Gazi Mustafa Kemal Atatürk Nutuk’ta, Takriri Sükûn Kanunu’nun yürürlükte bulunuşunun nedenlerini açıkladığı bölümü şu sözlerle bitirir:
“Görülüyor ki biz her araçtan, yalnız ve ancak, bir görüşle yararlanırız. O görüş şudur: Türk milletini, uygarlık dünyasında, layık olduğu konuma yükseltmek ve Türk Cumhuriyetini sarsılmaz temelleri üzerinde, her gün daha çok güçlendirmek ve bunun için de istibdat düşüncesini öldürmek!”
“Türk gençliğine bıraktığım emanet” adlı son bölümde de Türk gençliğine hitap etmeden önce Atatürk şöyle der:
“Efendiler, bu nutkumla, ulusal varlığı sona ermiş sanılan büyük bir milletin; istiklalini nasıl kazandığını ve bilim ve tekniğin en son prensiplerine dayanan, millî ve çağdaş bir devleti nasıl kurduğunu ifadeye çalıştım. Bugün ulaştığımız netice, yüzyıllardan beri çekilen millî felaketlerin yarattığı uyanıklığın sonucu ve bu aziz vatanın her köşesini sulayan kanların bedelidir. Bu neticeyi, Türk gençliğine emanet ediyorum.”
Nutuk adlı dev eser, Cumhuriyet Halk Fırkası’nın İkinci Büyük Kurultayı’nda (15-20 Ekim 1927) yazarı tarafından yani Atatürk tarafından okundu. Neredeyse bir asır dolmak üzere…
Nutuk, kitap olarak kütüphanelerde sessizce yerini alırken Atatürk heykel ve rozetleri ülkeyi sardı.
Nutuk, 1938 sonrasında eğitim sistemimizin temeli olmadığı gibi, ders olarak da okutulmadı.
Nutuk; ülkenin, devletin, milletin bekası için birçok konuya dikkat çekse de bunlar göz ardı edildi.
Yüz yıl önce ulaşılan netice ile günümüzdeki neticeyi kıyaslarsak şunu sormalıyız:
Kim sorumlu?
Anayasa’da Cumhuriyetin niteliklerini belirten, “Türkiye Cumhuriyeti, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir.” ifadesinin örselenmesinden kim sorumlu?
Cumhurbaşkanı ve milletvekili yeminlerinin uygulanmamasından kim sorumlu?
Kurucu felsefenin ifadelerinden olan, “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir.” cümlesinin, siyasiler tarafından dillendirilmemesinden kim sorumlu?
Bütünleştiricilik adına; “her şeyi Türk olma noktasından göreceğiz” bilinci ile yürünmesi gerekirken, Türk-Kürt, Alevi-Sünni ya da Türk-Kürt-Arap ayrıştırıcı tekerlemelerinden kim sorumlu?
Toplumda Alevi-Sünni çekişmesinin yaşanmasından kim sorumlu?
Adalet ve hukuk konularının din terimleriyle açıklanmasından kim sorumlu?
Ülke siyasetinin, yönetenlerin inanç dünyalarına göre şekillenmesinden kim sorumlu?
Mezhep tartışmalarının siyasi partilerin delege seçimlerine damga vurmasından kim sorumlu?
Okulda İstiklal Marşı’nın Arapça okunmasından kim sorumlu?
Okullarda, sadece oruç tutanların gireceği cennetin Reyyan kapısı anlatımından kim sorumlu?
Cemaat, tarikat, Kur’an kursları gibi yapılarda istismar edilen çocuklardan kim sorumlu?
Dere yataklarında bulunan cansız çocuk bedenlerinden kim sorumlu?
Çocukların çocukları öldürmesinden kim sorumlu?
Çocukların çetelerin eline düşmesinden kim sorumlu?
Çocuk işçi ölümlerinden kim sorumlu?
Son beş yılda evlendirilen yaklaşık yetmiş bin çocuktan kim sorumlu?
Baraj göllerinin diplerindeki cansız kadın bedenlerinden kim sorumlu?
Patron utanmazlığından, pervasızlığından kim sorumlu?
Emeği ile değer yaratanların emeklerine çökülmesinden kim sorumlu?
Hükûmet edenlerin, işçiye ödeme yapmaları için patronlardan ricacı olmalarından kim sorumlu?
Köyünü, toprağını korumak isteyenlerin özgürlüklerinin ellerinden alınmasından kim sorumlu?
Her alanda yandaşa geç, muhalife dur sorumsuzluğundan kim sorumlu?
Askıda ekmekten sonra, askıda kıyafet ve ayakkabı döneminden kim sorumlu?
Açlık sınırının 35 bin, yoksulluk sınırının 113 bin TL’ye dayanmasından kim sorumlu?
Teröre kurban verilen insanlarımızdan kim sorumlu?
Terörist başına “kurucu önder” sıfatının sorumsuzca verilmesinden kim sorumlu?
FETÖ’nün Gazi Meclis’i bombalamasından kim sorumlu?
Devlet’in yerel düzeyde temsilcisi bir ağızdan çıkan “kes lan” çirkinliğinden kim sorumlu?
“Avrupa’nın Rus, Çin ya da Türk etkisi altına girmemesi gerektiği” ifadesinden kim sorumlu?
Türkiye için “bölünmüş ülke, kararsız, Batı medeniyetine ait değil, İslam dünyasında lider bir rol üstlenmeli” diyen zihniyetin değirmenine su taşımaktan kim sorumlu?
Türkiye’nin sessiz ve sahipsiz bir ülke görünümü vermesinden kim sorumlu?
“Bu aziz vatanın her köşesini sulayan kanların” hakkını ödeyememekten kim sorumlu?
Şöyle yazmıştı Atatürk Nutuk’ta:
“Efendiler, şimdi sırası gelmişken saygıdeğer ulusuma şunu öğütlerim ki bağrında yetiştirerek başının üstüne kadar çıkaracağı adamların kanındaki, vicdanındaki öz mayayı, çok iyi incelemekten hiçbir zaman vazgeçmesin.”
Dicle kenarında bir kurt bir koyunu kapsa Allah onu Ömer’den sorar dönemi artık kapanmalıdır.
Bir asır önce olduğu gibi, Türk milleti olarak tüm sorumluluğu üstlenmenin vakti gelmiştir.
Kim sorumlu’nun yanıtı bellidir: Sorumlu Biz’iz!
Biz, Türk milleti olarak, vatanımızdan, devletimizden ve insanımızdan sorumluyuz!
Canan Murtezaoğlu



























Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.