil, bölgemizin ulaşım ihtiyacının daha geniş kesimler tarafından sahiplenilmeye başlamasıdır.
Özgür İstanbul: Bu mücadele ne zamana kadar devam edecek?
Nurettin Yılmaz: Elbette kamu yatırımlarının planlanması, değerlendirilmesi ve uygulanması zaman gerektirebilir.Biz de teknik ve ekonomik gerçekleri göz ardı etmiyoruz.Ancak taleplerimizin bilimsel biçimde değerlendirilmesini, ilgili kurumların somut cevaplar vermesini ve mahallelerimizin ulaşım ihtiyacına yönelik bir çözüm ortaya konulmasını bekliyoruz.Hukuki süreç kendi mecrasında devam edecek.Biz de demokratik ve yasal haklarımız çerçevesinde kamuoyunu bilgilendirmeyi, kurumlarla görüşmeyi ve ortak talebimizi dile getirmeyi sürdüreceğiz.
Vazgeçmiyoruz derken kastettiğimiz, hukuktan, diyalogdan, bilimsel değerlendirmeden ve çözüm arayışından vazgeçmemektir.
Özgür İstanbul: Son olarak Pendik halkına ve İstanbul Büyükşehir Belediyesine ne söylemek istersiniz?
Nurettin Yılmaz: Öncelikle çalışmalarımıza olumlu yaklaşan Pendik Belediye Başkanına, belediye meclisindeki siyasi gruplara, ortak talep metnimizi imzalayan mahalle muhtarlarımıza, siyasi parti ilçe başkanlarına, Pendik kaymakamlığına ve duyarlı vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum.
İstanbul Büyükşehir Belediyesinden beklentimiz, mahallelerimizin ulaşım ihtiyacını bilimsel, teknik ve toplumsal ölçütlerle yeniden değerlendirmesidir.
Biz kimseyle çatışma aramıyoruz.
Biz çözüm arıyoruz.
Biz ayrıcalık istemiyoruz.
Biz ulaşım hakkımızın gözetilmesini istiyoruz.
Cumhuriyet'in yurttaşları olarak yaşadığımız kentin geleceğine ilişkin söz söylemeye, kamu yararını savunmaya ve demokratik haklarımızı kullanmaya devam edeceğiz.
Ben bu mücadeleye tek başıma başladım; ancak bu mücadeleyi tek başıma sürdürmek istemiyorum. Çünkü ulaşım hakkı bireysel değil, toplumsal bir haktır.
Bir yurttaşın başlattığı hak arama mücadelesinin, farklı siyasi görüşlerden insanların ortak talebine dönüşebilmesini önemsiyorum.
Bugün ulaştığımız aşama, bunun mümkün olabileceğini gösteriyor.
METRO BİR AYRICALIK DEĞİL, KENT HAKKIDIR!
ÇAMÇEŞME–KAVAKPINAR–ESENYALI METRO ULAŞIMINDAN VAZGEÇMİYOR!
Nurettin YILMAZ
Çamçeşme–Kavakpınar–Esenyalı Metro Platformu Sözcüsü





























Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.