• BIST 1.120
  • Altın 458,492
  • Dolar 7,6108
  • Euro 8,8768
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 24 °C

23 Haziran

Emin Varol

23 Haziran seçimlerini sadece İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi olarak değerlendirmek eksik olur. İstanbul'un demografik yapı olarak küçük bir Türkiye oluşu, adayların bütün Türkiye'den destek arayışı, Erdoğan'ın "İstanbul Türkiye'dir" deyişi bu seçimin, Tek Adam rejiminin, Cumhur İttifakı'nın, AKP iktidarının güven oylaması olarak değerlendirilmesine neden olmuştur. Binali Yıldırım seçimlere Erdoğan'ı temsilen girmiştir. Seçimi kazansaydı Erdoğan'ın adına belediye başkanı olacaktı. Bunu, 31 Mart seçimlerinden önce Yenikapı'da yapılan mitingde "Şimdi projeleri sayın Cumhurbaşkanı açıklayacak" diyerek kanıtlamıştır. Yani, tokmak Erdoğan'ın elinde, davul Yıldırımın sırtında olacaktı. Bu nedenlerden dolayı seçimi Yıldırım değil, aslında Erdoğan kaybetmiştir. Seçim meydanlarında, "Yıldırım'ı mı seçeceksiniz, yoksa Pontus'u mu?", "Yıldırım'ı mı seçeceksiniz, yoksa Sisi'yi mi?" derken; aslında şunu söylüyordu " Ben mi seçeceksiniz, Pontus'u mu?","Ben mi seçeceksiniz, yoksa Sisi'yi mi?" Erdoğan'a göre; millet Erdoğan'ı değil, Pontus ve Sisi'yi seçti. Şimdi milli iradeye saygı gereği Erdoğan'ın görevi bırakması gerekir. İnsan ağzını devreye almadan önce kafasını çalıştırmalıdır. Ağzını devreye almadan önce kafasını çalıştırmayanlardan, devleti devlet gibi yönetmelerini beklemek beyhudedir. Tek Adam rejimine geçmek için yapılan referandum süresinde, Tek Adam rejimi gelirse Türkiye'nin şaha kalkacağını, füze gibi ileriye gideceğini söylüyorlardı. Bırak şaha kalkmayı, füze gibi ileriye gitmeyi, durum eskisinden de beter oldu. Ülkede sorunlar katlandı. İşsizlik rekor kırarken enflasyon çift haneli rakamlara yükseldi. Ekonomi dar boğaza girdi, geçim sıkıntısı had safhaya ulaştı. Türkiye'nin dış ülkelerdeki saygınlığı dip yaptı. Suriye de, bir hafta içinde, Suriyeli kardeşlerimizle birlikte, Şam da Emevi Camiinde Cuma Namazı kılacaktık. Biz orada Cuma Namazı kılamadık amma Suriyeli göçmenler Sultan Ahmet Camiinde Cuma Namazı kıldı. Yanlış Suriye politikasının bedelini Mehmetçik kanıyla ödüyor. Avrupa Birliğinin, bir medeniyet projesi olduğunu Erdoğan söyledi. Avrupa Birliğine girdik aldatmacasını, güpegündüz Ankara da havai fişeklerle kutladık. Avrupa Birliğinin değerlerini hiçe saydığımız için şimdi o kapı da kapandı. Dünya siyasi arenasında, serseri mayın gibi, dolaşıp duruyoruz. Batı müttefiki olarak mı yola devam edeceğiz, yoksa yönümüzü doğuya mı çevireceğiz? Yoksa her ikisine de mavi boncuk mu vereceğiz? Hiçbiri belli değil. Milli Eğitimi kindar ve dindar bir nesil yetiştirecek şekilde dizayn ederek ülkenin geleceğini ipotek altına aldık. Özgürlükleri gündem dışına çıkararak hapishaneleri insanlarla doldurduk. Hukukun üstünlüğünü kaldırarak yerine üstünlerin hukukunu yerleştirdik. Yargıyı siyasetin bir aracı haline getirerek hukuk devletine son verdik. Ne taraftan bakarsan bak, Tek Adam rejiminin iflas ettiğini görürsün. 23 Haziran Seçimlerinde millet bu rejime olan tepkisini ortaya koymuştur. Yapılacak iş, milletin bu tepkisini doğru değerlendirip, bu rejimden bir an evvel ülkeyi kurtarmaktır.   27.Haziran.2019     Çınarlı Emin Varol     

Bu yazı toplam 388 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür İstanbul | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.