• BIST 1.112
  • Altın 474,037
  • Dolar 7,5495
  • Euro 8,9548
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 24 °C

Ön Yargı Karmaşası

ANALİZ/ ODABAŞ

 

7İnsanoğlunun doğumuyla başlayan süreç onun gelişimi ve insan gibi yaşayabilmesi üzerine kuruludur. İyi insan olabilmek sadece sizin tekelinizde değildir. Buna ek olarak, aile ve çevre faktörleri de oldukça sert bir etki sebebidir. Bunun yanında, bireyde eğer hakkaniyet dürüstlük canın değerini bilebilme gibi insanca davranış biçimi kişi de ailesi tarafından sekteye uğratılmış ise, o birey, duygusuz , acıdan yoksun olma, öç alma, hemcinsini ve diğer canlıları yok etme yolunda ilerleme kat eder. Böyle bir ailede yetişen her birey ,gelecekte potansiyel suç işleyebilecek güce erişerek, hem fiziki,hem de psikolojik şiddete eğilimli insan görünümlü başka bir tür haline dönüşerek  yaşamını sürdürür. Sağlıksız  aile ortamında yetişen bir çocuğun kendinin kim olduğunu bilebilme,  karşılıksız sevgi üzerine kurulu dostluklarla beslenebilme gibi sağlıklı düşünce kavramlarıyla hiçbir zaman örtüşme gösteremediği bilinmektedir. Eğer ki, kişide kendi gelişimiyle  birlikte,sorgulama iyi insan olabilme üzerinde  bir bilinç oluşmamışsa, hayatının geri kalan kısmını da hemcinsine sözlü şiddet uygulama, egonun törpülenememesi neticesinde istem dışı psikolojik davranış bozukluğu gösterme eğilimi içinde bulunur. Kendisiyle kavgası iç huzura dönüşememiş kişilerin yakın arkadaşları başta olmak üzere hayatını öfkeli ve yargılama üzerinde geçirdikleri de bir gerçektir. Bundan dolayıdır ki ;Özellikle son dönemlerde insanın kendini geliştirmek yerine tek uğraştığı şey; kendi hemcinsini ya çok fazla yüceltip tanrılaştırmak yada,onu işe yaramayan bir kişi olarak yerin dibine göndermek olmuştur. Peki biz kimiz ki ;Bu kadar ağır bir yargıyla insanları konumlandırma gereği duymaktayız ?  Bu hakkı kendimizde nasıl bulabiliyoruz ? Biz kendi yaşamlarımızda hala kendimizle yüzleşme yoluna girmekten imtina ederken, nasıl oluyor da başkalarının hayatları hakkında bu kadar kör bir bilgiyle hareket etme eğilimi taşımaktayız ? 21 yüzyılın son çeyreğinde topluma kanaat modeli olmak yerine, biz toplum olarak herkesin yaşamı hakkında bir kanaat  oluşturarak, kafamıza göre insanları bir yerlere koyma ihtiyacı içinde olmaya neden gerek duymaktayız ? Kendi gelişimimizi arka plana atarak, ön yargının bütün ruhumuzu ele geçirmeye izin vermiş,yaşamımızın geri kalan kısmını da teğet geçmesine  gönüllü olmuşuz. Sorunun kaynağını dipten gelen iç yaşantımızda aramaktansa, başkalarını kolayca ve acımazsızca kah kelimelerle vurmaya, kah beden dili ve davranışlarımızla bir panter gibi saldırgan bir tutum takınarak bireyin özünü yerle yeksan etme yolunda ilerlemeye eğilim göstermekteyiz. Kendi yaşamının gerçeğini görmekten uzak olan bir insanın bir başka kişiyi acımazsızca yargılamasının altında kendine olan öz güven eksikliği ve gelişememişliği yatmaktadır. Kendi yaşamlarının mimarı olamayanlar bu hastalıklı düşünce yöntemi içinde yalpalayarak öç almaya çalışırlar. Gelişmiş insan bilgelik yolunda ilerlemeye çalışan, insan özünün gerçek değerini yürekten hisseden kişidir.  
Bu yazı toplam 144 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür İstanbul | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.