• BIST 1.145
  • Altın 468,100
  • Dolar 7,6973
  • Euro 9,0223
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 12 °C

Zavallı

Emin Varol

Andımız, ulusal bilinci güçlendirmek için hazırlanmış bir belgedir. Kurtuluş savaşını takiben kurulan Türkiye Cumhuriyetinin geleceğinin güvence altına alınabilmesi için, milli birliğin ve bölünmez bütünlüğün sağlanması gerekiyordu. Bu da ancak ulus olma bilincinin kafalara yerleştirilmesiyle gerçekleştirilebilirdi. Bağımsızlıktan sonraki amaç; çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmaktı. Bu yolda başarılı olmak bir ulus olma bilincinden geçerdi. Bu topraklar üzerinde yaşayanlarla aynı kaderi paylaşmayı kabul eden ve geleceği beraber inşa etme iradesini gösteren herkese Türk dendi. Atatürk; "Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye halkına Türk milleti denir" diyerek, ulusal bilincin temelini attı. Türk olma onurunu da "Ne mutlu Türk'üm" vecizesiyle ifade etti. İnsanların aidiyet duygusunu geliştirmek için birçok çalışma yapıldı. Andımızda bu çalışmaların bir ürünüdür. Türk bir çatı kimliğidir. Bir ırkı ifade etmez. Bu kimliğin sahibi olmak için, bu topraklarda yaşayanlarla aynı kaderi paylaşmayı kabul etmek ve geleceği beraber inşa etme iradesini göstermek gerekir. Her Türk'ün Türlüğü güçlendirmek görevidir. Buna da Türkçülük denir. Bu anlamda her Türk Türkçüdür. Bunu kabul etmeyenlerin bu topraklarda yerleşme ve bu toprakları yurt edinme hakkı yoktur. Çünkü bu toprakları bize vatan yapanların vasiyeti budur. Hiç kimse bu vasiyeti çiğneme hakkına sahip değildir. Günün iktidarı bunu anlamaktan ve anlatmaktan acizdir. Onlar ulusalcılığın yerine ümmetçiliği ikame etmek hevesindedir. Ümmetçiliğin hiçbir birleştirici ve bütünleştirici etkisi olmadığını, gerek tarihteki ve gerekse günümüzde yaşadığımız olaylar kanıtlamıştır. Dinleri farklı yorumlarından kaynaklanan mezhepçiliğin neden olduğu çatışmalarda akan insan kanı okyanus doldurur. Hele günümüzde, ümmetçiliği, atılmış olduğu tarihin çöplüğünden çıkarıp, yeniden hayata geçirmeye çalışmak, boş iştir. Danıştay 8. Dairesi "Andımızın" okullarda okutulmasını yasaklayan kararı iptal etti. Milli Eğitim Bakanlığı, Danıştay'ın bu kararını temyize götürdü. Hukuki süreç daha tamamlanmadan yargıyı etkileyecek ve yargıya baskı olarak değerlendirilebilecek beyanatlar uçuşmaya başladı. Başkan, Danıştay'ın kararını sert sözlerle eleştirdi. "Bu metin bu ülkede ezanı Türkçe okumak isteyenlerin eseridir. Bu metin içerik itibariyle bu milletin kendisini, bu milletin kültür, medeniyet anlayışını ortaya koyan bir metin değil. Bizim andımız İstiklal Marşımızdır. Yok ama bunlar işte böyle çıkarmışlar, her şeyi birbirine karıştıran, saçma sapan bir şeyle gençliği yönlendirmenin gayreti içindeler. Kimse Türklüğünü inkar etmiyor ki ama Türkçülük yapmıyor. Ben Türk'üm ama Türkçü değilim. Eğer böyle yaparsak kendi değerlerimizle çatışırız. Dinimiz İslam'la çatışırız", böyle söylüyor Başkan. Bunlar gerçekle uzaktan yakından ilgisi olmayan, içi boş ifadeler. Ümmetçi zihniyetin zavallı hezeyanları. Türklük bilinci bu ulusun çimentosudur. Bu bilincin yerine ümmetçiliği ikame etmeye çalışmak, bu millete büyük kötülüktür. Ülkenin başında bulunan şahsın bunu kavramamış olması büyük bir talihsizliktir.  

Bu yazı toplam 161 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür İstanbul | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.