• BIST 1.326
  • Altın 457,711
  • Dolar 7,8205
  • Euro 9,4189
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 11 °C

Kampanya

Emin Varol

31 Mart Yerel Seçim kampanyasında yalan, iftira, hakaretler havada uçuşuyor. Başkan Erdoğan'ın seçim mitinglerinde söylediklerini, değil bir başkan, sıradan bir kasaba politikacısı bile söylemez. İki oy daha fazla alırım diye bir siyasinin yalan söylemesini kabul etmek mümkün değildir. Halkın dini duygularını sömürerek oy avcılığı yapmanın kabul edilebilecek bir tarafı yoktur. Dini siyasete alet etmek hem dini hem de siyaseti yozlaştırır. Onun içindir ki; laiklik hem dinin hem de siyasetin yozlaşmasını engellemek için önemli bir etkendir. 8 Mart Kadınlar Günü, kadınların İstiklal Caddesinde yapmış oldukları etkinlik sırasında, ezanı ıslıkla protesto ettikleri yalanının RTE miting alanlarında dile getirdi. Bununla da yetinmedi, bunun arkasında CHP'nin olduğunu söyledi. AKP camiası bu asparagas haberin üstüne atladı ve yandaş medya habere geniş yer ayırdı. Haberin yalan olduğu anlaşıldıktan sonra, yandaş medya yazarlarından bazıları özür dilemek erdemini gösterdi. Bütün bunlara rağmen RTE'nin tutumunda bir değişiklik olmadı. O, eski tutumunu aynen devam ettirdi. Çünkü, amacı halkın dini duygularını sömürerek yerel seçimlerde oy devşirmektir. RTE aynı tutumu, yalanla destek sağlama tutumunu, Gezi olayları sırasındada sergilemişti. O zaman Kabataş yalanı vardı, şimdi , ezan ıslıkla protesto edildi, yalanı var. Yalana dayalı siyaset yapmak, siyasi ahlak seviyesini bir göstergesidir. Bu yalanları gündemde tutarak; ülkenin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntıları kamufle etmek, yoluna gidiliyor. Ekonomik sıkıntıların konuşulmasının AKP'ye oy kaybettireceği aşikardır. Dini siyasete alet etmek, bir AKP klasiğidir. Camilerin içi ve dışı AKP'nin propaganda yeri haline getirildi. Bilmem hangi aday caminin içinde kahvaltı verir, her Cuma Namazı çıkışı cami avluları AKP'li siyasetçilerin basın toplantısı sahasıdır. Bu ülkede milletvekilliği, bakanlık, meclis başkanlığı yapmış olan İsmet Yılmaz, seçim propagandası yaparken " AKP vereceğiniz oylar, yarın ruz-i mahşerde berat belgeniz olur" diyor. Şimdi bunu dinleyenlerin arasından bu söze inanacak saf çıkar. Şöyle düşünür; her türlü haltı karıştırsam da AKP'ye oy verirsem, kurtulurum. İşte dini yozlaştırmak budur. Başka birisi çıkıyor "Allah AKP'ye vereceğiniz oylardan sizi sorumlu tutmayacaktır" diyor. Yani başka partilere oy verenler, Allah tarafından sorumlu tutulacaklardır, demek istiyor. Bu Allah'ın ilahi adaletiyle bağdaşan bir şey değildir. Diğer partilere oy verenlerin dinden soğumasına yol açan, bir ifade. Din ve dince kutsal sayılan şeylerin siyasetin dışında tutulması gerekir, sözü boş bir söz değildir. Dini siyasete alet edilmesi, siyaseti de yozlaştırır. Bu kutsal ve yüce değerlerin siyasi çıkara araç edilmesi gibi, ahlaksızlığı doğurur. Çıkar için her yol meşrudur, anlayışını yaygınlaştırır. Buda toplumun ahlaki çöküntüsüne yol açar. Bu bir topluma yapılabilecek en büyük kötülüktür. 31 Mart Yerel Seçimlerinde, dini siyasi çıkarları için araç haline getirenlere, iyi bir ders vermek gerekiyor.    

Bu yazı toplam 207 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür İstanbul | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.