• BIST 14757.82
  • Altın 6251.74
  • Dolar 46.4608
  • Euro 53.1629
  • İstanbul 28 °C
  • Ankara 28 °C

Biz bu filmi daha önce de görmüştük -2-

Hergünlü/Mali Müşavir

 

 

Birinci yazıda, Ankara’da 7-8 Temmuz tarihleri arasında düzenlenecek olan NATO Zirvesi’ne, otuz iki ülkenin liderleri ile birlikte ABD Başkanı Donald Trump’ın da katılacağını; öteden beri ABD Başkanlarını olağanüstü törenlerle karşılama hastalığımızın olduğunu yazmıştık.

yazar-001.jpg

Şimdi filmi geriye sarıp 1954 yılına geri dönelim.

Türkiye’de Demokrat Parti iktidardadır. Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Başbakan ise Adnan Menderes’dir. Bayar, ABD Başkanı Dwight David Eisenhower’ın davetlisi olarak görkemli bir törenle ABD yolculuğuna çıkar. Bayar, ABD’yi resmî olarak ziyaret eden ilk Türk Cumhurbaşkanı olur.

ABD Başkanı tarafından kapılarda karşılanan, Yahudi cemaati tarafından gümüş madalya ile ödüllendirilen Bayar, ABD’ de otuz üç gün ağırlanır. Dünyada herhangi bir ülkenin cumhurbaşkanının, ülkesinden otuz üç gün uzak kalarak, yabancı bir ülkede konuk edildiği başka bir örnek var mıdır bilinmez; ama bizim cumhurbaşkanımız böyle bir ziyaret gerçekleştirmiştir.

Yediklerini, içtiklerini ve gezip gördüklerini bir kenara bırakalım da Bayar’ın, Washington’da düzenlediği basın toplantısında söylediklerine bakalım:

“Türk milletinin satın alma gücünün artması ve hayat standardının yükselmesiyle ülkemiz, mamul maddeler ve tüketim malları için büyük bir pazar durumuna gelecektir. Türkiye’ye harcanacak her dolar, verimli bir toprağa ekilmiş refah ve bereket filizleri verecek bir tohum gibidir.”

Kısaca Bayar, Türkiye’nin üreten değil tüketen bir pazar hâline gelmesi için ABD’den kredi musluklarını açmasını istemektedir. Sonuçta Menderes’in borçlanarak büyüme politikası doğrultusunda Türkiye, ithalat kapılarını yabancı mallara ardına kadar açacaktır. Elbette biz filizlenirken (!) ABD’de bizim sırtımızdan yeşerip, ağaç haline gelecektir. Bayar’ın ne kadar yanıldığı ise 1958’de ekonominin iflas etmesiyle ortaya çıkacaktır.    

Ekonomik teslimiyetin ardından aynı yıl ABD’nin Türk topraklarında üs kurmasına ve asker bulundurmasına da izin verilir. Böylece ABD, 1954’ten itibaren yerleştiği Türk topraklarından bir daha çıkmayacaktır.

Ekonomiyi burada bırakıp konumuza dönelim.

1959 yılının Aralık ayında ABD başkanı Dwight David Eisenhower, namı diğer Ike, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu on bir ülkeyi kapsayan bir geziye çıkar. Bir ABD başkanı ilk kez resmî ziyarette bulunacaktır.

Türkiye, ABD başkanının ziyaretine bugün olduğu gibi o yıllarda da büyük önem verir. Eisenhower’ın ziyareti yaklaştıkça hazırlıklar yoğunlaşır.

Ankara’da kalacağı Konutlar Köşkü’ne, olası elektrik kesintilerine karşı bir elektrik motoru yerleştirilir. Ankara Belediyesi, 100 bin liralık bütçeyle Sümerbank’tan Türk bayrakları satın alır. Eisenhower’ın 60 metrekarelik tuval üzerine büyük boy yağlı boya portresi yaptırılır. Belediye otobüsleri ücretsiz hizmet vererek halkın, özellikle de memurların ve öğrencilerin karşılama törenine katılması sağlanır. On iki askerî bando kortejin geçeceği güzergâha yerleştirilir, yurdun çeşitli bölgelerinden gelen halk oyunları ekipleri hazır bekletilir.

Ankara, İstanbul, Konya ve Erzurum, ABD Başkanı’nı fahri hemşeri ilan eder. Bütün bunlar yetmezmiş gibi, Esenboğa’dan Hariciye Köşkü’ne kadar uzanan güzergâhtaki direklere binlerce Türk ve Amerikan bayrağı birlikte asılır; bulvarın kavşak noktalarına dev zafer takları kurulur.

İngilizce ve Türkçe hazırlanan taklarda şu ifadeler yer alır:

Daima el eleyiz Ike… Sulha evet, tavize hayır… Türkler senin hakiki dostlarındır… Türk-Amerikan dostluğu milletlerimize mal olmuştur”

Basındaki manşetler ise ABD’yi ve başkanını âdeta göklere çıkarmaktadır:

“Amerika’ya Tam İtimadımız Vardır… Savaştan Nefret Eden General Eisenhower… Ike’nin Şeref Dolu Hayatı… Sulhsever Lider Eisenhower… Eisenhower Çalışkan Bir Başkan …”

Nihayet haftalardır beklenen gün gelir ve Eisenhower’un uçağı Esenboğa Havaalanı’na iner. Karşılamanın ardından kortej Ankara’ya doğru hareket eder.

Şehre girerken Atatürk’ün kemiklerini sızlatacak bir görüntü ortaya çıkar.  

Mustafa Kemal Atatürk’ün 1934 model, üstü açık Lincoln marka makam otomobili Anıtkabir’den çıkarılır. Eisenhower ve Bayar bu otomobile binerek halkı selamlarlar.

Menderes iktidarı, 20. yüzyılın en büyük bağımsızlık önderlerinden Mustafa Kemal Atatürk’ün millî bayramlarda ve devlet törenlerinde kullandığı makam otomobiline,  dünyanın en büyük sömürgeci gücünün başkanını bindirerek tarihe geçer.

Başkan Eisenhower, kendisini karşılayan yarım milyona yakın insanı selamlamak için otomobilde ayakta gitmektedir. Hariciye Köşkü’nde düzenlenen özel bir törenle kendisine Fahri Siyasî İlimler Doktoru unvanı diploması verilir. Ayrıca, Türkiye Eski Muharipler Cemiyeti’nin fahri üyelik beratı da takdim edilir. Eisenhower, Anıtkabir’i de ziyaret eder.

“İkinci evimde gibiyim!” diyen Eisenhower, hayatı boyunca unutamadığı bu karşılamadan anılarında da bahsedecektir. Bu görkemli karşılama dış basında da manşetlere taşınır.

“Türkiye’nin büyük karşılama töreni başkanı hayran bıraktı! … Dünyanın en muhteşem karşılama törenlerinden biri… Batı’nın en sert müttefikinin başkentinde Eisenhower muazzam şekilde karşılandı… Yarım milyon Türk, Eisenhower’ı alkışlarla karşıladı!”

Ziyaretin ardından 300 bin ton buğday, 25 bin ton mısır ve 50 bin ton pamuk ya da soya fasulyesi yağı satın alınmasına ilişkin bir anlaşma imzalanır.

ABD’ye bizim cumhurbaşkanımız da gitse de onların başkanı bize gelse sonuç değişmiyor.

Gerek ekonomik gerek askerî alanda kazançlı çıkan taraf her zaman ABD oluyor.

Trump, Türkiye ziyaretinin ardından çantasında hangi tavizlerle ülkesine dönecek, hep birlikte göreceğiz.

 

Bitti

 

Tülay Hergünlü

Çanakkale, 21 Haziran 2026

 

 

Bu yazı toplam 23 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür İstanbul | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.