• BIST 1.145
  • Altın 468,869
  • Dolar 7,6973
  • Euro 9,0223
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 10 °C

Güç...

Emin Varol

emin_varol-e1474378180144"Tek güç vardır, o da millettir." "Bir milletin başarısı, mutlaka bütün milli güçlerin bir istikamette oluşmasıyla mümkündür. Bu nedenle bilelim ki, elde ettiğimiz başarı, milletin güç birliği etmesinden, ortak hareket etmesinden ileri gelmiştir. Eğer aynı başarı ve zaferleri gelecekte de tekrarlamak istiyorsak, aynı esasa dayanalım ve aynı şekilde yürüyelim." Bu sözler Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e aittir. 3-4 Nisan 1920'de Ankara Ziraat Okulunda, bir söyleşi sırasında, Yunus Nadi beyin "Ankara'nın insana bir boşluk bir çöl hissi verdiğini" söylemesi üzerine; "Öyle görünür Nadi Bey, dedi, öyle görünür. Zaten bu büyük işin zevki de işte buradadır. Bu çölden bir hayat çıkarmak, bu parçalanmadan bir oluşum yaratmak lazımdır. Bununla birlikte sen ortadaki boşluğa bakma. Boş görünen o saha doludur, çöl sanılan bu âlemde saklı ve kuvvetli bir hayat vardır. O millettir, o Türk milletidir. Eksik olan şey, örgütlenmedir, işte şimdi onun üzerinde çalışıyoruz" der. Örgütlenerek, milleti Kurtuluş Savaşına odaklayan Atatürk, tarihte eşi görülmemiş, bir başarıya imza attı. Birinci Dünya Harbinden yenilgiyle çıkan, yoksul, yoksun, cahil, hastalıklı bir toplum, ekonomik gücü olmayan, orduları dağıtılmış, 15 milyon lira gelire karşı 500 milyon lira borcu olan bir devlet. Bu çölden bir hayat fışkırtmak. Bu bağımsızlık mücadelesini millete mal etmekle gerçekleşmiştir. Aşağıda anlatacağım yaşanmış bir olay, milletin bağımsızlık mücadelesini ne kadar sahiplendiğini gösterir. Olay şudur: Büyük Taarruzdan evvel Haymana ovasında, taarruz emrini,bekleyen birliklerde bulunan bir asker, arkadaşına, beklemenin kendisini, tahammül edilemeyecek derecede yıprattığını ve kaçmayı düşündüğünü, birlikte kaçmalarını teklif eder. Arkadaşı durumu bir mektupla babasına bildirmesini ve onun onayını almasını söyler. Belli bir süre sonra, babadan gelen mektupta sadece bir cümle vardır. "Oğlum koç kurban içindir." Kurtuluş destanını yazan ruh bu ruhtur. Kurtuluş savaşı, millet, gereği gibi, sahip çıktıktan sonra çözümlenmeyecek sorun olmadığının kanıtıdır. Mehmet Akif "Sahipsiz memleketin batması haktır/Sen sahip çıkarsan bu vatan batmayacaktır" diyor. Millet sorunları sahiplenmediği sürece onların çözümü de ya çok zor olur veya çözümsüz kalır. Toplumun gücünü sorunların çözümüne yönlendirmek siyasilerin görevidir. Çünkü siyaset sorunları çözümlemek sanatıdır. Ne yazık ki, siyasetçilerimizin böyle bir tutumu yoktur. Onlar milleti "reyini bana ver, gerisine karışma" diyerek aldatırlar. Millet sorunları sahiplenmez. Onların siyasiler tarafından çözümlenmesini, haklı olarak, bekler. Netice hüsrandır. Toplumsal yaşamın düzenli devam edebilmesi için bireylerin sorumluluk taşıması gerekir. "Bana dokunmayan yılan bin yaşasın" kafasını taşıyanların millete bir yararı yoktur. Bu gün içinde bulunduğumuz sarmaldan kurtulabilmek için, kafalara, kurtuluş savaşındaki zihniyeti doldurmak gerekir. Fabrika ayarlarına dönmek zorundayız. "Oğlum koç kurban içindir."   15.Kasım.2017 Pendik Emin Varol  

Bu yazı toplam 257 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür İstanbul | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.