• BIST 110.115
  • Altın 273,113
  • Dolar 5,7673
  • Euro 6,4129
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 7 °C

BİLİM NEREYE EVRİLİYOR?

ANALİZ/ ODABAŞ

21 yüzyılın son çeyreğinde bilim kurgu olmaktan çıkıp insanın hayal dahi edemeyeceği yeni buluşları beraberinde getirmeye başladı.

Klon kuzu Doli’den sonra sayısını sadece bilim insanlarının bildiği klon bebekler kopyalanarak dünyaya geldi. Birer yetişkin olma yolunda hayatlarını sürdüren klon bebeklerin kimlikleri gizlilik nedeniyle şimdilik açıklanmıyor.

Bilimde o kadar ileri gidildi ki gelecek yüzyıllarda isteyen herkes fiziksel özellikleri yanı sıra özlem duydukları ruhsal özellikleri birebir taşıyan insan klonlaması yapılabilecek…

Bu günün koşullarında tam olarak kişisel özellikler yüklenemese de ileri ki yıllarda aynı gen ve kromozom haritasıyla birebir örtüşen kişisel verilenin başka bir beden üzerine aktarılacağı bilim insanlarınca kabul edilmeye başlandı.

İnsanın genetik şifrelerinin çözülmesini  haritalandıran bilim adamları gelecekte yaratacakları insan prototipinin nasıl olacağını henüz kestirememiş olsalar da, bilim sıra dışı araştırmalarla herkesi şaşırtmaya devam ediyor.

Bir katilin, bir caninin gen kodlamasıyla yaratılabilmesinin sonuçlarının nasıl olacağı bu günün koşullarında bilinmezken bilimin denetlenemeyen gücünün ileride nasıl korkunç sonuçlar yaratacağı halen bilinmezliğini koruyor.

Bir dâhinin genetik haritalandırma sonucu klonlanabilmesi ve aynı ruhsal kimlikle tekrar farklı bedende dünyaya gelmesi hem şaşırtıcı hem de şimdilik ürkütücü gelmektedir.

Klonlama yönetimi sonucu aynı fiziksel özellikler gösteren insanların günümüzde hayatlarını sürdürüyor olması bilimin sınır tanımazlık gücünü elinde bulundurduğunun da bir kanıtı olarak karşımızda durmaktadır.

Bilim insanları klonlama yöntemiyle istenilen fiziksel özelliğe sahip insan prototipi yaratmış olsalar da gelecekte istenilen kişilerin ruhsal özelliklerinin de yüklenebileceği konusunda ısrarlarını sürdürüyorlar.

Bir katilin aynı fiziksel özellikleri ile  klonalabilmesi mümkün iken,  ruhsal özelliklerinin bir başka bedene aktarılarak yeni katiller yaratmanın doğuracağı sonuçları bu günün bilim koşullarıyla açıklamak mümkün görünmezken, bilimin yeni çağın başlangıcına mı? yoksa insanlığın tümden yok edilişine mi? hizmet vereceği sorusu belirsizliğini koruyor...

Bu gün bu düşünce hayal ve tehlikeli görülüyor olsa da bilimin evrilip gelecekte insanları ve çağı nasıl şekillendireceği ise muammadır…

Bu yazı toplam 306 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür İstanbul | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.