• BIST 1.121
  • Altın 472,132
  • Dolar 7,7650
  • Euro 9,0520
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 20 °C

İnsan Bozulmaya görsün

ANALİZ/ ODABAŞ

Bir toplumda insan bozulmaya görsün tüm insana dair katledilişler arka arkaya gelir. İnsanın aç gözlülüğü ve sadece kendini düşünmesinden kaynaklı bozulma toplumun bütün katmanlarına sirayet etmiş durumdadır. Davranışsal bozulmayla başlayan çağımızın insanı  kendinden başkasını düşünmek gibi insani kavramlardan uzaklaştıkça ahlak yitimi egonun böbürlenerek kendini öteki sanmasına neden oldu. Maddi gücün verdiği şımarıklıkla kendini başka bir katmanda gören  insan,burnunun dibindeki cana merhamet gösteremez hale geldi. Dostluklar da kalıcılığını yitirdi,can dediklerimizi  cebimizdeki paranın nispeti kadar değere layık gördük. İstifçilik yaparak öbek, öbek mal biriktirip  dolar kuruyla her gün daha nasıl zenginleştiğimizin hesaplarını yaparken,bölüşmeyi, paylaşmayı ,hakça kazanıp hakkaniyetli davranmayı ve  insan biriktirmeyi çoktan unuttuk. Çıkarlarımızın peşinden koşturmaca yol alıp zenginliğimizle övünürken, gerçek ihtiyaç sahiplerine sırtımızı çevirdik. Onları aşağıladık ve toplumda yok saydık.Ne yaşamlarının ağır şartları, nede çöpten küflü  ekmek çıkartarak karınlarını doyurmaları hiç umurumuzda olmadı. Birilerinin acılarına gözlerimizi kaçırıp,kulaklarımızı kapatarak evlerimize doğru yol aldık ve hiç bir şey olmamış gibi hayatımıza devam ettik. Bir annenin yoksulluk nedeniyle bebeğine süt veremeyerek onun hayatını  kaybetmesinden hiç kendimizi sorumlu tutmadık. Onların yoksul bir hayatı yaşıyor olması bizim suçumuz değil  getirilen sistemdi ve  hayatın olağan akışıydı bu ''avcı olamazsan ya av olursun ya da ölürsün  diyerek taşlaşan yüreklerimize  bir nebze su serperek gülüp geçtik. Neden böylesine ahlaksızca, hayasızca bozulduğumuzu kendimize sormak yerine, bencilliğin, acımasızlığın bu çağda en geçerli bir kavram olduğunu, öteki türlü ayakta kalınamayacağı gerçeğine kendimizi inandırmayı başardık. Maddesel anlamda kendimizi zirvenin tepesinde  görürken, manevi iç dünyamıza dönüp ‘’neden böylesine huzursuz bir boşluk yaşıyoruz'u ’’ hiç sormayı akıl edemedik. Bankadaki hesap bakiyelerini her gün kontrol ederken, insanlığın bakiyesinin istifçilik ve yağmadan kaynaklı olmayıp gerçek  fakirliğin elindekini bölüşmemek olduğunu unutarak, insana dair olan  kavramların,vicdan, sevgi, hoşgörü ve yürekten gelen içten  bir gülümseme olduğunu hiç göremedik. Çocukların gülüşlerini rant uğruna beton yığınlarının altında bırakarak ölümlerinden hiç sorumluluk almadığımız gibi, vicdanımız çok rahat diyerek suçu başkalarına attık ve  hiç utanmadan onların soğuk bedenlerini ellerimizle toprağın altına gömdük. Vicdanlarımızı banknotların yığınları altında bırakırken, hırsızlıkla elde ettiğimiz toplayıcılığın, ganimetçiliğin bir gün apansız elimizden alınarak dımdızlak ortada  kalacağımızı da hiç düşünemedik. Ve bu kokuşmuşluğun  içerisinde hala kendi yaşamlarımızdan hiç  ders çıkarmayıp  dış dünyayı at gözlüğüyle seyredip  hayatın yaşanmaya değer olduğu yalanıyla kendimizi  avutmaya  çalışıyoruz...            

Bu yazı toplam 469 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür İstanbul | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.