• BIST 2.795,06
  • Altın 1028.791
  • Dolar 17.9396
  • Euro 18.2749
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 23 °C

Çıkış

Emin Varol

 

 

İçine düştüğümüz çıkmazdan kurtulmanın yolu ülkeye sahip çıkmaktan geçer. Ülkeye sahip çıkmak, olumsuzlukların tekrarlanmaması için sorumluluk bilinciyle donanmış olmaktır. Ülkede ki olumsuzlukların tekrarlanmaması için "Benim ne yapmam gerekir?" sorusunu kendimize sormamız ve gereğini yapmamız gerekir. Olayları televizyonlarda filim seyir eder gibi, gazetelerde roman okur gibi takip etmek, yurttaş olma sorumluluğuyla bağdaşmaz. Düzenin sağlıklı işlemesini sağlamak yurttaş olmak sorumluluğunun gereğidir. Şair "Sahipsiz memleketin batması haktır/ Sen sahip çıkarsan bu vatan batmayacaktır" dizisiyle yurttaş sorumluluğunu dile getiriyor. Sorunların çözümüne katkı sağlamak ülkeye sahip çıkmaktır. Bu katkı ancak katılımcı demokrasiyle gerçekleşir. Katılımcı demokrasi bozuk düzeni sağlıklı bir yapıya kavuşturur. Çünkü katılımcı demokrasi ortak aklın kullanılmasına olanak sağlar. Sorunların sağlıklı çözümü ortak aklı kullanmaktan geçer. Sendikalar, barolar, meslek odaları, sivil toplum kuruluşlar v.s. katılımcı demokrasinin organlarıdır. Bu organlar ortak aklın kullanılmasına zemin hazırlar. Millet bu organlar aracılığıyla ülke sorunlarının çözümüne katkı sağlar. İçine düştüğümüz sıkıntılı durumdan kurtulmak için demokratik bir yönetime geçmemiz olmazsa olmazdır. İdare edenlerle, idare edilenlerin sorunlara birlikte çözüm bulmaları ancak demokratik bir yönetimde olasıdır. Onun için "Cumhuriyeti demokrasiyle taçlandıracağız" ifadesi büyük bir anlam taşımaktadır. İçine düştüğümüz sıkıntıların kaynağı, uygulanan ucube tek adam rejimidir. Bu rejimde ortak aklı kullanmak söz konusu değildir.

24 Temmuz'da CHP'sinin Balıkesir'de yapmış olduğu Milletin Sesi mitinginde Kılıçdaroğlu'nun söyledikleri ümit vericidir. Özet olarak, ülkede demokrasi istiyorsanız bize katılın, ülkede adalet istiyorsanız bize katılın, çocukların yatağa aç girmesini istemiyorsanız bize katılın, yolsuzlukların, yoksulluğun ve yasakların kalkmasını istiyorsanız bize katılın, basın özgürlüğü istiyorsanız bize katılın dedi. Kısacası sorunların çözümünü istiyorsanız bize katılın dedi.

Sadece katılmak yeterli değil. Sorunları birlikte çözeceğiz dedi. İşte sorunların birlikte çözülmesini ifade etmek, devrim niteliğinde, yeni bir açılım anlamını taşır. Sorunları milletin katkısı olmadan çözüme kavuşturmanın mümkün olmadığını yaşayarak öğrenmiş olmamız gerekir. Bugüne kadar siyasiler miting meydanlarında "oyunu bana ver gerisine karışma" diyerek, sorunların çözümüne milletin katkı sağlama kapısını kapattı. Millette sorunlarla karşılaştığı zaman, parmağıyla siyasileri gösterip "seçtik çözsünler" diyordu. Halbuki gerçek bambaşkaydı. Siyasiler gökten zembille gelseler, millet sorunların çözümüne katkı sağlamadığı sürece, hiç bir şey yapamazlar. Kılıçdaroğlu'nun "Birlikte, beraber çözeceğiz" ifadesi bu çıkmazdan çıkışın göstergesidir. Artık millet eskisi gibi türbinde seyirci değil, sahada oyuncu olacak.    

 

Bu yazı toplam 41 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür İstanbul | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.