• BIST 1.124
  • Altın 458,727
  • Dolar 7,6460
  • Euro 8,8844
  • İstanbul 29 °C
  • Ankara 27 °C

KORSAN

Emin Varol

 

 

20 Temmuz darbesiyle demokratik devlet olmaktan çıkıp otokrat devlet sınıfına geçtik. 16 Nisan 2017 tarihinde yapılan Anayasa Referandumu ile Tek Adam Rejimine onay verdik. Egemenliği milletten alıp saraya, tek adama verdik. Bu yeni rejimin alt yapısını hazırlama sürecini yaşıyoruz. Devletin kurumları, yasalarla belirlenen doğrultuda değil, sarayın istediği doğrultuda hareket ettiriliyor. Hakim ve savcılar vicdanlarını tamamen yitirmiş olmadığı için, yargıyı sarayın keyfine göre kullanmak her zaman mümkün olmuyor. Yargı yoluyla özgürlükleri tamamen yok etmek, basını sindirmek, ifade özgürlüğünü ortadan kaldırmak pek kolay olmadığı için, bu işlevleri yerine getirecek paralel korsan bir yargıya gerek var. Devletin kurumları bu işlevleri yerine getirmek için kullanılıyor. Yargı yoluyla hayata geçirilemeyen yaptırımlar devletin kurumları ile uygulamaya konuyor. Bu kurumlar arasından Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) başı çekiyor. Bu kurum iktidar yanlısı olmayan televizyonlara ceza yağdırarak bunları sindirmek peşinde. Yasaların kuruma vermiş olduğu yetkiyi, iktidarın siyasi rant sağlaması için kullanıyor. Görevi kötüye kullanma suçu işliyor.

Halk Televizyonunda CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'nun "Şöyle bir gerçeklik var ki önümüzdeki seçimde, bir erken seçimle veya başka bir şekilde bu ülkenin, gerçekten halkın artık gözü açıldı... Şöyle söyleyeyim bir iktidar değişikliğine hatta ben size daha ileri bir şey söyleyeyim iktidar değişikliği değil bir sistem değişikliğine gidişatı görüyorum ve böyle olacağını da düşünüyorum. İşimiz kolay değil ama ancak böylesi bir yönetim anlayışı, iktidar değişimi ve yeniden bir sistem değişikliği ile bu yaralarımızı, bu hasarlarımızı tedavi edebileceğimizi görüyorum" sözlerini değerlendiren RTÜK Halk TV'yi 5 sefer program durdurma yasağı ve en üst düzeyden para cezası ile cezalandırdı.

RTÜK, Kaftancıoğlu'nun sözlerini, milli iradeyi yok sayarak demokrasi dışı yöntemlerle halkın seçtiği hükümeti ve yine halkın oylarıyla hayata geçirilen yeni yönetim sistemini hedef alan ifadeler olarak değerlendirdi. Ulusal yayın yapan bir televizyonda, darbeyi ima eden ifadelerin kamusal yayıncılık sorumluluğu ile bağdaşmadığı kanaatine varan Üst Kurul, sözlere karşı program moderatörünün herhangi bir müdahalede bulunmamasının doğru olmadığı değerlendirmesinde bulundu.

Bir siyasetçinin yapmış olduğu son derece normal bir konuşmayı, böylesine saptırarak değerlendiren bir devlet kurumunun görevini kötüye kullandığı aşikardır.

Halk TV iktidar yanlısı bir televizyon kanalı değildir. RTÜK bir devlet kurumudur. Devlet kurumunu kullanarak muhalif televizyonu sindirme çabası korsan bir yargıdır. Çünkü normal hukuk kuralları içinde bu televizyonu, bu konuşmadan dolayı cezalandırmak mümkün değildir.  Hukuk devletini ortadan kaldırarak siyasi rant elde temeğe çalışmanın bedeli ağır olur.

 

Bu yazı toplam 403 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür İstanbul | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.