• BIST 1.314
  • Altın 457,824
  • Dolar 7,8437
  • Euro 9,4069
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara 7 °C

Andımız

Emin Varol

Ulus devlet ortak değerlerle oluşur. Bu ortak değerlerin yok edilmesi ulus devletin temeline dinamit koymak demektir. Ulusal bağımsızlık savaşından sonra, ümmetçiliğe dayalı Osmanlının yerine ulusalcılığa dayalı bir ulus devlet kurulmuştur. Bu ulus devletin omurgasını Türklük oluşturmuştur. Ancak bu Türklük bir ırk mensubiyetine dayalı değildir. Bu, dil, din ve ırk farkı gözetmeksizin bu topraklar üzerinde yaşayanların aynı kaderi paylaşmayı kabul etmelerine dayalıdır. Bu bir üst kimliktir. "Ben bu topraklarda yaşayanlarla aynı kaderi paylaşıyorum, geleceği beraber inşa edeceğiz, beraber ağlayıp beraber güleceğiz" diyen herkes Türk'tür. "Ne mutlu Türk'üm diyene" bu anlayışın veciz bir ifadesidir. Ülkenin birleştirici ve bütünleştirici faktörü olan bu Türklük anlayışının devamlı taze kalması, etkisizleştirilmemesi gerekir. Okullarda okutulan "Andımız", bu amaca hizmet eden bir etkinlikti. Ancak, ulusalcılıktan nasibini almamış, çağdışı bir ümmetçilik anlayışında olan AKP iktidarı, bu uygulamaya son verdi. Fakat son günlerde Danıştay bu kararı iptal etti. AKP "Andımızın" okullara tekrar girmesini engellemek için çare arıyor. Efendim neymiş; Andımız, "Türk'üm doğruyum çalışkanım" diye başlıyor, Türk olmayan çocuklara bunu söyletmek, insan haklarına aykırı olurmuş. Bu anlayış; Türklüğün bir ırkı ifade ettiği anlayışıdır. Irkçılığa dayalı bir anlayıştır. Irkçılığın bugün dayandığı tarihsel ve bilimsel hiçbir dayanak yoktur. Türk'üm dendiğinde bir ırkı kast etmenin hiçbir anlamı yoktur. Bu topraklar üzerinde yaşayan seksen bir milyon insandan kaç tanesi Orta Asya'dan gelmiş, başka hiçbir ırkla karışmamış, kültürel ve sosyal yapısını korumuş, soydan gelmektedir? Belki de hiçbiri.Orta Asya'dan bu topraklar gelenler burada yaşayanları yok mu etmiştir? Yoksa,burada yaşayanlarla kaynaşmış, kız alıp vermiş, ortak bir kültür mü oluşturmuştur? Türklüğü ırkçılık olarak değerlendirenler, bir geçeği vurgulamaktan ziyade, ulusun bütünlüğünü, bilerek veya bilmeyerek, hedef almış hainlerdir. Her türlü milliyetçiliği ayaklarımız altına aldık diyen ümmetçiler, bu ülkeye hizmet değil ihanet etmişlerdir. Ulusal bütünlüğün çimentosu olan Türklük anlayışını etkisizleştirmek için ulusal bayramların kutlanmasını engellemiş ve "Andımızı" okullardan kaldırmışlardır. Bunun neticesinde sıfırlanmış durumda olan terör azmış, başa çıkılması zor bir hale gelmiştir. Türklük bir kabul meselesidir. Bu toprakları bize vatan yapanlar, "Türkiye Cumhuriyetini kuran halkın adı Türk milletidir" diyor. Bu, bu vatanda yaşayan ve bu toprakları vatan kabul eden herkesi bağlar. Bu anlamda, bu topraklarda yaşayan herkes Türk'tür. Türklerin okullarından Türklüğü vurgulayan "Andımızı" kaldırmak kadar absürtlük olur mu? Ancak, ümmetçilerden ulusalcılık beklemek boş işlerle uğraşmaktır. Ümmetçilik miadını doldurmuş, tarihin çöplüğüne atılmış bir harekettir. Bugünkü dünyada uygulanma şansı hiç yoktur. Ortadoğu'nun kan gölüne dönmüş olması bunun somut bir kanıtıdır. Aklımızı başımıza alıp, bugüne kadar ulusalcılıkta yapmış olduğumuz tahribatı gidermek ve ulusal anlayışı güçlendirmenin yollarını bulmalıyız.    

Bu yazı toplam 171 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür İstanbul | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.