• BIST 1.124
  • Altın 458,727
  • Dolar 7,6460
  • Euro 8,8844
  • İstanbul 29 °C
  • Ankara 27 °C

Sosyal Medyanın Boşanma Üzerindeki Etkileri...

ANALİZ/ ODABAŞ

Son dönemlerde toplumda ciddi manada yozlaşmayla birlikte, ailelerin dağılmalarına tanık olmaktayız. Sosyal medyanın gücüyle kendi kimliğini bulduğunu var sayan, bir çok kadın ve erkek mutsuzluklarını masaya yatırıp soluğu boşanma mahkemelerinde almaktadırlar. Özellikle, erken yaşta evlilik yapan genç kadınların boşanmalarındaki artışlarına bakıldığında sosyal medyanın çok fazla etkisi olduğu görülmektedir. Bunun yanı sıra, devletin boşanan kadınlara eğitimden tutunda, gıda ve barınma desteği sunması da kadınların boşanmalarındaki artışlarına bir başka neden… Elbette ki; sosyal devlet yurttaşlarının hayatlarını daha iyi idame ettirmekten sorumludur. Yapılması da gerekir. Boşanmaların gerekçeleri kişiden, kişiye değişim gösterse de, genç kadınlarımızın mahkemelerde özgürlüğe kavuşma yolunu aramasının altında, batı kültürünün etkisinin çok yüksek olduğu da bir gerçektir. Avrupa’nın yozlaşan kültürünü kendi hayatına uyarlayan ve bunu özgürlük olarak kabul eden bir çok kadın, evliliğini kurtarma yoluna gitme gereği dahi görmeden, eski eşinden kısa sürede nasıl kurtulurumun peşine düşmüştür. Kendi kültürümüzün dinamikleri; sosyal ağlar neticesinde yerle bir olmuş, kadınların Avrupa standartlarında bir hayat yaşamalarını arzu etmelerine sebebiyet vermiştir. Burada gerekçeli ve haklı boşanmaları hariç tutmamız gerekmektedir. Şiddet gören genç kadınların boşanmalarına elbette ki söz söylemeyiz. Bu mağdur kadınların hayatları gerçekten içler acısı olmakla birlikte, boşanmaları halinde dahi eski eşlerinin kurbanı olabilmektedirler. İkinci gruba giren çoğu genç evli kadınlar, sevgisizliği bahane ederek sosyal ağların kendilerine sunduğu sınırsız yeni insan tanıma ve flörtleşme özgürlüklerini arkasına alarak, evlilik birliğini tümden ortadan kaldırmaya çalışmışlar ve kendileriyle birlikte çocuklarının da geleceklerini heba etmişlerdir. Beş çocuğu olan bir kadının boşanma gerekçesine baktığımızda, sevgisizliği öne sürdüğünü görmekteyiz. Şimdi sormak gerekiyor? Yüreğinizde zerre kadar sevgi taşımadığınızı iddia ettiğiniz bir eşten neden beş çocuk meydana getirdiniz? Nefretle yüzüne baktığınızı eşe dosta anlatmaktan geri durmadığınız eşlerinizden neden bu kadar çocuk yapma gereği duydunuz? Yada; Baştan beri sizi anlamayan ve sevmeyen bir eşin varlığını neden bu süreye kadar devam ettirdiniz? Şimdi burada erkekleri mi suçlayalım? Suçlu kim? günahsız dünyaya gelen o masum çocuklarınızmıdır? Sevgisizlik’ te başlı başına boşanma gerekçesidir. Eşlerin birbirlerine karşı sevgisizlik içinde evlilik hayatlarını devam ettirmeleri çoğu zaman işkenceyle eşdeğerdir. Evlilikleri yolunda gitmeyen bir çok çift, kadın yada erkek fark etmez,hep aynı hatayı yaparak yeni doğacak olan çocukların evliliklerindeki kara bulutları dağıtacağını düşünmüşlerdir. Kocasını başka kadınlara kaptırmamak için her yıl çocuk doğuran kadın ne yazık ki; çocuklarıyla birlikte kendi hayatını da mahvetmiştir. Veya tam tersi, güçlü ve akıllı kadının onu bir gün terk etmesinden korkan erkekte, aynı yolu izlemiş ve yine oda aynı akıbeti yaşamaktan kurtulamamıştır. Mutsuzluklarıyla baş edemeyen bir çok çift; bir süre sonra sosyal medya denen illetlere bulaşıp kendilerine yeni bir hayat arkadaşı arama yoluna düşmüşlerdir. Evinde beş çocuğu olan kadın veya erkek, eşiyle sorunları insanca konuşup tartışmak ve sevgilerini büyütmek yerine, en kolayını seçmiş ve yeni aşklara yelken açmayı özgürlük olarak adlandımışlardır. Eline boşanma kağıdı alıp sözde mutlu olabileceğine kendini inandıran bir çok kişi ne özgürlüklerine kavuşabilmiş, nede aradıkları sevgileri bulabilmişlerdir. Heba edilen hep çocukların hayatı olmuştur. Sevmediğiniz insandan çocuk yapmayın! Yürütemeyeceğinize inandığınız evlilikleri çocuklarınızla kurtarmaya çalışmayın. Ya en başından defolup gitmeyi seçin, yada kalıp yapabileceğinizin en iyisini yapın. Çocuklarınızı sizin günahlarınızın bedelini ödetmek zorunda bırakmayın.!  

Bu yazı toplam 205 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür İstanbul | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.