• BIST 11064.85
  • Altın 2556.417
  • Dolar 33.0765
  • Euro 36.0512
  • İstanbul 28 °C
  • Ankara 24 °C

Emek-Sermaye

Emin Varol

 

 

İnsanlık tarihinin büyük bir kısmını emek sermaye çekişmesi doldurmuştur. Özünde emek ve sermaye bir bütünün iki parçasıdır. Üretimin olmazsa olmaz iki parçasını emek ve sermaye oluşturur. Günümüzde sermaye olmazsa emek tek başına üretim için yeterli değildir. Aynı şekilde emek olmazsa sermayenin üretime katkı sağlama olanağı yoktur. Onun için emek ve sermaye birbirinin karşıtı değil tamamlayıcısıdır. Bu gerçeklere karşın bugün dünyada bir emek sermaye karşıtlığı yaşanmaktadır. Sermayeye karşı emeğin haklarını savunan sendikalarla işverenler bitmez tükenmez bir mücadelenin içindedirler. Bu mücadelenin ülke ekonomisine ve yaşam koşullarının iyileştirilmesine, hatırı sayılır, bir katkıda sağlamamaktadır. Bu emek ve sermaye karşıtlığını, emek ve sermaye uyumuna çevirmek için emek ve sermayeyi fertlerde toplamak gerekir. Emekçi aynı zamanda sermayedar olmalıdır. Fabrikada çalışan emekçi aynı zamanda fabrikanın hissedarı olmalıdır. Bu uygulama emeğin tam kapasiteyle üretime aktarılmasını sağlayacaktır. Çünkü, fabrikanın hissedarı olan emekçi, fabrika ne kadar kazanırsa kendi payına düşen kârında o kadar artacağını düşünecek hem kendi tam kapasiteyle çalışacak hem de diğer emekçilerin çalışmasını denetleyecektir. Bu üretimin artmasına ve maliyetin düşmesine zemin hazırlayacaktır. Kısacası; fabrika çalışanın olmalıdır. Emekçinin işletme yönetimine katılması çalışma koşullarını daha iyi bir düzeye çıkaracaktır. Yönetimle çalışanlar arasındaki “biz ve onlar” anlayışı son bulacak çalışma hayatına bir ahenk gelecektir.

Emekçi hissedarı olduğu kuruma, sadece mesai saatinde çalışıp ücret alınan bir yer olarak bakmayacak, kurumun gelişmesi için kendini de geliştirmesinin gerekli olduğuna inanacak ve bunun için gayret sarf edecektir. Fabrika çalışan hissedarları için sıradan bir işyeri değil bir değer olacaktır. Çalıştığı kuruma hissedar olmak çalışanda bir aidiyet duygusu oluşturacak, bir nevi kimlik kazandıracaktır. Bu işyeri değiştirmesini önleyecek ve ihtisaslaşmanın önünü açacaktır. Uzun yıllar aynı işyerinde çalışmak emekçiye uzmanlık kazandıracak ve deneyimlerini yeni işe başlayanlara aktararak işletmenin kısa sürede gelişmesine katkı sağlayacaktır. Gelişmiş işletmeler kendi elemanlarını yetiştirmek için eğitim tesisleri kurup kalifiye elemen çalıştırmak olanağına kavuşacaktır. Modern dünyada bir tesisin gücü yapmış olduğu sosyal yatırımlarla ölçülüyor. Büyük tesisler yapmış oldukları sosyal yatırımlarla adeta şehirleşmiş konumdalar. Fabrika eğitim tesislerini, sağlık tesislerini, kültür ve sanat tesislerini, eğlence tesislerin, velhasıl bir şehir için yapılması gerekenlerin tümünü yapmış ve bu yerleşim yerlerinde çalışanların neredeyse tümü bu fabrikada çalışıyor. Fabrikanın gelişip dünya markası olmasından çalışanlar onur duyacaktır. İşletmenin gelişmesinden çalışanlarının sorumlu olması ve bu sorumluluğun gereğini yapması işletmenin geleceğinin güvencesi olacaktır.

Bu yazı toplam 162 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür İstanbul | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.